• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

"Bank Asya'ya Yapılan Saray Operasyonudur"

"Bank Asya'ya Yapılan Saray Operasyonudur"
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu Samanyolu Haber'de ''Haber Özel'' programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

İç Güvenlik Paketi, Bank Asya'ya yapılan operasyon, Gazetecilerin hukuksuz bir şekilde tutuklanması, RTÜK'ün Samayolu Medya Grubu'na toplam 5 milyon TL'ye yakın ceza kesmesi, Avrupa Birliği üyeliği gibi önemli konulara değinen Feyzioğlu hükümetin izlediği politikaları da sert bir şekilde eleştirdi.

Feyzioğlu'nun açıklamalarının satır başları şu şekilde:

İç Güvenlik Paketi Tayyip Erdoğan'ın bittiğinin paketi

İç Güvenlik Paketi rejim değişikliği ve diktatörlük paketidir. Bana göre Saray'ın güvenliğini sağlama paketidir. Çok açık. Şuan Saray kendini hiç olmadığı kadar güvensiz görüyor. Bu Tayyip Erdoğan'ın artık bittiğinin paketi. Bu çok net. Bu paket bir taraftan polise keyfi yetkileri tanırken diğer taraftan da Kaymakam ve Valiler'e sıkıyönetimlerle verilebilecek bir gözaltına aldırma yetkisi tanıyor. Diyorlar ki Avrupa'da da var. Avrupa'da böyle bir kanunu böyle bir yetkiyi versinler bakayım devlet Kaymakam'a Vali'ye de hala Avrupa Birliği'nde kalmaya devam etsinler. Ne büyük bir aldatmaca. Karşımızda artık duygusal iniş çıkışlarıyla Türkiye'yi felakete götürmeye başlamış bir tek adam var. Bu tek adam bir yerlere savrulurken etrafındakiler ondan uzaklaşmış durumdalar. Kötülük yapıyorlar aslında yanlış yapıyorsun demeyerek.

Türkiye'de bütün ezilenlerin vatandaşlığı Tayyip Erdoğan ve memurları tarafından reddedilenlerin artık birleşmesi lazım. Karşımızda Türkiye'yi dolu dizgi felakete sürükleyen inişli çıkışlı bir ruh hali var.  Bu son çıkartmak istedikleri kanun o ruh halinin bir ürünüdür. O yüzden  Tayyip Erdoğan dönemi bitmiştir. Bugün hala iktidarda olabilir,  bitmiştir. Seçimi kazanır mı? Kazanmaz mı? Bilmiyorum ama seçimi kazansalar bile yaptıkları baskılar sebebiyle yönetemeyecekleri bir Türkiye yaratıyorlar.

RTÜK tam bir sansür komiserliği gibi çalışıyor

Bir kere RTÜK'ün yaptıkları yapacaklarının teminatı halinde. RTÜK, kendi anlayışının dışındakine bir ahlak, namus din anlayışına tahammül edemez durumda. RTÜK tam bir sansür komiserliği gibi çalışıyor. Resmi ideolojinin sopasına dönmüş durumda. Tabi ki basın özgürlüğünün önündeki en büyük engel. Alo şu adam benim canımı sıkıyor Türkiye'si olmuş. Bu bir saray Türkiye'si. Saraylar 2015'de kalıcı değildir.

Gazetecileri terörist diye zindana atamazsınız

Gazetecileri beğenirsiniz beğenmezsiniz, eleştirirsiniz eleştirmezsiniz ama gazeteciyi terörist diye, gazetecilik faaliyetini gerekçe göstererek, attığı manşetleri gerekçe göstererek, çıkardığı gazeteleri gerekçe göstererek terörist diye zindana atamazsınız. Gazetecilerin tutuklanmasına sonuna kadar karşıyız. Bütün gücümüzle bunun için mücadele edip, dünyayı da ayağa kaldırmaya varız.

TDK'ya dava açacağım

Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde darbe kelimesinin anlamını değiştirmişler. ‘'Hükümeti demokratik yollarla devirmeye teşebbüs etmek” yazıyor. Ne demek demokratik yollarla. Yani biz gitmeyecek  miyiz demek istiyor. Vallahi billahi doğruysa ben TDK'ya önce ihtar çekeceğim sonra dava açacağım, içeriğini değiştirmeleri için. TDK, Atatürk'ün kurduğu bir kurumdur. Öyle birilerine, saray efendilerine yaranacaksınız diye kelimelerin anlamlarını değiştiremezsiniz, haddinizi bilin diyeceğiz.

Bank Asya'ya yapılanlar bir saray operasyonudur

Bank Asya'ya yapılanlar bir saray operasyonudur, saraydan gelen bir operasyondur. Çünkü bir ay öncesinden Saray'dan Bank Asya hedef gösterildi. Şer odağı, güvenilmez olarak gösterildi. Bunu sıradan bir vatandaş yapsa Bankacılık Kanunu'nda ağır suçtur, cezası var. Çünkü bir bankanın batması öyle bir zincirleme reaksiyon başlatır ki, sonunu alamazsınız. Bir bankanın batması ne demek, bu ne büyük bir sorumsuzluk, nefret, gözü kararmışlıktır.

Bu ülkenin yüksek faiz sıkıntısının bir numaralı sorumlusu hukuki güvenlik hakkımızı askıya almaya çalışan zattır

Sayın Erdoğan sürekli Merkez Bankası ile kavga ediyor. 'Faizi aşağı çek' diyor. Çünkü tek adamların yaşaya bilmesi için düşman üretmesine ihtiyaç vardır. Düşman yaratacaksın ki, müritlerin seni uçursun. Merkez Bankası Başkan'ını düşman ilan etti. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı banka batırmak için kollarını sıvamışken ve yabancı, yerli yatırımcı cumhurbaşkanının haz etmediği bankayı batırmaya çalışıyorsa, yarın öbürü gün bu bankayı da batırmaya kalkarsa, ya da bu grup ayağına bastığında onun da bankasını batırmaya kalkarsa ben bu ülkeye nasıl yatırım yaparım dedikçe dolar yükseliyor. Yani Saray efendileri, sayın Erdoğan'a dönük, “Efendim faizin bir türlü düşmemesinin sebebi sizin kendi duygusal iniş çıkışlarınızla ekonomiye bankacılık sistemine müdahale etmenizdir, düşmanlar yaratmanızdır.” derlerse memleket için hakikaten hayırlı olur, cennetlik olurlar. Bu ülkenin yüksek faiz sıkıntısının bir numaralı sorumlusu hukuki güvenlik hakkımızı askıya almaya çalışan zattır. Bu ülke Saray'dan yönetilemez.

Vatandaş kendi bankasını savundu

Vatandaş kendi bankasını sahiplendi. Bu bir demokratik tepkidir. Bu bir sivil toplum örgütlenmesidir, hareketidir. Takdir edilecek bir durumdur. Gördüm ki insanlar hakikaten bileziklerin bozdurdular, sıraya girdiler ve bankaya para yatırdılar. Güzel bir dayanışma örneği. Saray'ın banka batırmak, hukuki güvenlik hakkını askıya alıcı cümleleri bu ülkede yoksulun üzerine milyonlarca, belki milyarlarca dolarlık ek yükler getirdi. Yatırımcının üzerine ek yükler getirdi. O yüzden diyorum Tayyip Erdoğan dönemi Türkiye'de bitti.

AB hedefi bitti

Avrupa Birliği hedefi falan bitti. Artık Avrupa Birliği bu yönetimle hayal bile değil. Amerika işte kerhen devam ediyor. Türkiye korkunç bir yalnızlığa mahkum edildi. Dışarıya terör ihraç etti. Şimdi o ihraç ettiği terörü geri alıyor. Kendisine geliyor. On binlerce kişi o yaratılan vahşi terör örgütü IŞİD'e katılmak için sınırdan geçti, kevgire çevrildi Tayyip Erdoğan tarafından o sınır. Gittiler geldiler şimdi Türkiye'de eğitimli teröristler var. Şimdi de hükümet korkuyor, ödü kopuyor, kendi elleriyle yarattıkları bu canavarlar Türkiye'de kaos çıkaracaklar diye korkuyor.

Erdoğan hükümeti polisi parti polisine çevirmeye çalışıyor

Tayyip Erdoğan hükümeti polisi parti polisine çevirmeye çalışıyor. Derdi bu. Bütün liyakat sistemini yerle bir ettiler. Yani layık olanın, tecrübeli olanın, eğitimli olanın bir yere gelmesi değil, Tayyip Erdoğan'a biat edenin bir yere gelmesi. Tayyip Erdoğan'a biat edenler arasında kendisini sadece alkışlayanlar kalmış durumda. Kendisine aklından geçeni tahmin edip onu önerenler makbuldür. Ona yanlış yapıyorsun diyebilen böyle doğru değil şöyle yapsak daha doğru olabilir diye bir şey yok. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti 77 milyon bir kişinin duygusal iniş çıkışlarıyla bir oraya savruluyor, bir buraya savruluyor. Bir o cadı avının peşinde bir bu cadı avının peşinde. Bizim buna dur dememiz lazım.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim