• BIST 108.434
  • Altın 151,200
  • Dolar 3,6612
  • Euro 4,3260
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 4 °C

Barolar, Bursa Barosu'nun Çağrısıyla Çocuk Hakları İçin Diyarbakır'da Toplandı

Barolar, Bursa Barosu'nun Çağrısıyla Çocuk Hakları İçin Diyarbakır'da Toplandı
Türkiye'deki barolar çocuk hakları için Diyarbakır'da toplandı BURSA Barosu'nun çağrısı üzerine 30'dan fazla baronun katılımı ile Diyarbakır'da 'Çatışma bölgelerinde yaşanan çocuk hak ihlalleri' toplantısı düzenlendi.

BURSA Barosu'nun çağrısı üzerine 30'dan fazla baronun katılımı ile Diyarbakır'da 'Çatışma bölgelerinde yaşanan çocuk hak ihlalleri' toplantısı düzenlendi.

Diyarbakır Barosu Başkan Vekili Av. Ahmet Özmen, Şırnak'ın Silopi ve Cizre ilçelerinde 46, Diyarbakır'ın Sur İlçesi'nde ise 54 gündür çocukların okula gidemediğini söyledi.

Bursa Barosu Başkanı Av. Ekrem Demiröz ise tüm baroların katılımı ile raporlama yapacaklarını ve Türkiye'nin çocuk haritasını çıkaracaklarını belirtti.

Bursa Barosu'nun çağrısı üzerine Diyarbakır'da düzenlenen 'Çatışma bölgelerinde yaşanan çocuk hak ihlalleri' toplantısı başladı.

Türkiye'nin değişik illerinden 30'dan fazla baro temsilcisinin katıldığı toplantının ilk bölümünde konuşan Diyarbakır Barosu Başkan Vekili Av. Ahmet Özmen, öldürülen Baro Başkanı Tahir Elçi'yi andı.

Av. Özmen, bölgede 7 il ve 20 ilçede onlarca mahalleyi kapsayacak şekilde toplam 56 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini belirterek, yasakların süresinin 332 günü bulduğunu kaydetti. Özmen, yasakların Cizre,Silopi ve Sur ilçelerinde devam ettiğini ve bu ilçelerde bir çok çocuğun yaşamını yitirdiğini söyledi.

BUGÜNE KADAR 196 YURTTAŞ YAŞAMINI YİTİRDİ

Bugüne kadar sadece uygulanan ablukalarda 196 yurttaşın yaşamını yitirdiğini belirten Av. Özmen, "Suruç katliamından bugüne kadar yaşanan çatışmalı süreç 81'i çocuk, 78'i kadın olmak üzere toplamda 442 sivilin yaşamını yitirmesine neden oldu. Bu rakamsal tabloları ifade etmek inanın çok acı geliyor. Çünkü bu rakamların her biri bir can, bir çocuk demek. Çatışma ve savaşların en acı yönünü ne yazık ki kadınlar ve çocuklar yaşamaktadır. Öldürülmeleri bir yana eğitim, barınma, sağlık ve beslenme ihtiyaçlarını gideremeyen çocuklar ciddi anlamda ihmal ve istismara uğramakta. Silopi ve Cizre'de 46, Sur'da ise 54 gündür çocuklar okula gidememekte"dedi.

ÇOCUKLAR MÜLTECİ KONUMUNA DÜŞTÜ

Yaşanılanlarda göçen aileler ve çocukların bir anlamda mülteci konumuna düştüğünü belirten Av. Özmen, "Bu ailelerin kişisel eşyalarını dahi alamadan kaçtıklarını, ısınamadıklarını, beslenemediklerini hepimiz bilmekteyiz. Bu ağır tablo, insanları yalnızlaştırıp, duygusal kopuşa götürmektedir. Bu savaş konseptinde, çocukların yaşadığı travmaların ileride onarılamayacak düzeye ulaşması bizleri kaygılandırıyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne taraf devletler silahlı çatışma yaşanan yerlerde, çocukların yaşama ve korunma haklarını sağlamak, çatışma ortamında zarar gören veya yakınını yitiren çocukların beden ve ruh sağlığını korumak ve bundan sonraki hayatlarında yaşadıklarının olumsuz etkilerini en aza indirmek için gerekli tedbirleri almakla görevlidir. Yaşanan hak ihlallerinin savaşın tali bir sonucu olarak kabul edilip görmezden gelinmesi mümkün değildir. Devleti, çocukların ve tüm sivillerin zarar görmesini engellemek amacıyla aldığı tedbirlerin neler olduğunu topluma açıklamaya, çocuk ve sivil ölümleri ile diğer hak ihlallerini durdurmaya ve sorunları çözmek için barışçı çözüm yollarını kullanmaya hep birlikte davet etmek zorundayız"dedi.

Av. DEMİRÖZ: TÜRKİYE'NİN ÇOCUK HARİTASINI ÇIKARACAĞIZ

ToPlantıda daha sonra konuşan Bursa Barosu Başkanı Av. Ekrem Demiröz ise tüm dünyada çocukların acı çektiğini ifade ederek, "Bir milletvekili ile konuşurken öğrendim ki; çocuk hakları ihlallerinin en yaygın olduğu ülkelerden Türkiye'nin meclisinde Çocuk Hakları Komisyonu yokmuş. Biz barolar olarak ciddi potansiyele güç odaklarını harekete geçirebilir ve çocuklar için birşeyler yapabiliriz. Çalıştay bu amaçla toplandı. Gelişen süreçte hepimiz mecliste öncelikle komisyon kurulması için mücadele edeceğiz. Hiç bir sivil toplum örgütünde olmayan bir yapılanma bizde var. Çocuk Hakları Komisyonu ve merkezlerimiz var.Çocuğun başına gelen bir olaydan ilk haberdar olan avukatlardır.Mecliste bir komisyon kurulması başarılırsa, devlette bir gedik açılırsa, baroların bu bilgi birikimi ve çözüm önerileri ile bu komisyon desteklenebilir. Her Baro kendi ilinde çocukların ahvalini gösterir raporlama yapacak ve Türkiye'nin çocuk haritasını çıkarcağız. Şimdi çocuğa dikkat çekmenin zamanı. Tahir Başkan bir kez en çok anne ve babalarını kaybeden çocuklara üzüldüğünü söylemişti. Bu topraklarda yaşayan her çocuk bizim çocuğumuzdur. Unutmayalım ki; kötü olaylara maruz kalan çocuklar bizim eserimizdir" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim