• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

AYM Önünde 'Parti Polisine Hayır' Eylemi

AYM Önünde 'Parti Polisine Hayır' Eylemi
Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde; 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra emniyet teşkilatında yaşananlara tepki için ‘parti polisine hayır’ eylemi yapıldı.

Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde; 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra emniyet teşkilatında yaşananlara tepki için ‘parti polisine hayır’ eylemi yapıldı. Mahkeme önünde toplanan kalabalık adına açıklama yapan İstihbarat eski Daire BaşkanYardımcı Gürsel Aktepe, binlerce polise keyfi soruşturma açıldığını, yüzlerce polisin hukuksuz şekilde ihraç edildiğini, 382 polisin yapılan algı operasyonları ile gözaltına alındığını ve 44 polis de halen tutuklu bulunduğunu söyledi.

Polis Hakları Savunucuları Derneği öncülüğünde Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde düzenlenen ‘parti devletine hayır’ eylemine 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası görevden alınan emniyet mensupları, ihraç edilen emniyet mensupları, emniyet mensubu eşleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Eyleme Demokratik Gelişim Partisi Genel Başkanı İdris Bal da destek verdi. Eylem için polis, AYM önünde geniş güvenlik önlemi aldı. TOMA ve gözaltı araçlarının bulunduğu AYM önünde çok sayıda Çevik Kuvvet polisi hazır bekletildi. Grup ‘parti polisine hayır’, 'hırsızdan korksak polis olmazdık’ şeklinde sloganlar attı. Eyleme gelen bir vatandaş, adı rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna karışan bakanlar için ‘yardım’ topladı. Açıklamaların ardında eyleme katılan bazı kişiler AYM Başkanı Haşim Kılıç ile görüşmek için AYM’ye girdi.

“2013 YILINDA 120 BİN KEZ, 2014 YILINDA İSE 210 BİN KEZ TAYİN YAPILMIŞTIR”

Polis Hakları Savunucuları Derneği adına ise basın açıklamasını istihbarat eski daire başkan yardımcı Gürsel Aktepe yaptı. 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasından sonra skandallarla dolu bir dönemin yaşandığına vurgu yapan Aktepe, “Hukukun üstünlüğünü esas alarak gerçekleştirilen yolsuzluk soruşturmaları sonrasındaki hukuk tanımazlık gayretleri ülkemiz ve polis teşkilatının üzerine kabus gibi çökmüştür. Binlerce keyfi soruşturma açılmış, yüzlerce polis hukuksuz şekilde ihraç edilmiştir. 382 polis yapılan algı operasyonları ile gözaltına alınmış, 44 polis de halen tutuklu bulunmaktadır. Bu keyifliliklerle yolsuzluk olayları örtbas edilmekte ayrıca demokrasinin gelişmesine katkı sağlayan milletin polisi imha edilip parti polisinin kurulması hedeflenmektedir. 2013 yılında 120 bin kez, 2014 yılında ise 210 bin kez tayin yapılmıştır. 2014 yılında yapılan atama ve yer değiştirme işlemleri 2013 yılına göre yüzde 75 oranında artmıştır. Bu usulsüz, zamansız, atama ve tayinler on binlerce polis ve ailesini mağdur etmiştir.” dedi.

Açıklamasında AYM’ye seslenen Aktepe şunları kaydetti: “Ülkemizde yaşayan her birey, hukukun evrensel ilkeleri ve ilgili yasa hükümlerine göre hukuk güvencesine sahip olmalıdır. Bu güvence dostluk ve düşmanlık duygularına kapalı olduğu gibi ırk, renk, siyasi düşünce ve bireysel inançların da dışımdadır. İnsan onurunun varlığı temel hak ve özgürlükleri de evrenselleştirmiştir. Bu değerleri yüceltmek, derinleştirmek, tehditler karşısında savunmak Anayasa Mahkemesi’nin görevidir.

“SİPARİŞ HÂKİMLER SİPARİŞ İŞLER YAPACAK”

Polislerle ilgili olarak Danıştay’da yeni bir dairenin ihdas edildiğini kaydeden Av. Murat Araç ise, “Bu dairenin görevi belli bir kamu görevlisi kesiminin tayin, terfi ve disiplin işlerine bakmasıdır. Bu şu anlama geliyor; sipariş hâkimler sipariş işler yapacak. Danıştay herhangi bir mahkeme değildir, Danıştay yüksek yargıdır. Bıçağın vurulup hükmün kesinleştiği yerdir. Eğer orada da sipariş hakimler sipariş işler yapacaksa Türkiye’de kimsenin hukuk güvenliği kalmamış demektir. İktidar muhalefet anlayışı içinde kim varsa onu yok etme düşüncesi içine girmiştir.” şeklinde konuştu.

Gördüğü istibdat uygulamalarından dolayı, kurumun içinde kalarak haksızlıklara maruz kalmamak için ağustos ayı itibarı ile emekli olduğu bilgisini veren Ordu eski emniyet müdürü Hakan Kırmacı ise, “Aklımca tatil yapacaktım, gezecektim ama 1990’lu yılların başındaki istibdat rejimini benzerini 2000’lı yılların başında çok daha yoğun, çok daha kontrolsüz bir şekilde yaşandığını gördüğüm için ben de bugün, internet ortamında haberdar olduğum bu basın açıklaması için, birçoğunu da burada tanıdığım arkadaşlarımın yanında geldim. Türkiye Cumhuriyet devletinin, Anayasa Mahkemesi’nde başka şuan hukuk içerisinde kapısı çalınacak durumların arz edileceği bir kurum kalmadığını üzülerek görüyoruz. 250 bin kişilik teşkilatın yaklaşık 200 bini 2013 yılında itibaren defalarca tayin edilmiştir, yer değiştirilmiştir. 50 bin tane polis arkadaş idari soruşturmalara konu edilmiştir. Bu idari soruşturmalar sözde adli soruşturmalar için karine teşkil etmiş, adli soruşturmalar açılmıştır. Şuanda sayıları 50’ye varan arkadaşımız tutukludur. Bu sayıların çok daha olmasını arzu edenler bunu da gerçekleştirmek planlarını okuyoruz. Bu sürecin elbette hukuk içinde kalarak halledilmesi için bu eylemlerimizi yerine getireceğiz.” dedi.

“AYM’YE NAZIR YAPILAN BİR BASIN AÇIKLAMASINA BU KADAR ABARTILI TEDBİR ALMAYA NE GEREK VARDI?”

Basın açıklaması için emniyetin abartılı tedbirini de eleştiren Kırmacı, “AYM’ye nazır yapılan bir basın açıklamasına bu kadar abartılı tedbir almaya ne gerek vardı? Biz Fuat Avni üzerinden haberdar olarak yaşamak istemiyoruz. Daha demokratik daha yaşanabilir bir ülkede yaşamak istiyoruz. Aydınları susan, siyasileri susan, iş adamları susan bir ülkede meslekten ihraç olan arkadaşlarla birlikteyiz.” ifadelerini kullandı.

“MAĞDUR OLMAYA, MAĞDUR YAŞAMAYA ALIŞKINLAR”

Eski Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Anadolu Atayün ise şunları kaydetti: “Bu ülkenin bu milletin bunları hiç hak etmediğine inanıyorum. İhraç edilen cadı avına tabı tutulan bir döneme baktığımızda amirinden memuruna hepsinin değil yüksek öğretim mezunu olmak, büyük çoğunluğunun yüksek lisansının ve doktorasının olduğu özellikle amir ve müdür kesimi arasında yüksek lisansı olmayanlara gülündüğü bir dönemden, üniversitesi, yüksek okulu kapatılan bir teşkilat dönemine çevrilmeye çalışıyoruz. Ortadoğu’nun çadır devleti olmak için layık görev varsa, bu insanlara layık. Fakat bizim insanımıza, milletimize geldiğimiz yüzyıl içerinde hiçbir şekilde hak etmiyor. Biz burada kendimizin ailelerimizin hakkını aramıyoruz. Biz ömrüne devlete, millete vakfetmiş insanlarız. Bu şeref bize yeter. Eşlerimiz 19-20 yaşından itibaren tek başına çocuklarını büyütmüş insanlar. Mağdur olmaya, mağdur yaşamaya alışkınlar. Bu milletin itibarını arıyoruz.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim