• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -11 °C

“Baroların Yapıları İle Oynayıp, Yandaş Yapmak İsteyenlere Geçit Verilmeyecek!”

“Baroların Yapıları İle Oynayıp, Yandaş Yapmak İsteyenlere Geçit Verilmeyecek!”
Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, düzenlediği basın toplantısı ile Avukatlar Haftası ve ülkede yaşanan son gelişmelere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Avukatlığın ekonomik sorunlarında bahsetmekten vazgeçtiklerini söyleyen Baro Başkanı Av. Antmen “Avukatlar olarak kendimiz için hiçbir şey istemiyoruz. Ama bir şey var ki; hala savunma mesleği yargılama sürecinin önemli ayağı olduğu halde ikinci konumdadır. Anayasal güvence altında değildir. Avukatların olmadığı bir yargılama faaliyeti, Ortaçağ’daki engizisyon mahkemesidir” dedi.

Mersin Barosu Gökdelen Hizmet Biriminde düzenlenen toplantıda Av. Antmen’e, Genel Sekreter Kamil Veli Ak, Sayman İlknur Şahin ve Yönetim Kurulu üyeleri Bilgin Yeşilboğaz ile Ali Çağman da eşlik ettiler.

Ülkede terör, demokrasi, çocuk ve kadınlara yönelik cinsel istismar başta olmak üzere birçok sorun yaşandığını söyleyen Baro Başkanı Av. Alpay Antmen, bu ortamda avukatların sorunlarına dikkat çekmekten vazgeçtiklerini ancak avukatlık mesleğine saygı gösterilmesini istemekten vazgeçmeyeceklerini açıkladı.

“TERÖRE BÜTÜN TOPLUM OLARAK KARŞI DURMALIYIZ”

Türkiye’nin şu an için en büyük sorununun terör olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatlarının Güneydoğu’da, Ankara’da, İstanbul’da şehit olduklarını vurgulayan Av. Antmen, böyle bir ortamda Mersin Barosu olarak 5 Nisan Avukatlar Günü ve Avukatlar Haftası kapsamında bir kutlama yapmadıklarını ve yapmayacaklarını dile getirdi.

Terörün, insan hakları çiğnenmeden ve hukuk sınırları aşılmadan çözülmesi gerektiğini ifade eden Av. Antmen, “Hiçbir devlet kendi toprakları içinde silahlı güçlerin, terör örgütlerinin, teröristlerin bulunmasına müsamaha gösteremez. Terörle bile olsa yapılacak mücadelenin ise hukuk sınırları içinde kalması gerekiyor. Ama en önemlisi silahlı terör örgütlerinin de Türkiye topraklarının dışına atılması şart. Bunun için teröre bütün toplum olarak karşı durmalı, terörle ve bombalarla yaşamaya alışmamalı, sadece terör olaylarını kınamakla yetinmemeliyiz ve herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır” diye konuştu.

Av. Antmen, açılım sürecinin de bu kez şeffaf ve açık şekilde yeniden başlaması gerektiğini kaydetti.

“YARGI SİYASALLAŞTI”

Türkiye’de bir başka sorunun da demokrasi, adil yargılama hakkının ihlal edilmesi, savunma hakkının önündeki engellerin kaldırılmaması olduğuna dikkat çeken Av. Antmen, “Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandığında ben ve bazı baro başkanı arkadaşlarım kendilerini cezaevinde ziyaret ettik ve tecritte yaşadıklarını gördük. Daha sonra Anayasa mahkemesi çok ciddi bir hukuk kararına imza atarak, tahliyelerine karar verdi.

Tabiî ki yargılanacaklar, suçları var ise tabiî ki cezalandırılacaklar ama önemli olan Türkiye’de basın, ifade özgürlüğünün önüne engel konulmamasıdır.

İki hafta önce ki duruşmaya da katıldık ve üzülerek gördük ki; Türkiye’de yargı siyasallaşmıştır.

Siyasi iktidarın vekilleri de birkaç gün önce, ‘Yargıtay, yürütme, yasama da biz de’ dediler. O zaman yapacak bir şey kalmadı, ya hep birlikte biat edelim ya da hep birlikte bu ülkeyi terk edelim” diye konuştu.

“SAVUNMA, ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALINMALI”

Savunmanın da en önemli sorununun bu olduğunu dile getiren Başkan Av. Alpay Antmen, “Avukatlığın ekonomik sorunlarında bahsetmekten, yeşil pasaport, avukatlık kimliği, genç avukatlarını ezilmesi, CMK ücretlerinin çok cüzi miktarlarda ödenmesi veya KDV’si pırlantada sıfırken, ekmek, hava su gibi ihtiyaç olan hukuk hizmetlerinde yüzde 18 olmasını bir kenara bıraktık, aştık.

Avukatlar olarak kendimiz için hiçbir şey istemiyoruz. Ama bir şey var ki; hala savunma mesleği yargılama sürecinin önemli ayağı olduğu halde ikinci konumdadır. Anayasal güvence altında değildir. Avukatların olmadığı bir yargılama faaliyeti, ortaçağ’daki engizisyon mahkemesidir.

Ama 21. yüzyılda; yargılama faaliyetindeki en önemli özne; savunmadır, avukatlardır. Bu nedenle artık herkes avukatlık mesleğinin ve savunmanın ikincil konumda olmamasını sağlamak zorundadır. Halkımız bu konuda avukatların ve baroların yanında olmalıdır.

Savunma, adil yargılanma, insan, kadın, çocuk hakları diyoruz ama bunlar sadece avukatın değil, halkımızın avukatları. Halkımız da, onlar için kendilerini parçalayan avukatların yanında olmak zorunda. Çünkü bu haklar kaybedildiği zaman yapacak bir şey kalmayacak. Biz bu yolda inanç ve kararlılıkla yürüyoruz. Mersin Barosu olarak; demokrat, öncü bir baroyuz ve diyoruz ki; evrensel hukuk normları ne diyorsa, Türkiye’ye de o hakim olmalı” dedi.

“ÇOCUKLARA CİNSEL İSTİSMAR BU ÜLKEDEN KAZINACAK”

Türkiye’nin genel durumuna bakıldığında; kadın cinayetleri, çocukların cinsel istismarının göründüğünü de dikkat çeken Baro Başkanı Av. Antmen,  “Çocukların bir nefes daha fazla alması için hayatımızı feda ederiz. O çocuklara dokunan alçaklar şunu bilmeliler ki, bu toplumdan dışlanacaklar. Ne olursa olsun çocuğa cinsel istismar bu ülkeden kazınacak. Bunun için avukatlar ve barolar olarak sonuna kadar mücadele edecek ve yarın duruşma için Karaman’da olacağız. Hiç kimse o pis ellerini çocuklarımıza süremeyecek, ne pahasına olursa olsun” şeklinde konuştu.

“ÖTEKİLEŞTİRİRSENİZ, BARIŞI VE HUZURU YIKARSINIZ”

Ayrıca Türkiye genelinde şimdide ileri demokrasi derken, tam demokrasi tartışmaları yaşandığını söyleyen Av. Antmen, açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Yasama, yürütme, yargı bende’ diyerek, Türkiye’de demokrasiyi inşa edemezsiniz. Sizin dışınızdaki kişileri ötekileştirirseniz, ülkede ki barışı ve huzuru yıkarsınız. Türkiye Cumhuriyeti, Kurtuluş Savaşı’nda tüm toplum, doğusu batısı, kuzeyi güneyiyle sağladığı toplumsal konsesyüs ve anlaşma ile bugünlere gelmiştir. Bu kodlarla oynayamazsınız. Türkiye, laik hukuk devletidir ve öyle kalmalıdır.

“TÜRKİYE’NİN TEK EMNİYET SÜBABI BAROLARDIR”

Siyasi iktidara mensup milletvekilleri çıkıp, ‘Türkiye Barolar Birliği antidemokratiktir’, ‘Bir kısım barolar siyaset yapıyor’ diyorlar. Türkiye’de hukukun, demokrasinin, kuvvetler ayrılığı prensibine inanan parlamenter sistemin sübabı, tek güvencesi barolardır. Nisbi temsil ile baroların yapıları ile oynayıp, orayı da yandaş yapmak isteyenlere geçit verilmeyecektir.

Avukatlık Kanunu’nu siyasiler yapmamalıdır. Yeni bir kanun yapılacaksa bunu Türkiye’deki avukatlar, barolar ve barolar birliği yapacaktır. ‘Ben yaptım oldu denilerek’ kanun yapılmaz.

Nisbi temsil istiyorlar ise hodri meydan, milletvekilliği seçimlerinde bunu uygulamaya getirsinler. Mersin’deki 11 milletvekili 11 ayrı bölgede, 11 ayrı sandıkta, parti, lider suntasından ayrı olarak seçilsin.

Hukuk terazisi ile hiç kimsenin oynamaya hakkı yoktur. Hukukun, adaletin, yargının gözü bağlıdır. Hiç kimseyi tanımaz.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim