• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C

Baro Başkanlarından Kayyım Tepkisi

Baro Başkanlarından Kayyım Tepkisi
Baro Başkanları Zaman Gazetesi'ne Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kayyım atanmasını BAROTÜRK'e değerlendirdi.

Av. Metin FEYZİOĞLU / Türkiye Barolar Birliği Başkanı

"İpek Medya ile ilgili daha önce kayyum atandı. Kayyumun görevi: Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, teslim aldığı şirketleri aynı verimlilikte işletmek ve yargılamanın sonunda öyle gelişirse, sahiplerine iade etmek. Yoksa alıp da, tavır değiştirtmek, politika değiştirtmek ve ondan sonra kapısına kilit vurmak değil. Bunların her biri, soru işaretleriyle karşılanıyor. Şu anda biz hep birtakım semptomları konuşuyoruz. Bizim ihtiyacımız olan gelin, şu yargıyı hepimizin güvendiği bir hale getirelim. Ondan sonra inanın, dünya hangi ciddi meselelerle uğraşıyorsa, biz de onlarla uğraşır hale geleceğiz. Yoksa birbirimizi bu münferit olaylar üzerinden sürekli düşmanlıkla suçlamaya devam edeceğiz."

Av. Aydın ÖZCAN / İzmir Barosu Başkanı

“Basın özgürlüğünün ülkemizde uygulanan şekli, özgürlüklerin kısıtlanması şeklinde oluyor. Vatandaşın bilgi edinmesi hakkı kısıtlanıyor. Mevcut kısıtlamaların ortadan kaldırılması gerek. Ve tabi bunun için de yargının bağımsız olarak karar vermesi gerek. Yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü Ülkemizdeki sorunlu konulardır. Ülkemiz bu konularda evrensel boyutlara ulaşmalı. Başta siyasi iktidar olmak üzere tüm siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri bu konunun üzerine gitmeli.

Av. Cumhur UZUN / Muğla Barosu Başkanı

“Bazı şeyler kanuni olabilir. Kanuni olmak hukuki olmak anlamına gelmez. Kayyım gibi müesseseler istisnai müesseselerdir bizim hukuk sistemimizde. Aslolan işin, kendi sahipleri, yönetimleri tarafından yapılmasıdır. Hele hele kayyım atanan kurum bir basın kuruluşu olduğunda insan ister istemez gösterilen sebeplerin dışında başka sebepleri aramak durumunda kalıyor. Çünkü basın özgürlüğü gazetelerin özgürlüğü değildir; halkın özgürlüğüdür, halkın haber alma özgürlüğüdür. O nedenle gazetenin adının ne olduğu bizim için önemli değildir. Gazeteye yapılan hukuksuzluktur önemli olan, basın özgürlüğüne yapılan müdahaledir önemli olan.  Bu nedenle Zaman gazetesine kayyım atanması basın özgürlüğü adına büyük bir hukuksuzluktur. Ve bir an önce hukuksuzluklardan vazgeçilip, hukukun üstünlüğünü esas alan uygulamalara dönülmesini bekliyoruz, ümit ediyoruz…”

Av. Hakan GERGEROĞLU / Yalova Barosu Başkanı

“Anayasal hükümler doğrultusunda herkes basın özgürlüğüne saygı göstermek zorunda. Aynı adalet gibi adalet duygusu gibi insanların doğru habere, gerçek habere ve ne olup ne bittiğine ulaşması özgürlüğü de hiçbir zaman sınırlandırılmamalı. Haberlerin elbette doğruluğu yanlışlığı, objektifliği tartışılabilir. Ama bir kanalı bir gazeteyi kapatmak, engellemek hiçbir olumlu neticeyi doğurmaz. Sadece hukuku zedelemekle kalır. Dönemimizin, çağımızın iletişim organlarıyla her bilgiye çok rahat ulaşılabilmekte. Hiç olmazsa denetlenebilir, herkesin gözü önünde yayın yapan medya gruplarına özgür yayın yapmaları konusunda gerekli özen gösterilmeli. En azından sosyal medya veya başka iletişim yollarıyla sağlıksız bilgiye ulaşılmasına mahal vermek yerine legal yayın yapan basın kuruluşlarının korunması gerek.”

Av. Baki KANTAR / Uşak Barosu Başkanı

“Kendini güçlü hisseden iradenin, hukuk dinlemeyerek istediği gibi hareket etmesinin bir sonucudur. Bu bir kaos ortamıdır. Hukuk düzeninin bozulması kaos ortamını doğurur. Bu kaos ortamının bir an önce sağduyuyla, hukuka dönülerek giderilmesi gerek. İnşallah bu tip uygulamaların devamı gelmez. Çünkü bu gidişin sonu diktatörlüktür. Hukuk devletinden vazgeçerseniz diktatörlük kaçınılmaz olur. Bu yaşananlar da buna giden adımlardır. İnşallah memleket bu felaketi daha fazla yaşamaz.”

Av. Alper Tunga BACANLI / Antalya Barosu Başkanı

“Gazetelere, basın organlarına kayyım atanması zaten dünyada çok tepki çekti her şeyden önce. Birçok büyük devlet çağdaş ülke temsilcileri açıklama yaptı ve basın özgürlüğüne aykırı olduğunu belirtti. Muhalif basına yönelik bu tip uygulamalar, basın özgürlüğünden önce bizim haber alma özgürlüğümüze müdahaledir, bunu kabul edemeyiz.”

Av. Ekrem DEMİRÖZ / Bursa Barosu Başkanı

“Hukuk olmayınca, düşman hedefler seçilerek hareket ediliyor. Oysa biz tam tersini söylüyoruz; düşman hukuk değil, düşmanıma bile hukuk! Ama o kadar uzağız ki bundan… Hukukun, düşman ilan edilen kesimleri yok etmek için silah gibi kullanıldığı bir süreç yaşıyoruz. Savcı talep ediyor, hemen kayyım atanıyor. İpek Medya’da da gördük aynısını. Kayyım atanan grubun ne yaptığı ayrı bir konu, haklıydı, haksızdı tartışmasına girmem ama bu şekilde izlenen yol son derece ürkütücü. Daha da vahim olanı dünkü beraberliklerin kavgaya dönüşmesi sonrası ortaya çıkan bir hesaplaşma. Ve bu hukuk üzerinden yürütülüyor, son derece tehlikeli bir şey bu.”

Av. Sertif GÖKÇE / Kocaeli Barosu Başkanı

“Doğru bir karar değil. Anayasanın açık hükmü var 30. Madde; basın kuruluşlarına suç işlediği gerekçesiyle/suç isnat ederek el konulamaz. Bu kadar açık ve net bir anayasa maddesi varken üstelik bir sulh ceza hâkiminin bir savcının talebiyle kayyım ataması Türkiye’de yeni gördüğümüz bir sistem! Bizim hukuk mantığımız bunu almıyor. Hukukçu olarak düşününce asla olmayacak bir şey gibi gelirdi bize ama asla olmayacak şeyi günümüzde yaşıyoruz, görüyoruz. Bana bir hukukçu olarak deselerdi;  bir şirkete kayyım atandı… Ben şöyle düşünürdüm: şirketin sahibi asliye ticaret mahkemesinden iflas erteleme istemiş mahkeme de kayyım atamış, derdim. Yani bizim hukuki bilgimiz bu. Savcıların talebiyle sulh ceza hâkiminin bir basın yayın organına el koyması kayyım ataması görülmüş bir olay değil. Anayasaya açıkça aykırıdır. Ama yapılıyor daha önce de yapıldı, yine de devam ediliyor… Zaten Türkiye’deki hukuksuzluklar uzun süredir devam ediyor. Bu yaşananlar da bunun devamı ama kabul etmemiz mümkün değil…”

Av. Zafer KAZAN / Sakarya Barosu Başkanı

“Adaletin gözleri bağlıdır neden? Sevmediği insana da adalet vermek için. Adaletin gözleri bağlıdır, düşmanı dahi olsa ondan adaleti hukuku esirgeyemez. Adaletin gözlerinin bağlı olmasının sebebi budur ama hukuk sembolünü, felsefesini kaybetti. Hukukun temeli ayaklarımızın altından kayıp gitti. Artık kim olduğuna ne olduğuna bakılıyor. Adalet heykelinin neden gözlerinin bağlı olduğunun gerçeği unutuldu. Oysa bakılamaz kim olduğuna, anayasa güvence altına almış bundan herkes istifade etsin diye… Kimsenin suç işleme özgürlüğü elbette yoktur ama anayasal çerçeveye ve hükümlere hepimizin bağlı olması ve saygı duyması gerekir. Bu bağlamda -yayın kuruluşunun adı önemli değil-  yapılan şey açıkça anayasaya aykırıdır, suçtur. Ama buna rağmen bir basın kuruluşunun hayatiyeti sona erdirilmiştir. Bununla ilgili söylenebilecek tek şey bu…”

“Bu durumdan herkes ders almalıdır. Basın da bağımsız olması gerektiğini anlamalıdır. Biz zaman gazetesinin geçmişte nasıl da yandaş yayınlar yaptığını çok iyi biliyoruz, farkındayız ve işte bu da Zaman Gazetesinin içine dert olsun çünkü o gün yaptıkları iş gücün yanında yer almaktı ve hukuksuzluğun ve adaletsizliğin bir gün kendilerini de vuracağını fark etmediler. Biz hep şunu söyledik; herkes için adalet, herkes için hukuk… Adaletin düşmanı olmaz, hukukun düşmanı olmaz. Bizim amacımız kim olursa olsun adaletle yaklaşmak hukuku uygulamak hukuksal evrensel değerlerin yerleşmesini sağlamak. Eğer biz bunu sağlayamıyorsak, kendimize hukukçu diyemeyiz. Hukuk, hukukçunun namusudur. Ben kim olduğuna bakıyorsam ben hukukçu olamam. Evet, sevmeyebilirim ama ben bunu söylemekten kendimi alıkoyamam ben hukukçuyum. Dolayısıyla bu konuya da böyle bakıyorum; suç işlenmiştir, anayasal bir suçla karşı karşıyayız. Kim yaparsa yapsın, kim maruz kalırsa kalsın sonuçları açıktır ve bellidir.”

Av. Mengücek Gazi ÇITIRIK / Adana Barosu Başkanı

"Türkiye yine sıkıntılı günlerden geçmektedir. Demokrasinin standartlarını yükseltmek ve tüm kural ve kurumlarıyla işletmekle yükümlü olan siyasi iktidar bir kez daha farklılıklara tahammül gösteremeyerek, farklılıkları ve muhalifleri kendi kontrolünde olan oluşturdukları Sulh Ceza Hâkimlikleri eliyle ortadan kaldırmak için Zaman gazetesine kayyım getirmesi de demokrasi, düşünce ve ifade özgürlüğüne vurulan bir darbedir. Kimlerin, geçmişte neler yaptığına ya da nasıl yayın anlayışı güttüğüne bakmayız. Biz, doğruları, demokrasi ve evrensel kuralları işletmek ve Türkiye'nin, Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerle güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri sonuna kadar genişletmekle yükümlüyüz. Bu anlamda da Türkiye’de susturamadığınız, muhalif olarak gördüğünüz, politikalarınızı doğru bulmayan insanları bastırabilmenin yolu hukuku ve yargıyı araç olarak kullanmayı doğru bulmuyoruz.“

Av. Bektaş ŞARKLI / Gaziantep Barosu Başkanı

"Türkiye, artık 2016 yılında farklı düşünce ve siyaset anlamında önünü açması gerekirken, maalesef Ortadoğu ülkesi gibi bir durumda. Esed, Kaddafi, Saddam dönemi nasıl tek elden, tek sesten, herkesin aynı şekilde düşünmesine yönelikse, Türkiye'de de farklı kesimleri susturmaya yönelik çabalar söz konusu. Bu yakışmıyor. Türkiye, bir an önce bu tür tartışmaları, kayyım atama, sulh ceza hakimlikleri gibi uygulamaları aşmalı. Uzlaşıyla bir yerlere varmamız lazım. 76 milyon aynı şeyi düşünmek zorunda değil. Bu, insanın da doğanın da mekanın da siyasetin de ekonominin de temeline aykırı şeyler." 

Av. Hikmet DELEBE / Şanlıurfa Barosu Başkanı

"Kayyım atanması hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu ülkelerde kabul edilebilir bir durum değil. Kayyımın atanması durumunda basın iktidarın çizgisinde yayın yapmaya zorlanıyor. Böyle bir ortamda da toplumun aynası olmaktan çıkıyor. Haber vermek hakkını yürütme görevini yürütemiyor."

Av. Ali ARSLAN / Manisa Barosu Başkanı

"Bu tür kararların yasal dayanağı olmayan kararlardır. Bu yapılan, sindirmeye, haber alma özgürlüğünü kısıtlayıcı, basını susturmaya yönelik davranışlardır. Bu anlamda alınan kararı ve Zaman Gazetesi'ne kayyım atanmasını doğru bulmuyoruz. Eğer işlenen bir suç varsa, bu başka şekilde de soruşturulabilir. Önceki el konulan yazılı ve görsel basında olduğu gibi, genelde bu kurumları iflas ettirmeye, zarar ettirerek kapatılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Bu da hem Türk demokrasisi açısından hem ekonomik açıdan ve dünya kamuoyu önünde ülkemizi zor duruma düşürecek bir konudur."

Av. Gökhan BOZKURT / Aydın Barosu Başkanı

"Yıl 2016. Muasır medeniyetler seviyesinin yerine olmaması gereken her şeyin olduğu bir nokta, hukukun ayaklar altına alındığı, yargının hesaplaşma aracı haline getirilmeye çalışıldığı bir Türkiye. Eski dostun düşman olsa bile düşman ceza hukuku değil, illa da hukuk diyebilecek erdemi özledik."

Av. Özgür Ulaş KAPLAN / Tunceli Barosu Başkan Yardımcısı

"Son dönemde bazı yayın organlarına yönelik yapılan baskıların hukuki olmadığını düşünüyoruz. Artık Türkiye'de gelinen aşamada kamuoyunda bilgisi dahilinde olumsuz gelişmeler yaşanıyor. Farklı ses çıkaran, farklı düşünen, hükümetin, iktidarın düşüncesine aykırı yayın yapan basın yayın kuruluşların susturulduğunu çok açık bir şekilde görüyoruz. Bunların susturulma faaliyeti ise hukuk dışıdır."

İsmail ÇOLAK / BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim