• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 11 °C

Baro Başkanı Başbakanlık ve Diyanet'e Sordu: "Bu Sözleri Duydunuz mu?"

Baro Başkanı Başbakanlık ve Diyanet'e Sordu: "Bu Sözleri Duydunuz mu?"
Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı, Nurettin Yıldız'ın Gaziantep'te konferans verecek olmasına tepki gösterdi.

İşte Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı'nın Başbakanlık ve Diyanet İşleri Başkanlığı'na sorduğu sorular;
 

"T.C.BAŞBAKANLIĞI’NA

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NA

İlimizde 16 Mayıs 2016 Pazartesi Günü Gaziantep Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesinde ve Şehitkâmil Kültür Merkezinde iki ayrı konferans vereceği duyurulan ve afişlerinde “Sosyal Doku Vakfı”, “ Diyanet İşleri Başkanlığı” ve Şehitkâmil Müftülüğü ’nün logolarının yer aldığı, Nurettin Yıldız adlı şahsın vereceği konferanslarla ilgili olarak aşağıdaki sorularımızın kamuoyunun aydınlatılması için cevaplanmasını talep ediyoruz.

1-) Yukarıda ilan edilen etkinlik programı iptal mi edilmiştir, ileri bir tarihe mi ertelenmiştir?

2-) Yukarıda belirtilen program içeriğinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Anayasanın 136 maddede yer alan “…Laiklik ilkesi doğrultusunda” çalışma yapma ve yine Anayasanın 2. maddede yer alan “…demokratik, laik…”ilkesine uygun bir program ve çalışma olarak kabul ediyor musunuz?

3-) Kabul ediyorsanız, tarafınızca, Türkiye’de yaşayan diğer din ve mezhep gruplarına yönelik böyle bir çalışma yapılmış mıdır? Yapılmışsa nerede ve kim/kimler tarafından yapılmıştır?

4) Yapılmamışsa neden yapılmamıştır? Kurum olarak diğer din ve mezhep gruplarına yönelik böyle bir çalışma ve etkinlik planlıyor musunuz?

5-) Yukarıda belirtilen program hangi bütçeyle ve ne kadar maliyetle ve kim ya da hangi kurum ya da kurumlar tarafından desteklenmektedir.

6-) Yukarıdaki etkinlikte izinler kim/kimler y ada hangi kurum /kurumlar tarafından talep edilmiş ve izinler kim/kimler ya da hangi kurum /kurumlar tarafından onaylanmıştır.

7-) Konferans verilecek olan salonların güvenlik, personel, elektrik vb. giderlerinin muhtemel maliyeti ne kadar hesaplanmıştır?

8-) Yapılması düşünülen ancak ertelenen/veya iptal edilen etkinlik için kamu kurumları tarafından şimdiye kadar herhangi bir harcama yapılmış mıdır? Yapılmışsa ne kadar yapılmıştır? İptal nedeniyle kamunun herhangi bir zararı oluşmuş mudur? Oluşmuşsa ne kadardır ve hangi bütçeden ve kimin tarafından karşılanmıştır?

9-) Konferans verecek olan şahsın hangi bilimsel çalışması/çalışmaları referans alınarak davet edilmiştir?

10-) Kamu adına ve ülkedeki tüm dinlere ve mezheplere eşit mesafede hizmet vermesi gereken bir kurumun, 76 milyon yurttaşın verdiği vergilerden pay alan bir kurumun, çoğunluk olan belli bir kesime hizmet vermesini hangi hukuk kuralıyla açıklıyorsunuz?

11) Konferansa davet ettiğiniz şahıs, aşağıdaki beyanları ile kamuoyunca maruftur.  Kamuoyuna yansıyan ve her biri suç unsuru taşıyan ve her biri insanların vicdanını kanatan;

“Çalışan kadın fuhuşa hazırlık yapıyor”

 “kadın spikeri izlemek caiz değil”  

“7 yaşında bir kız çocuğu, 25 yaşında bir erkek çocuğu ile veya 7 yaşında bir erkek çocuğu 25 yaşında bir kız ile nikâhlanabilir. Nikahlanmalarında sakınca yoktur.”

“Evlilik için bir yaş söz konusu değildir. 10 yaşında, 7 yaşında, 6 yaşında nikaha engel bir durum yoktur”

Sözleri, kurumunuzca da bilinmekte midir?

Yoksa kurumunuz, zatın sözlerinden bihaber olarak zatı davet etmiştir.

Eğer, işbu yazı ile bu sözlerden haberdar olmuş iseniz, bu sözlerin, Türkiye’de artık sıkça rastlanan,  çocukların cinsel istismarına ve erken yaşta evliliklere etkisi hakkında kurumsal görüşünüz nedir?

Diyanet İşlerinin Başkanlığı’nın değişik inanç gruplarına Anayasa’nın 136 maddesinde belirtilen “ laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi…” ilkesine ve yine Anayasa’nın 2.maddesinde yer alan “…demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti…” ilkesine uygun hareket etmediği görülmektedir. Tam tersine ayrımcı, mezhepçi sadece resmi devlet dini ve ideolojisine uygun faaliyet yürütmektedir. Toplumda bulunan değişik din ve inanç gruplarına yönelik herhangi bir hizmeti veya çalışması bulunmamasına ve Türkiye’de yaşayan-çalışan tüm insanların vergisinden diğer kurum ve kuruluşlardan daha fazla gelir elde etmesine rağmen ayrımcı siyasetin tam da göbeğinde yer almaktadır. Üstelik Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Diyanet Vakfı’nın harcamaları, bedelinin 1 milyon TL olduğu iddia edilen araç alımı olayında olduğu gibi, keyfi ve herhangi bir denetime tabi olmadan fütursuz bir şekilde harcama yaptığı görülmektedir.

Nureddin Yıldız,  özelikle kadınları aşağılayan açıklamaları ile kamuoyunda yer bulan bu şahıs, kısa süre önce” şeklinde açıklamalar yaparak tepki toplamıştır. Bu tepkilere dahi aldırış etmeyen şüpheli benzer açıklamalarına devam etmiştir.

10 Ocak 2015 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan bir videoda şüphelinin “” dediği görülmektedir

Takip edilen bir kişinin, bu açıklamaları pedofili ve çocuk istismarını özendirici niteliktedir

Şüpheli, yapmış olduğu açıklamalarla dinleyicileri TCK 103. ve 104. maddede düzenlenen suçları işlemeye teşvik ve tahrik etmektedir. Çünkü sanığın iddia ettiği gibi “annesi babasının –hatta küçüğün- rızası olsa da” çocukla bu tür münasebet kurulması suçtur. Şüpheli bu tür davranışların suç olduğu bilincindedir. Buna rağmen bu tür açıklamalar yapmaktan kaçınmamıştır. Şüpheli bu tür beyanlarının neticesinde yaşı küçük çocuklara yönelecek cinsel saldırıların olabileceğini bilmektedir. Buna rağmen bu tür açıklamalar yapmaktadır

24 Kasım 2014’te New York’ta gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda “Çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere karşı önerge” kabul edilmiş ve üye devletlerin çocuk evliliklerini yasaklayan düzenlemeler yapmasına karar verilmiştir. Oysa sanığın sözleri pedofili yanında çocuk gelinliği de özendirici niteliktedir.

Şüpheli açıkça 6 yaşındaki çocukların evlendirilmesinin caiz olduğu yönünde açıklamalar yaparak parkta oynayacak yaşta çocukların 25 yaşında insanlarla evlendirilmesinin önünü açmaktadır. Şüphelinin dediğinin yapılması durumunda TCK 103 ve 104 kapsamında suç oluşacağı açıktır. Ancak şüpheli bu durumu olağanlaştırarak insanları suç işlemeye ve kanunlara uymamaya tahrik etmektedir.

Şüphelinin fiili, videonun yayınlandığı kanallar, izlenme oranı, yaşı, birikimi ve kitleler üzerindeki etkisi dikkate alındığında kamu barışını bozmaya elverişlidir.

Nitekim toplumumuzda çocuk gelin olgusunun fazlalığı, bu tür söylemlerin bu toplumda karşılık bulduğunu göstermektedir. 

Her iki suç tipi de, tehlike suçu olup, tamamlanmaları için tahrik konusu suçların işlenmiş olması gerekmez. Bu suçlar, kamu barışı açısından büyük bir tehlike ifade ettiği için, iştirak ilişkisinden bağımsız, müstakil suç olarak düzenlenmiştir. Burada önemli olan, belirli olmayan kimselerin suç işlemeye tahrik edilmesidir. Eğer muayyen kişiler, belli bir suçu işlemek için teşvik veya azmettirilmiş ise, meselenin iştirak kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirdi.

Suç işlemeye tahrik fiilinin maddi unsurunu, suç işlemek için alenen tahrikte bulunmak oluşturmaktadır. Somut olaydaki videoyla da tahrikte bulunma eylemi gerçekleşmiştir.

Şüphelinin bu açıklamaları; hem şahıs olarak, hem Gaziantep Barosu üyeleri ( yönetim kurulu üyeleri-Gaziantep barosu başkanı ) olarak çocuklarımızın geleceğine ilişkin endişe duymamıza yol açmaktadır. Şüphelinin yaptığı gibi konuşmalar oldukça yeni Hüseyin Üzmez’ler çıkmakta, pedofili, çocuk gelin, çocuğun cinsel istismarı gibi suçlar artmaktadır."

BAROTÜRK

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim