• BIST 89.940
  • Altın 145,207
  • Dolar 3,6228
  • Euro 3,9026
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 12 °C

Balyoz Savcısını HSYK'ya Şikayet Etti

Balyoz Savcısını HSYK'ya Şikayet Etti
Balyoz Davası’ndan tahliye olan emekli Orgeneral Çetin Doğan avukatı Hüseyin Ersöz aracılığıyla; Balyoz Davası Savcısı Hüseyin Kaplan'ı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na şikayette bulundu.

Ayrıca avukat Hüseyin Ersöz; Hüseyin Kaplan tarafından Emniyet Müdürü Yurt Atayün hakkında yürütülen ve kovuşturmaya yer olmadığına dair (KYOD) karar verilen soruşturmanın yeniden ele alınması için ise İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'ne başvuru dilekçesi verdi.

Dilekçede; “KYOD kararı sonrasında ‘yeni delil’ olan Yurt Atayün tarafından hazırlanmış 23 Şubat 2010 tarihli yazıya ulaşılmıştır. Bu yazı içeriğinde de şüpheli tarafından gerçek dışı bilgiler gerçekmiş gibi gösterilmiştir. Soruşturma konusu 29 Haziran 2010 tarihli yazıyla ilgili olarak verilen 31 Ekim 2011 tarihli KYOD Kararı sonrasında "yeni delil" olan Yurt Atayün tarafından hazırlanmış 23 Şubat 2010 tarihli yazıya ulaşılmıştır. Bu yazı içeriğinde de şüpheli tarafından gerçek dışı bilgiler gerçekmiş gibi gösterilmiştir. Şüpheli tarafından kaleme alınan 23 Şubat 2010 tarihli yazıda, müvekkile isnat edilen suçlamalara dayanak oluşturan CD'lerde kayıtlı dokümanların Aralık 2002 - Mart 2003 tarihleri arasında oluşturulduğu ifade edilmişse de Raporda bu şekilde bir değerlendirme yer almaması sebebiyle, söz konusu tespit gerçek dışıdır. Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kaplan tarafından verilen KYOD Kararına gerekçe oluşturan hususlara ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi'nin 18 Haziran 2014 tarihli Kararında, müvekkilin Adil Yargılanma Hakkı'nın ihlal edildiğine hükmedilmiştir. 5. KYOD Kararının altında imzası bulunan Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kaplan tarafından "adalet.org" web sayfasında Anayasa Mahkemesi'nin Kararını eleştiren ve "gerçek dışı değerlendirmelerle", ihlal kararı veren yargıçları yanlı olarak nitelendiren bir yazı yayınlanmıştır. Yazı içeriğinden Savcı Hüseyin Kaplan'ın davanın sanıklarına husumet beslediği anlaşılmaktadır. Bu durum Yurt Atayün hakkında yürütülen soruşturmanın objektif değerlendirme ölçütlerine uygun olarak yürütülmediği konusunda bir karinedir” denildi.

SAVCI KAPLAN NE DEMİŞTİ

Balyoz Davası Savcısı Hüseyin Kaplan, adalet.org sitesinde yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer vermişti:

“1- Ülkemizde güçlü olanlar suç işlediklerinde hesap vermeyeceklerini düşündüklerinden, haklarında delil bulmak zor olmamaktadır. Bu dosyada olduğu gibi kişiler pervasızca ihtilal planlarını bir seminerde görüşüp kayda almışlardır. Yakalandıklarında da adet olduğu üzere “yavuz hırsız” olarak kendilerini yakalayanları sorgulamakta, deliller uyduruldu diye bahaneler üretmektedirler.

2- Bu aşamadan sonra dava hukuki zeminden çıkıp siyasi bir hesaplaşma konusu haline gelmiştir. Yapılan yeniden yargılamada sanıklar hakkında ne karar verilirse verilsin yapılan darbeye teşebbüs “yaşanmamış sayılamayacaktır”.

3-Suça ait bir delilin değerlendirilmesi kişilere göre değişmektedir. Dönemin K.K.K.Komutanı Aytaç Yalman, Milliyet gazetesine vermiş olduğu mülakatta seminere ilişkin yapılan eylemin “disiplin suçu” olduğunu beyan etmiştir. Bir dönem askeri darbelerin “görev” olarak yapıldığını düşünürsek disiplin suçu olarak değerlendirmek bile darbeye teşebbüsün itirafı gibidir. Çünkü hukukçular onların disiplin suçu gördüğü eylemi diğer delillerle birleştirince farklı değerlendirebilir.

“DURUŞMADA VE CEZAEVİ ÇIKIŞI ATIP TUTANLAR ARTIK SERBESTSİNİZ, KAHRAMANLIKLARINIZI BEKLİYORUM”

4- Hukukçu olarak bu davanın her safhasında çok titiz bir çalışma yapıldığına şahit oldum. Dosya incelense “müzahir” listelerde üç bine yakın ismin olduğu görülecektir. Bu kişiler titizlikle incelenmiş, haklarında başka delil olmayanlara ek takipsizlik kararı verilmiştir. Dijital belgeler üzerinde, taraflar kabul etmese bile, defalarca bilirkişi raporu alınmış fakat yeniden yargılanma safhasında iddianame, duruşma tutanakları veya en azından Mahkemenin gerekçeli kararı gereğince okunmadan raportör ve Mahkeme kararı verilmiştir.

5- Şunun farkındayım ki, ben ne yazarsam belli bir kısım kişiler buna inanmayacaktır. Hatta tüm duruşma safhalarında ve verilen AYM kararı sonrasında olduğu gibi hakaretlere ve tehditlere maruz kalacağım. Televizyon programları ve internet vasıtasıyla bir çok tehdit ve hakaret içeren sözler işiteceğim. Ben ve arkadaşlarım adına işimizi doğru yaptığımdan emin olduğum için içim çok rahat. Tehditler mi, tehdit edenlerin bize yönelik çok bir şey yapamayacaklarını düşünmüyorum. Zira bir hafta önce İçişleri Bakanlığınca ben ve heyette bulunan Hakim Savcılar hakkında, İstanbul Valiliğinin vermiş olduğu korumalar kaldırıldı. Tehlike olsaydı kaldırılmazdı. Buna rağmen duruşmada ve cezaevi çıkışı atıp tutanlar artık serbestsiniz, kahramanlıklarınızı bekliyorum.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim