• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C

Baro Başkanlarından Dershane Tasarısı Tepkileri

Baro Başkanlarından Dershane Tasarısı Tepkileri
Baro Başkanları, dershanelerin kanun yoluyla kapatılmasının Anayasa’da belirlenen teşebbüs ve eğitim hürriyetine aykırı olduğuna dikkat çekti.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, dershaneler konusuna eğitim öğretim hürriyeti şeklinde bakmak gerektiğini belirtti. Feyizoğlu, “Dershaneler eğitim sisteminin yetersizliği sonucu ortaya çıkmıştır. Yani insanlar çok güzel eğitim alıyorlar da, okuldan sonraki saatlerinde test çözerek yeni bir boş bir zaman anlayışı mı geliştirdi? Yoksa eğitim mi bunu zorladı? Zorladıysa bu konuyu eğitim öğretim hakkı ve fırsat eşitliği bakımından ele almak lazım. Sosyal devletin gerekliliklerinden ele almak gerekir. Ayrıca teşebbüs hürriyetinden de almak lazımdır” dedi.  

FIRSAT EŞİTLİĞİNE AYKIRI

Feyzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle bir yasaklama Anayasa’daki teşebbüs hürriyetine de eğitim öğretim hürriyetine de fırsat eşitliğine de aykırı olur. Yani yasak yerine düzenleme ile bu sorunu çözmek ve düzenleme yaparken de eğitim öğretimin kalitesi, fırsat eşitliği, herkesin kaliteli eğitimden makul bedellere hatta mümkünse bedelsiz olarak yararlanmasına gözeterek adım atmak lazım.”

‘ÖZEL DERS’ FARKI OLUR

“Ben yasakladım” anlayışıyla ancak merdiven altı dershaneciliğin ortaya çıkacağını kaydeden Feyzioğlu, “Sigortasız öğretmenlik ortaya çıkar ve on binlerce öğretmen açıkta kalır. Yüz binlerce öğrenci de üniversite sınavına kaliteli bir eğitim almaksızın girmek zorunda kalır. Özel ders alabilenin farkı olur. Şu şartlarda böyle bir adım atmak pek makul görünmüyor” İfadelerini kullandı.

Trabzon Barosu Başkanı Mehmet Şentürk: Kontrol dışı dershaneler ortaya çıkar

“Ben de özel derslere ihtiyaç olmayan bir eğitim özlüyorum. Herkese eşit ülke genelinde yaygın bir eğitim politikası olmalı. Tabii ki şunu yapabilir; yasakladım dediği zaman dershaneler kapanmayabilir. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) kontrolünde olmayan dershaneler çıkabilir. Türkiye’de fırsat eşitliği oluşturulmadığı sürece dershanelerin kararlarla birlikte çözülebilecek bir sorun olmadığını düşünüyorum. Önemli olan Türkiye’de sağlıklı fırsat eşitliği tanıyan bir eğitim düzeyi olması gerekiyor.”

Hukuk ve Hayat Derneği Başkanı Mehmet Kasap: Uluslararası sözleşmeye uymaz

Dershanelerin kapatılması Anayasa’nın 48. maddesindeki teşebbüs hürriyetine aykırı. Anayasamızın 90. maddesinin 5. fıkrası, ‘temel hak ve özgürlüklere ilişkin olarak uluslararası sözleşmelerle çeliştiği zaman uluslararası sözleşme uygulanır’ diyor. Dolayısıyla temel hak ve özgürlükler dediğimiz eğitim hakkı, teşebbüs hürriyeti ve mülkiyet hakkı burada ihlal ediliyor. Eğitim hakkı, AİHM Sözleşmesi’nin ikinci maddesinde garanti altına alınmış.

Emekli Askeri Hakim Yusuf Çağlayan: AYM’nin kararı var

Dershanelerin kapatılması yasayla olabilecek bir şey değildir. Mütakip sistem bunu kaldırmaz. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) de bu konuda kararı var. Daha bir üst norm olarak Anayasa üzerinde AHİM sözleşmesi var. Orada demokratik toplum gerekleri genel çerçeve olarak kabul ediliyor. Bir de istisnai hükümler vardır. Teşebbüs hürriyeti gibi. Toplumda talep varsa ve sistem böyle bir ihtiyacı doğruyorsa teşebbüs hürriyeti çerçevesinde dershaneler kurulabilir.

Ankara Barosu Başkanı Sema Aksoy: İşletme özgürlüğüne ters

Ankara Barosu Başkanı Sema Aksoy, dershanelerin kapatılması girişimini “Hiçbir altyapı hazırlığı olmadan, eğitimde dershanelerin gerekliliğine ilişkin ve insanların duyduğu ihtiyacı gidermeden öğretim sisteminde yapılacak bir değişiklik, aykırı bir durumdur” sözleriyle değerlendirdi. Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben dershaneleri kapatıyorum demek Anayasa’daki çalışma hürriyetini kısıtlar ve insanların eğitim öğrenim hakkına ve işletme anlamında serbest piyasada işletme yapmak isteyen vatandaşlarımızın işletme özgürlüğüne aykırılık oluşturur.”

‘BEN YAPTIM OLDU’ ANLAYIŞI DEVAM EDİYOR

‘Ben yaptım oldu’ anlayışının devam ettiğini kaydeden Aksoy, şu ifadeleri kullandı: “Şu anda bir ihtiyaç var ki; taraflar, öğrenciler, veliler ve dershane işletmecileri karşılıklı olarak bir araya geliyorlar ve bir sözleşme ortaya koyuyorlar. Siyasi iktidarın ‘Ben dershaneleri kapatıyorum’ şeklindeki tutumu sözleşme serbestliğine aykırıdır. Her iki tarafın karşılıklı bir araya gelerek yaptıkları sözleşmeyi siz engelleyemezsiniz. Bu şu anlama geliyor; O zaman Türkiye’deki bütün işletme sahipleri, yatırım yapan veya herhangi bir konuda iş yapmak isteyen vatandaşların da hukuki güvenliğini engelliyor. Hukuki güvenlik vatandaşlarımızın herhangi bir konuda adım atacağı zaman ilerisini görebilmesidir.”

‘Umutları bitiriyorsunuz’

Aksoy şunları söyledi: “İşletmeleri kapatarak, milyonlarca bir yatırımı durdurarak veyahut öğrencileri engelleyerek umutları bitiriyorsunuz. ‘Ben üniversite sınavını dershaneye gidersem kazanırım’ diyor öğrenci. Ayrıca öğretmenlerin istihdam olanaklarını da ellerinden almış oluyorsunuz. Keşke bu konular masaya yatırılsaydı. Eğitim sistemindeki eksiklikler giderilerek gerçekten üniversitelere okullarda hazırlayabilseydik. Her hâlükârda bir açılmış dershaneye ‘Ben kapatıyorum’ demek demokrasiye özgürlüğe aykırıdır.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim