• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C

AYM, Yasal Süresi Geçtikten Sonra Verilen Bakanlık Savunmasını İşleme Koydu

AYM, Yasal Süresi Geçtikten Sonra Verilen Bakanlık Savunmasını İşleme Koydu
TIR savcılarının hak ihlali nedeniyle AYM’ye yaptığı başvuruya yasal sürede cevap vermeyen Adalet Bakanlığı’nın 64 gün sonra gönderdiği savunma işleme konuldu.

Haber: Arzu Yıldız / Haberdar

 

Adana’da mühimmat yüklü TIR’larla ilgili soruşturmayı yürüttükleri için 8 Mayıs’ta tutuklanan savcılar Özcan Şişman, Aziz Takçı, Ahmet Karaca ve Süleyman Bağrıyanık hak ihlali gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine başvurmuş, başvuru sonrası AYM Adalet Bakanlığından savunma istemişti.

 

Yasalara göre 30 gün içerisinde savunma yapmak ya da ek süre talep etmek zorunda olan Adalet Bakanlığı, 64 gün sonra savunma hazırlayıp AYM’ye gönderdi. Anayasa Mahkemesi ise tanınan sürenin dolmasına rağmen bakanlığın savunmasını kabul etti.

 

Tutuklama kararını veren Tarsus 2.ACM “doğal hakimlik ilkesine” aykırı değilmiş!

 

Yapılan savunmada TIR savcılarının iktidara yakın basında, iktidar mensuplarının katıldığı programlarda açıkça linç edilmesine rağmen masumiyet karinesinin ihlal edilmediği belirtildi. Bunun yanı sıra tutuklu hakimler Metin Özçelik ve Mustafa Başer’in başvurusunu inceleyen yüksek mahkemenin masumiyet karinesinin ihlaline ilişkin tespitinin bulunmadığı hatırlatıldı.

 

Ayrıca masumiyet karinesinin ihlal edilmesinin tutuklama ve mahkumiyetin önünde bir engel olmadığı savunuldu. Savcıları ve Alay Komutanı Özkan Çokay’ı tutuklayan Tarsus 2.Ağır Ceza Mahkemesinin “doğal hakimlik ilkesine” aykırı olarak kurulmadığı ve tarafsız olduğu iddia edildi.

 

Savcıların 2802 sayılı yasanın 88.maddesinde yer alan “suçüstü hali bulunmadan üzerleri aranamaz, sorgulanamaz ve tutuklanamaz” hükmünün ihlal edilerek tutuklandığında dair bakanlık savunmasında, haklarında inceleme ve soruşturma izni verilmeden tutuklanamaz, sorgulanamaz olarak yasanın yorumlanması gerektiği anlatıldı.

 

Bakanlık bu savunmanın ağır cezalık suçüstü hali bulunmadan suç işleyen hiçbir hakim savcının sorgulanamayacağı şeklinde algılandığını ifade etti, bu bakımdan başvurucu savcıların tutuklanma ve sorgulanmasında bir engel olmadığı belirtildi.

 

Somut delil yok iddiasına bakanlık savunması: Kaçma, delil karartma ve makul şüphe var

 

Başvurucu savcıların dosyada somut delil olmadığına ilişkin beyanlarına bakanlık, kaçma, delil karartma ve makul şüphe olduğunu anlatarak tutuklanmalarının doğru olduğunu savundu. 34 sayfalık savunmada savcılara “darbeye teşebbüs” suçlamasının yapıldığı söylenerek, tutuklamayı isteyen HSYK Müfettişi Arif Sami Kaya’nın raporundan alıntılar yapıldı. Ancak darbeye teşebbüs suçunu nasıl işledikleri anlatılmadı.

 

Savunmada, uzun tutuklulukla ilgili savcılara isnat edilen suçlamalar ve bu suçlamaların yasal süresinin gözönüne alınması gerektiği kaydedildi. Bakanlık savunmasının son kısmında başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verilmesi istenirken, tavsiye niteliğinde savunmayı bitirmesi dikkat çekti: “ Başvurunun kabul edilebilir nitelikte olduğuna karar verilecek olursa, belirtilen gerekçelerle başvurucuların adil yargılanma , özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edilmediğine karar vermesi değerlendirilmektedir.”

 

Diğer taraftan savunma için yasaların ön gördüğü 30 günlük sürede savunma yapmayan ve ek süre de talep etmeyen bakanlığın 64 gün sonra gönderdiği savunmanın Anayasa Mahkemesince kabul edilmesi dikkat çekti.

 

Savunma konusundaki yasalar ne diyor?
 

Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Esas hakkında inceleme” başlıklı 49. Maddesinde “Bireysel başvurunun kabul edilebilirliğine karar verilmesi halinde, başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir. Adalet Bakanlığı gerekli gördüğü hallerde görüşünü yazılı olarak mahkemeye bildirir” deniliyor.

 

Diğer yandan, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü 71.madde de benzer bir hüküm yer alıyor. 71.maddenin ikinci fıkrasında da “Adalet Bakanlığı başvuruya ilişkin görüşünü 30 günlük süre içerisinde bildirir. Talep halinde bölüm başkanınca bu süre 30 güne kadar uzatılabilir. Başvurunun Adalet Bakanlığına bildiriminden itibaren belirtilen sürelerde cevap verilmediği takdirde,  mahkeme dosyadaki bilgi ve belgelere göre kararını verir. Mahkeme, içtihadın oluştuğu alanlarda veya ivedilikle karar verilmesi gereken durumlarda bakanlık cevabını beklemeden başvurunun kabul edilebilirlik esası hakkında karar verebilir” ifadeleri yer alıyor. Aynı maddenin 3.fıkrasında şu hususun altı çiziliyor: “ Adalet Bakanlığının cevabı başvurucuya tebliğ edilir. Başvurucunun tebliğ tarihinden itibaren karşı beyanları, 15 gün içerisinde mahkemeye sunulması gerekir.”

 

Yukarıda yer alan yasalara göre, bakanlık TIR savcılarının Anayasa Mahkemesine hak ihlali gerekçesiyle yaptığı bireysel başvuruya 30 günde cevap vermediği gibi ek süre dahi talep etmemişti.

 

AYM adalet bakanlığından savunma istemiş, yasal süre içerisinde savunma gönderilmemişti.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim