• BIST 107.463
  • Altın 142,712
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,1411
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

AYM'nin Tutuklu Hakim ve Savcıların Başvurusunu Gündeme Almamasında İki Neden Var!

AYM'nin Tutuklu Hakim ve Savcıların Başvurusunu Gündeme Almamasında İki Neden Var!
"Anayasa Mahkemesi, tutuklu hakim ve savcıların 8 ay önce yaptığı başvuruları gündeme almadı." diyen Arzu Yıldız, başvurusunu gündeme almamasının arkasında iki neden olabileceğini belirtti.

Haberdar.com muhabiri Arzu Yıldız'ın işte o analizi:

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Kozmik Oda soruşturmasında arama kararı veren şu anda Yargıtay üyesi olan hakimler Kadir Kayan ve Halit Dönmez, yine paralel iddiası ile haklarında ihbar olan bazı Yargıtay üyeleri ile ilgili evrakları tefrik ederek, gerekli soruşturmayı yapmakla yetkili olan Yargıtay’a gönderdi. Yargıtay söz konusu yargı mensupları hakkında kovuşturma kararı verirse, Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından tamamlanacak ve soruşturma sonrasında Yargıtay üyelerini yargılamakla yetkili olan Anayasa Mahkemesine gönderecek. Anayasa Mahkemesi yani Yüce Divan’da yargılanması söz konusu olacak yargıçlarla aynı ithamla suçlanan yerel adliyelerde görev yapan yargı mensupları da dolayısıyla verilecek birleştirme kararıyla Yargıtay üyeleri ile birlikte yüce divan da yargılanacaklar.

Ancak, daha önce tutuklu polisler hakkında tahliye kararı verdikleri için tutuklanan hakimler Metin Özçelik ve Mustafa Başer ile Adana’da mühimmat yüklü TIR’lar ile ilgili soruşturmayı yürüttükleri için tutuklanan savcılar Süleyman Bağrıyanık, Aziz Takçı, Ahmet Karaca ve Özcan Şişman, hak ihlali gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine başvurmuştu. Başvuru gerekçesinde 2802 sayılı yasanın 88.maddesinin ihlal edildiği, savunmaları alınmadan açığa alınarak tutuklandıkları gibi nedenleri sunmuştu.

AYM, tutuklu hakim ve savcıların başvurusunu neden gündeme almıyor?

Anayasa Mahkemesi, tutuklu hakim ve savcıların 8 ay önce yaptığı başvuruları gündeme almadı. Anayasa Mahkemesi’nin tutuklu yargı mensuplarının başvurusunu gündeme almamasının arkasında iki neden olabilir. Birincisi gündeme almaları halinde savcı ve hakimlerin savunmaları alınmadan açığa alınması, akabinde tutuklanmaları, tutuklamaları Ağır Ceza Mahkemesinin yapması, yine hakim ve savcıların suçüstü hali dışında sorgulanamaz, aranamaz tutuklanamaz hükmünü içeren 2802 sayılı yasanın 88.maddesinin ihlal edilmesi gibi açık hak ihlallerinin olduğu, ilkokul 5.sınıf öğrencisinin bile bu yasalar ve açık hükümlerle hak ihlali olduğu konusunda tereddütte düşmeyeceği bir konuda Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararı vermesinin muhtemel olması. Ancak AYM’nin tutuklu hakimlerin ve savcıların başvurusunda hak ihlali kararı vermesi onlarla sınırlı kalmayarak, halihazırda savunması alınmadan açığa alınan, haklarında yurt dışı yasağı verilen diğer yargı mensuplarını da etkileyecek ve emsal niteliğinde olacak. Bu durumda HSYK’nın savunma almadan yargı mensuplarını açığa alma uygulaması ve hakim savcı tutuklayan Ağır Ceza mahkemeleri bu kıyımlara son vermek zorunda kalacak. Aslında hukuki düzen geri dönecek. Yine hakim ve savcı tutuklayan heyetler, açığa alınan HSYK üyeleri hukuki olarak zor durumda kalacak ve tutuklu yargı mensuplarının bunlar hakkında yapacağı muhtemel şikayetlerde de haklı nedenleri olacak. AYM, bu durumu göz önüne aldığı için bu topa girmek istemiyor olabilir. Diğer yandan, yargının en üst merci olan AYM’nin olası bir “ihlal yok” kararı aynı zamanda kendisinin güvenilirliğinin de sorgulanması ve sıfırlanmasına neden olacak. Bu durumda da Haşim Kılıç döneminde uluslararası yargı platformlarından birçok ödül alan AYM, bu dönemde tartışılır hale gelecek. Yine AYM’nin tutuklu hakim ve savcılar hakkında vereceği karar onlar için AİHM’ne müracaatın da önünü açmış ve AİHM sürecini hızlandırmış olacak.

Anayasa Mahkemesi, bu iki çıkmaz içerisinde yargı mensuplarının başvurusunu gündeme almayarak her iki durumdan da sıyrılmak istiyor olabilir. Zira tutuklu yargı mensuplarının başvurusunu acil gündem yapması gerekirken, bir türlü gündeme almaması onlardan aylar sonra başvuru yapanları gündeme alması bu nedenlerden kaynaklanabiliyor olabilir.

Çıkmaza dönüşmesi ihtimali

Fakat AYM’nin hesap etmediği bir durum da şu olabilir. HSYK tarafından Yargıtay üyeleri hakkındaki iddiaları gönderdiği Yargıtay’ın bu isimler hakkında harekete geçmesiyle Yüce Divan’da yapılacak olası yargılama ise işleri daha çok karıştıracak ve AYM için çıkmaza dönüşecek. AYM bir yandan paralel iddiası ile Yargıtay üyelerini yargılarken, diğer yandan aynı ithamlarla tutuklanan veya kendisine başvuruda bulunan yargı mensuplarının başvurusunu gündeme alması halinde önünde duran davaya konu eylemlerle ilgili ihlal kararı verse de vermese de zor durumda kalacak. Zira, AYM’ye başvuruda bulunan TIR savcıları ve iki hakimle birlikte aynı ithamlara aynı dosyalardan ( Selam Tevhid ve Adana’da paralel yapı iddiası ile) suçlanan Yargıtay üyelerini yargılarken, diğer yandan savcılar ve hakimlerin başvurularını ret ya da kabul etse de verdikleri karar da yapılan yargılama da şaibeli hale gelecek.

ARZU YILDIZ / HABERDAR

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim