• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 10 °C

“Bakan Ramazanoğlu'nun ‘Kadına Şiddet Yoktur, Algıda Seçicilik Vardır’ Söylemi Başlı Başına Bir Skandaldır”

“Bakan Ramazanoğlu'nun ‘Kadına Şiddet Yoktur, Algıda Seçicilik Vardır’ Söylemi Başlı Başına Bir Skandaldır”
Eskişehir Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Üyesi Av. Fatma Girgin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Av. Girgin mesajında; "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'nun ''kadına şiddet yoktur, algıda seçicilik vardır'' söylemi başlı başına bir skandaldır." dedi.

Eskişehir Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Adına açıklama yapan Av. Fatma Girgin’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili değerlendirmeleri şöyle:

8 Mart 1857’de Amerika'nın New York kentinde tekstil işçisi yüzlerce kadın düşük ücretleri, uzun çalışma saatlerini, insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmişler ancak şüpheli bir yangın sonucunda fabrikada yanarak can vermişlerdir. O yüzden her 8 Martta kadınlar, eşitlik, adalet, özgürlük, demokrasi, emek ve barış için seslerini ve isyanlarını birleştiriyor.

8 Martlar kadın haklarının güncel durumunu değerlendirmemize vesile oluyor. Ancak ne yazık ki umut verici bir tablo yok bu yılda karşımızda. Türkiye’de son on yılda kadına yönelik şiddet %1400 artış göstermiş, 2015 yılında 303 kadın, 2016 yılının ise ilk iki ayında 61 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. Bunların pek çoğu ise devlet koruması altındayken öldürülmüştür.

Günde ortalama 5 kadının öldürüldüğü, her 4 saatte bir kadının tecavüze uğradığı ülkemizde tecavüzcülere, kadın katillerine verilen iyi hal, haksız tahrik indirimlerini, şiddet mağduru oldukları için meşru müdafaa haklarını kullanan kadınların davalarında göremiyoruz. Kendisine şiddet uygulayan ve fuhuşa zorlayan kocasını öldüğü için hala tutuklu yargılanan Çilem Doğan, tecavüzcüsünü öldürdüğü için hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Nevin Yıldırım cinsiyetçi ve ayrımcı politikaların yargı önündeki en somut örnekleridir.

Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için kadın örgütlerinin yapmak istediği mitingler ve yürüyüşler birçok ilde uluslararası sözleşmeler ve anayasaya aykırı olarak yasaklandı. 1857 yılındaki karanlık baskıcı zihniyet 2016 yılında da kadının karşısına bu kez yasaklarla çıktı. Ancak meşru olmayan bu yasaklar kadınlar tarafından tanınmadı ve kadınlar sokağa çıktılar.

Yine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'nun ''kadına şiddet yoktur, algıda seçicilik vardır'' söylemi başlı başına bir skandaldır. Bu söylemle siyasi iktidarın sokakta, evde, işte, bütçede, yaşamın her alanında kadını yok sayan bakış açısı giderek derinleşmektedir. Hükümet, açıklanan 64. çalışma programı ile kadına yönelik şiddeti görmeyen, cezalandırmayan, tecavüzcü ve katilleri ödüllendiren hukukuyla, kadın emekçileri esnek ve güvencesiz işlere mahkûm eden istihdam politikalarıyla cinsiyetçi ve ayrımcı politikaları hayatımıza zorla yerleştirme gayreti içinde olduğunu ilan etmiştir.

Siyasi iktidar kadına yönelik şiddetin tırmanması, kadın katliamlarının çığırından çıkması ve yaygınlaşan çocuk yaşta evliliklere karşı yasal ve pratik düzenlemeler yapmak, var olan cinsiyetçi yasaları değiştirmek ve tahrik indirimi uygulamalarına son vermek yerine tüm bu şiddetin nedeni olan; ayrımcılık, şiddet ve emeğin görünmez kılındığı bir aile formunu yeniden üretmeye çalışmaktadır.

Çocuk, yaşlı ve engelli bakım sorumluğunu tek başına kadına yükleyen anlayıştan vazgeçilmeli tüm ebeveynlere nitelikli, ücretsiz, mahalle ve işyeri kreşleri imkânı sağlanmalıdır. Bunun için bütçeden kaynak ayrılmalıdır. Ancak AKP Hükümeti, 2016 bütçesi ile kadın istihdamını arttırmanın en önemli koşulu olan kreş konusunu nasıl çözeceğine dair hiçbir somut adımdan söz etmemektedir.

Kayseri’de öğretmeninin tecavüzüne uğradıktan sonra bunu okul idaresine bildiren ancak olayın üzeri kapatılınca intihar eden Cansel göz göre göre ölüme gönderilmiştir. Bu durumun tek sorumlusu tecavüzcü öğretmen, duyarsız okul idarecisi değildir. Cansel “kadına şiddet yok algıda seçicilik var” söyleminin sığlığı ve kadın düşmanı devlet politikasının kurbanıdır.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde; Eskişehir Barosu Kadın Hukuku Komisyonu üyeleri olarak ülkemizde yaşanan kadın hakları ihlallerine karşı, kız kardeşlerimizle birlik ve dayanışma içinde, ‘yasla değil isyanla’ mücadelemize devam edeceğimizi basına ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.

ESKİŞEHİR BAROSU KADIN HUKUKU KOMİSYONU

Adına Av. Fatma GİRGİN

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim