• BIST 110.248
  • Altın 155,545
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 6 °C

Barolar Ayakta: “Ne Adalet Kaldı, Ne Demokrasi!”

Barolar Ayakta: “Ne Adalet Kaldı, Ne Demokrasi!”
Basını susturup muhalif sesleri kısma girişimlerine baroların tepkisi devam ediyor. Çeşitli illerdeki baroların başkanları, söz konusu iddiaların gerçekleşmesi halinde Türkiye’de büyük bir kaos yaşanacağı uyarısında bulundu.

Baro yöneticilerinin görüşleri özetle şöyle:

İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan: İzmir Barosu olarak hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, adil yargılanma hakkı, basın ve ifade özgürlüğünün ülkede tam olarak uygulanmasından yanayız. Basının özgür olmamasını, vatandaşın temel hak ve özgürlüklerinin, bilgi edinme ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasını kabul etmemiz mümkün değil. Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın, MİT TIR’larıyla ilgili haber sebebiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hedef haline getirilmesini de kabul edemeyiz. Anayasa’da Cumhurbaşkanı’nın görevleri belirtilmiş durumda.

Bitlis Barosu Başkanı Av. Enis Gül: Demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet ve kalkınma bekliyoruz ama tamamen bunlara aykırı iş ve işlemler yapılıyor. Bu ülkede farklı olarak kimse yaşamayacak mı? Farklı düşünceden insanlar olmayacak mı? İşte bu açıdan hakim, savcı, polis ve gazetecilere yapılacağı iddia edilen bu gözaltının hele hele seçim öncesinde bir kaos oluşturacağını belirtmek istiyorum. Şayet varsa böyle bir planlama ya da girişim hazırlığı bundan derhal vazgeçilmelidir. Zaten kamplaşmış ve kutuplaşmış olan toplum daha çok kutuplaşır. Cumhurbaşkanı’nın bir gazeteciyi tehdit etmesi, gereğinin yapılacağını söylemesi kimseye yaşam hakkı verilmeyeceği anlamına geliyor.

Manisa Barosu Başkanı Av. Ali Arslan: Böyle bir iddianın haber olarak çıkması bile Türkiye’de demokrasinin geldiği düzeyi gösteriyor. Barolar olarak bu şekilde yapılan baskıların her zaman karşısında duracağız, gerekirse kanuni süreç başlatacağız. Çünkü halkımız gerçeği öğrendiği ölçüde, önümüzdeki süreçte kendisini yönetecek olan, kendisini idare edecek olan, ilgili milletvekili veya belediye başkanı anlamında seçeceği kişileri de bu almış olduğu haberlere göre seçecektir. Kesinlikle algı yönetimine izin verilmemeli. Biz de gerçeklerin ortaya çıkması anlamında destekte bulunacağız.”

Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri insanların rahat bir şekilde kullanması gerekiyor. Ancak bırakın temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını, Anayasa’nın askıya alındığı bir süreci yaşıyoruz. Temel hak ve özgürlükler artık alabildiğine daraltılmış halde. Yargı tamamen siyasi iktidarın emrine girmiş, onların gösterdiği doğrultuda hareket ediyor. Yargı bir nevi iktidarın talimatlarını yerine getiren bir kurum haline dönüşmüş. Kuvvetler ayrılığı yerine, kuvvetler birliği esas olmuş ve burada yürütme belirleyici rol oynuyor. Bugün Türkiye’de hiç kimsenin hukuk güvenliğinden bahsedilemez.”

Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Berra Besler: Türkiye’de artık hukuk güvenliği diye bir şey yok. ‘Keyfim benim böyle istedi, ben birini tutuklatırım, birini gözaltına aldırırım’ demenin hukukla bağdaşır hiçbir yanı yok. Kim ne yaparsa yapsın, ne kadar baskı uygularsa uygulasın sonunda onlar hüsrana uğrayacaktır. Olaydan hukuk devleti yaşayarak çıkacaktır. En azından Türkiye’de avukatlar ve Barolar Birliği şartlar ne olursa olsun bunu yapmaya azimlidir. Bu olayın müdahili değilim ama böyle bir hadise varsa hukuka aykırı hiçbir şeyi kabul etmemiz mümkün değil.

Kocaeli Barosu Başkanı Av. Sertif Gökçe: 21. yüzyılda basını susturmak, basın özgürlüğünü kısıtlamak, bırakın Türkiye içerisinde, dünyada sizi çok yalnızlaştırır. Bunu çok tehlikeli bir durum olarak görüyorum. Türkiye, demokrasisini, çok uzun kazanım sonucu belli bir noktaya kadar getirdi. Belli bir lige kadar çıktı. Tekrar en düşük lige geri dönmesi; dünyanın, Avrupa’nın gözünde demokrasisinin düzelmesi çok uzun bir zaman alacak. Bu açıdan ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüklerden bir tanesidir. Bunun bedeli çok ağır olur. Bunun bedelini ülke olarak ödeyeceğiz. Hepimiz ödeyeceğiz. Gelecek kuşaklar ödeyecek. Seçim öncesi gözaltılar olması, seçimi dahi tartışmalı hale getirecek riskli bir durum. Türkiye’nin yüzde 50’sini, yüzde 70’ini içeriye alacak, hapishaneye atacak haliniz yok.

Van Barosu Başkanı Av. Murat Timur: Gazetecilere yönelik söz konusu operasyonda Cumhurbaşkanı bunun dün talimatını verdi. Yargı ne yapıyor? Yargı da bu operasyonun ve soruşturmanın hazırlıklarını yapıyor. Şimdi hiçbir demokraside cumhurbaşkanının ya da başbakanın talimatıyla harekete geçen bir yargı söz konusu değil. Yargı bağımsızdır, hiç kimseden de talimat almaz. Burada şunu hepimiz biliyoruz ki, son dönem içerisinde muhaliflerin mal varlıklarına el koyma, muhalif gazetecileri susturma yönünde hükümetin çok sert ve hukuk dışı tedbirler içerisinde olduğunu biliyoruz. Bunu da çözecek olan şey, önümüzdeki seçimler. Gerçekten halk şunu oylayacak. Ya diktatöryel bir sisteme onay verecekler ya da buna dur diyecekler.

Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan: İktidar seçimde istediği sonucu aldığı takdirde tüm muhalifleri susturacak. Türkiye’de demokrasi rafa kaldırıldı, Anayasa lağvedildi, ülke toplama kampına dönüştürüldü.

Cumhurbaşkanı, Can Dündar’a zaten meydan okudu. ‘Bunu yanına bırakmayacağım’ gibi bir cümle kullandı. Bu nasıl bir üslup? Cumhurbaşkanı, bir gazeteciyi alenen tehdit ediyor. Bunun üzerine ne söylenebilir ki. Her şeyi yapabilirler. Artık hukuk yok, bunda hukuk aramayın. Bank Asya’ya el koydukları gibi diğer bankalara ve işadamlarının mallarına el koyabilirler. Bu zihniyet devam ederse felaket bir sonuçla karşılaşacak bu ülke. Demokrasisi rafa kalkmış, Anayasa’sı lağvedilmiş bir üçüncü hatta dördüncü dünya ülkesi olacak. Veya halk sükunet içerisinde, bu azan, azgınlaşan güruha ayaklarını yere indirerek hak ettiği dersi verecek.

Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan Elçi: Eğer Fuatavni’nin bahsettiği gibi basına yönelik bir operasyon varsa, muhalif olanları etkisiz hale getirmek, saldırıya uğratmak ya da yayın kuruluşuna el koymak gibi bir düşünce, kesinlikle ciddi bir tehlikedir. Buna herkesin karşı koyması gerekiyor. Başta biz hukukçular olmak üzere herkesin buna karşı bir duruş sergilemesi gerekiyor.

Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi: Seçim öncesi böyle bir operasyon yapılacağını sanmıyorum ama yapılırsa da bu bir çılgınlık olur açıkçası. Bu tamamen demokrasiden, hukuktan ve insan haklarından tamamen ayrılmak olur. Artık toplum kendini tamamen kaybeder. İfade özgürlüğü demokratik toplum düzeni tamamen kalkar. Sayın Cumhurbaşkanı’ın gazeteci Can Dündar ile ilgili söylediği sözleri de kabul etmemiz mümkün değil. Haberi yapan gazeteci bunun bedelini ödeyecektir şeklindeki sözleri, medyaya açıkçası bir gözdağıdır ve halkın bilgi alma ve ifade özgürlüğü hakkına çok ciddi bir tehdittir.

Eskişehir Barosu Başkanı Av. Rıza Öztekin: Bir avukat, bir baro başkanı olarak bu iddialara inanmak istemiyorum. Olursa bu bir siyasi çalışma olur. Ama bunun geçmişteki örnekleri var. Hep ortaya çıktı. Çünkü Türkiye’de hukuk devleti yok. Hani bakın hukuk var mı? Anayasa askıda. Bu nedenle her şey olabilir. Bu ülkede kimin tutuklanacağına, kimin alınacağına birisi karar veriyor. Bir de sulh ceza mahkemeleri var malumunuz. Eh gelin siz düşünün.

Bursa Barosu Başkanı Av. Ekrem Demiröz: İktidar kendi aleyhine olan her şeyi kendisine düşmanlık sayıyor ve tepki gösteriyor. İktidarın, silah taşıyan MİT TIR’larına yönelik eleştirileri önlemenin yolu olarak tüm muhalifleri, basın organlarına, yargıçları ve savcıları tutuklatıyor. Baskılara karşı tek yol var, faşizme karşı direnmek. Hep, ‘Bana olmuyor, bir başkasına olmasının benim için önemi yok’ dediği için Türkiye bu noktadadır.

Trabzon Barosu Başkanı Av. Orhan Öngöz: Saray’dan yargı organlarına böyle bir talimat verildiyse, bunlar hukuk devletinde kabul edilebilecek şeyler değil. Maalesef; aksi yönde uygulamalara da tanıklık ediyoruz. O bakımdan, bu iddianın en azından yalan olduğunu, gerçek olmamasını ümit ediyorum. Bir akıl tutulması olarak değerlendirebiliriz. Umarım sağduyu kazanır.

Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Hikmet Delebe: Eğer basın üzerinde sansür uygulanırsa Anayasa ihlal edilir. Daha önce de yüzlerce belki binlerce gazeteci sırf yaptığı haberler yüzünden gözaltına alındı, tutuklandı. Böyle bir operasyon ters tepki yapar. Can Dündar bizce görevini yaptı. İlk defa yapılan bir haber değil. Daha önce silah olduğu haberlerde yer almıştı. Şimdi fotoğrafı yer aldı.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim