• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Baro Başkanları Tahliye Tartışması İçin Ne Diyor?

Baro Başkanları Tahliye Tartışması İçin Ne Diyor?
Baro Başkanları, İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen tahliye kararı ve ardından yaşanan gelişmelerle ilgili ne düşünüyor? İşte Baro Başkanlarının konuya ilişkin görüşleri:

Av. Bektaş Şarklı / Gaziantep Barosu Başkanı:

“UYAP’ı kilitleyenler, tahliye kararını yerine getirmeyenler herhalde bunun sorumluluğunu biliyorlardır. Başsavcı nereden güç alıp da böyle bir karar veriyor. Ceza Mahkemeleri Kanunu’nun bütün maddeleri değişti de bizim mi haberimiz olmadı? Başsavcının böyle bir yetkisi yoktur. Başsavcının çıkıp Orta Çağ’daki gibi sistemi kilitlemesi mümkün müdür?

Mahkemenin kararını beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama buna uymak zorundasınız. 17-25 Aralık soruşturmalarını yürüten savcılar da görevden alınmıştı. Bu durum ne yazık ki yargının siyasallaştığının bir sonucudur. Bugünden sonra vatandaşın yargıya güven duyması için hiçbir sebep görmüyorum. Takke düştü, kel göründü. Türkiye'nin hali maalesef artık bu. İnsanlardan adalete saygı duymasını artık kimse beklemesin.” 

Av. Cemalettin Özer / Erzincan Barosu Başkanı:

"Tahliyelere ilişkin verilen kararın hukuka uygunluğu tartışılabilir. Mahkeme kararının hukuki olup olmadığını tartışmak ayrı bir konu yerine getirmemek ayrı bir konudur.

Mahkeme kararının uygulanmaması ve yerine getirilmemesi açıkça hukuk devleti ilkesiyle ve anayasanın 138. maddesiyle bağdaşmaz. Kaldı ki mahkeme kararının hukuka uygunluğunu denetleyecek makam savcılık veya HSYK değil Yargıtay'dır. Bu doğrultuda savcılığın mahkeme kararını uygulamaması açıkça anayasal suç olduğu gibi hukuk devleti ilkesinin de açıkça ihlalidir."

Av. Aydın Özcan / İzmir Barosu Başkanı: 

“Asliye ceza mahkemesi sonuç itibariyle bir karar vermiş, bu kararın idari makam olan savcılık tarafından yerine getirilmemesini bir hukuksuzluk olarak görüyorum.

Özel yetkili sulh ceza mahkemeleri ihdas edildi. Öyle anlaşılıyor ki bazı mevzuatlarda da boşluklar bırakılmış ve bu durum yaşandı ve halen de yaşanıyor."

Av. Tahir Elçi / Diyarbakır Barosu Başkanı:

"Bu kararı yerine getirmemek uygulamamak bir hukuk devletinde tasavvur edilemeyecek durumdur.  Çok da ifade edildiği gibi aslında muz cumhuriyetlerinde bile böyle bir tablonun yaşanmaması gerekiyor zira bir mahkeme kararı denilince, sizin subjektif kararınız ne olursa olsun sizin o hakimin kanaatine ilişkin görüşünüz ne olursa olsun mahkeme kararı denilince akar sular durur ve onu uygulamak gerekiyor. Uygulamamak diye bir durum söz konusu olamaz."

Av. Ekrem Dönmez / Hatay Barosu Başkanı:

"Tam bir cinnet hali yaşanıyor. Son olarak iki Hakimin açığa alınması ile sonuçlanan ve giderek yargımızın geldiği aşamanın özeti olan gelişmeler Türkiye’nin kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor.

Hakimlerin tahliye kararları, bu tahliyeden önceki tutuklama kararları, tahliye kararı üzerine, bir başka mahkemenin bir mahkemenin kararını yok hükmünde sayan kararı bir hukuk devletinde yaşanacak şeyler değildir."

Av. Bülent Şarlan / Çanakkale Barosu Başkanı:

"Adalete güven kalmadı. Adalete güvenin yüzde 15'lerin altına indiği bir yerde yetkili mahkeme mi görevli mahkeme mi, bunları konuşsak ne olur konuşmasak ne olur? Artık bu noktaya gelmiş. Artık mahkemenin verdiği karar tanınmıyor. Yok efendim Asliye Ceza Mahkemesi vermezmiş, sulh ceza hakimliği verirmiş. Ülkede zaten yargıyı bu hale getirdiler. Yok hakimlik, yok mahkeme; bölelim, parçalayalım, senin adamın, benim adamım derken adalete güven bitti.

Bu noktadan sonra mahkeme doğru mu karar vermiş, mahkeme kararını uygulayalım mı uygulamayalım mı, uygulansa mı doğru, uygulanmasa mı doğruluğunu konuşsak ne olur?"

Av. Enis Gül / Bitlis Barosu Başkanı:

"Yaşasın üstünler ve üstünlerin adaleti, diyecek başka bir şey bulamıyorum. Vicdanlarımız sızlıyor.

Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar yok hükmünde değildir. Hukuk tarihinde, hukukla hiç ilgisi olmayan yeni terimler üretiliyor. Bu da son derece kaygı verici bir durumdur."

Av. Aydın Özcan / İzmir Barosu Başkanı:

“Asliye ceza mahkemesi sonuç itibariyle bir karar vermiş, bu kararın idari makam olan savcılık tarafından yerine getirilmemesini bir hukuksuzluk olarak görüyorum.

Özel yetkili sulh ceza mahkemeleri ihdas edildi. Öyle anlaşılıyor ki bazı mevzuatlarda da boşluklar bırakılmış ve bu durum yaşandı ve halen de yaşanıyor

Av. Rıza Öztekin / Eskişehir Barosu Başkanı: 

"İstanbul  Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesinin hakimin reddi dolayısıyla  önüne gelen bir dosyada  Sulh Ceza Hakimliğince verilen tutuklama kararını kaldırması ve tahliye kararı vermesi hukuki açıdan tartışılabilir nitelikte olsa da ortada artık bir Mahkeme kararı olduğundan gereği yapılmalı ve tahliyeler gerçekleştirilmelidir.

Mahkeme kararları hukuki açıdan elbette tartışılacaktır, ama uygulanmaması, "geçersiz" denilmesi tam bir hukuk skandalıdır."

Av Dilem Aksoy / Osmaniye Barosu Başkanı:

"Bir mahkemenin yetkili ya da yetkisiz oluşu ya da verilen kararın hukukiliği ayrı bir konu, verilmiş mahkeme kararının uygulanmaması bambaşka bir konudur.

Siyasi iradeler sandıkta ve arkasından mecliste hesaplaşırlar. Mahkemeler sadece adalet dağıtılan yerlerdir; Öyle de kalacaklardır." 

Av. Ali Arslan / Manisa Barosu Başkanı:

"Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan polisler ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca hakkında mahkemenin hukuken tahliye kararı var.

Mahkemenin verdiği bu kararın hemen uygulanması gerekir. Savcının, tahliye edilen bu kişilerin özgürlüklerini bir saat bile kısıtlama hakkı bulunmuyor. Savcının böyle bir yetkisi olmadığı gibi böyle bir söyleme yetkisi dahi yok."

Av. Müjdat İlhan / Denizli Barosu Başkanı:

"Tuz koktu demiştik bu yaşananlardan sonra eksik söylediğimizi bir kez daha anlamış olduk.

Yaşananlar maalesef hepimizi hukukçu olarak derinden yaralamaktadır. Hukukun siyasallaşmaması gerektiğini defalarca söyledik bundan sonra da söylemeye devam edeceğiz.

Hukuk, bugün hukuku ayaklar altına alanlara da bir gün ihtiyaç olacaktır."

Av. Ali Artuk / Ağrı Barosu Başkanı:

"Mahkemeler hesaplaşma alanları olmamalıdır.

Hukuk ve hukukun kaideleri neyi emrediyorsa tutum bu paralelde olmalıdır.  Maalesef gelinen aşamanın hukuk devletinin  değerlerinin erozyona uğraması tehlikesi taşıdığını  belirtmek isterim."

Av. Murat Timur / Van Barosu Başkanı:

“İstiklal, Sıkıyönetim, DGM, ÖYM ve Sulh Ceza Hâkimlikleri iktidarın beklentilerine göre kurulmuş, talimat ile karar vermiş mahkemelerdir."

Av. Gültekin Uzunalioğlu / Giresun Barosu Başkanı:

"Türkiye'de yargının düştüğü durumu gösterir bir kara mizah örneği.

Bu yargıya vatandaş nasıl güvensin.

Yargının tarafsız ve bağımsız olması gerekir. Ancak kararlara bakınca yargının tarafsız ve bağımsız olmadığını ne yazık ki görüyoruz.

Bu yargıya nasıl güveneceğiz. Türkiye’de artık kimsenin hukuk güvenliği kalmadığı gibi birçok kimsenin de yargıya güveni kalmamıştır."

Av. Nurşirevan Elçi / Şırnak Barosu Başkanı:

"32. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği karar yerinde bir karar değildir ama savcının tutması da doğru değildir. Çünkü CMUK’da, savcının mahkeme hükmünü derhal yerine getireceği hükmü vardır. Bu sebeple hem mahkemenin onurunu düşünerek, hem de daha fazla yıpratmamak için savcılık tahliye kararlarını uygulayıp itiraz etmesi gerekiyor.

Türkiye’de Cumhuriyetin kurulduğu günden beri her dönem her gelen iktidar yargıyla oynamıştır. Bu da ülke için büyük bir felakettir. Şu an demokratikleşme olmuyorsa, ileriye gitme olmuyorsa bu yargının tarafsız ve bağımsız hale getirilmemesiyle ilgilidir diye düşünüyorum."

Av. Ahmet Atam / Kütahya Barosu Başkanı :

"Yasa açıktır. Asliye Ceza Mahkemelerine yapılan ve 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği reddi hakim başvurusu CMK'nın bir emridir. CMK 27/2.Md.göre Sulh Ceza hakiminin reddi kararının Asliye Ceza Mahkemesinin bakacağı düzenlenmiştir. Önce 29. Asliye Ceza Mahkemesi Sulh Ceza  Hakimliklerinin reddi talebini kabul ediyor ve tahliye taleplerini incelemek için, 32. Asliye Ceza  mahkemesini görevlendiriyor. 32. Asliye Ceza mahkemesi de tahliye kararı veriyor. CMK 27 ve devamı maddeleri uyarınca işlem yapılmış oluyor. CMK 30. maddeye göre red talebinin reddi kararlarına itiraz edilebilinirken, red talebinin kabulu kararlarına itiraz edilemiyor ve kesin nitelikteler."

Av. A. Melik Derindere / Amasya Barosu Başkanı :

"Yargı kararlarına uyulmaması suçtur. Türk Yargı sistemi görülmemiş bir kaotik dönemden geçmektedir. Bunun nedeni keyfilik ve yargıya siyasetin bulaşmış olmasıdır. Türk Yargıçları ne yazık ki bölünmüşlük yaşamakta bu da kaotik ortamı artırmaktadır. Tüm hakim ve savcılarımızı evrensel hukuk kurallarına ve Anayasamız ile teminat altına alınmış kuralları uygulamaya davet ediyorum."

Av. Alper Tunga Bacanlı / Antalya Barosu Başkanı :

"Son yapılan yasa değişikliği ile Sulh Ceza Mahkemeleri kaldırılmış, Sulh Ceza Hakimlikleri kurulmuştu. Sulh Ceza Hakimlikleri'nin kararlarına yapılan itirazlara da Sulh Ceza Hakimlikleri bakmakta. Fakat reddi hakim ile ilgili değişiklik yapılmadığı için, CMK'nın yürürlükte olan ilgili maddelerine göre, reddi hakim itirazının Asliye Ceza Mahkemeleri'ne yapılması gerekmektedir.

Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen reddi hakim kararı kesindir ve itirazı yoktur. Dolayısıyla Asliye Ceza Mahkemesi tarafsız olmadığını kabul etmediği bir mahkemeye dosyayı geri göndermesi beklenemez. Bu yönüyle verilmiş bir karar vardır. Ve bu karar uygulanmalıdır."

Av. Gökhan Bozkurt / Aydın Barosu Başkanı :

"Eğer bir mahkeme tahliye kararı vermişse, o kararın derhal yerine getirilmesi gerekir. Karar hukuksuz ise buna bakacak merciler değerlendirmesini yapar. Bu kararı veren hakimle ilgili gereği yapılır. Fakat tahliye kararının hemen yerine getirilmesi gereklidir. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir karar, Sulh Ceza Hakimi tarafından -bakın hakimi diyorum, mahkeme bile değil- yok hükmünde sayılamaz."

Av. Orhan Öngöz / Trabzon Barosu Başkanı :

"Bir mahkeme bir karar vermiş, bu kararı elbette ki devletin oradaki memuru yerine getirecektir, yazacaktır. Yani hakim kalkıp kendi kararını yazmak zorunda olabilir mi? Ya da bir müfettiş, her kim olursa olsun ‘bu kararı yazmayın’, ‘bunu bekletin’, ‘bunu geciktirin’ diyebilir mi, böyle şey olur mu? O zaman mahkeme kararlarını uygulamayacaksak mahkemeleri komple kapatalım, bakanlığın kapısına mühür vuralım, bu işi çözmüş oluruz!. Olur mu öyle şey?“

Av. Zafer Kazan / Sakarya Barosu Başkanı :

“Biz "yargı yok" diyoruz bunlar "yetkili-yetkisiz Mah" diyor. Eğer kanun ne diyorsanız söyliyeyim CMK 27/2-4. Net...şimdi dağılabilirsiniz”

Av. Ferit Atalay / Bolu Barosu Başkanı :

“Pazar keyfimi kimsenin bozmasını istemem… Ya... Öyle mi?..
MAHKEME KARARLARININ UYGULANMAMASI ARTIK ŞAŞIRTMIYOR… MAHKEMELERIN ÜSTÜNDE HERŞEYİ BILEN GÖZETLEYEN KOSKOCA BIR GÖZ BÜYÜK BİRADER VAR.!!!!!!!!!! Kabile Devleti...”

Av. Mengücek Gazi Çıtırık / Adana Barosu Başkanı :

"Hakimlik teminatına ve yargı kararlarına herkesin saygılı olması yasal ve anayasal bir zorunluluktur. TC Anyasasının 138. Maddesinde tanımlanan ilkelere herkesin uyması gerekir.Yargı an itibariyle çok feci bir baskı ve tehdit altındadır. Temel yasalarda torba yasalar içerisine sıkıştırılmış bir kaç maddelik değişikliklerin hukuk sistemine verdiği zararlar yaşanan bu olaylarla bir kez daha açığa çıkmıştır.Tabii yargıçlık ilkesi ile uyuşmayan ve Ceza Yargılama sistemimizle uyumlu olmayan Özel Yetkili Sulh Ceza Hakimlikleri derhal kapatılmalıdır."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim