• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

''Basına Darbe Operasyonu Hukuka Aykırı''

''Basına Darbe Operasyonu Hukuka Aykırı''
Gümüşhane Bayburt Bölge Baro Başkanı Av. İsmail Taştan, 14 Aralık'ta özgür medyaya düzenlenen polis baskını ve gözaltılara tepki gösterdi.

Av. İsmail Taştan; "Bir gazetecinin bu şekilde yargılanmaması gerekir. Sizinle insanlar aynı düşünmek zorunda değillerdir. Bugün dünyada basına darbe operasyonu son derece tepkiyle karşılanmıştır. Dünya kamuoyu gittikçe otoriterleşen diktatörleşen bu anlayışı kınamışlardır. Bizler de kınıyoruz. Hukuka aykırı buluyoruz." diye konuştu.

Ülkemizde son dönemde bir algı operasyonu yürütülerek, dayanağı olmayan suçlamalar yapılarak bir takım hukuksuzlukların yaşandığını söyleyen Av. Taştan, ‘Kanunlarımızda terör örgütü kavramının içeriği bellidir. Bu kavramı herkes kendi kafasına göre istediği şekilde yorumlayamaz. Türk Ceza Kanunu’nda ve terörle ilgili yasalarımızda silahlı terör örgütü unsurları en ayrıntısına kadar izah edilmiştir. Ancak ülkemiz son dönemde bir algı operasyonuyla karşı karşıyadır. Farklı düşündüğü için sizleri desteklemedikleri için, sizinle aynı düşünmedikleri için bir takım gazetecileri silahlı terör örgütü kapsamında değerlendirerek önce gözaltına aldırıp akabinde tutuklamak ve adli kontrol kararıyla da olsa serbest bırakılmaları hukuka uygun değildir. Bu insanların gözaltına alınması da yanlış silahlı terör örgütü kapsamında ifade vermeleri de yanlıştır. Hukuki değildir. Evrensel hukuka da aykırıdır, bizim kendi yasalarımıza da aykırıdır. Burada hukuku keyfi olarak kullanan bir mekanizma oluşturulmuş, bu mekanizmanın da ben ileri ki yıllarda hukuka aykırı hareket ettiklerinden dolayı yargılanabileceklerini düşünüyorum. Özellikle Sulh Ceza Hakimliği kapsamında oluşturulan bu yeni hakimlikler aracılığıyla bilinçli, programlı bir takım hukuksuzluklar söz konusu düşüncesindeyim. Bu anlamda bir gazetecinin gözaltına alınması, yargılanması tutuklanması kesinlikle basın hürriyetine ifade özgürlüğüne demokrasiye hukuka aykırıdır. Bir gazetecinin bu şekilde yargılanmaması gerekir. Sizinle insanlar aynı düşünmek zorunda değillerdir. Bugün dünyada basına darbe operasyonu son derece tepkiyle karşılanmıştır. Dünya kamuoyu gittikçe otoriterleşen diktatörleşen bu anlayışı kınamışlardır. Bizler de kınıyoruz. Hukuka aykırı buluyoruz. Kesinlikle insanlar bu kavramlar nedeniyle bu suç isnatlarından dolayı gözaltına alınmamalıydılar. İfade de vermelerine gerek yoktu. Çünkü böyle bir tamemen baştan sona içi boş bir dosyayla karşı karşıyayız diye düşünmekteyim. Bu arada adli kontrol nedeniyle tahliye edilmiştir bazı gazeteci ve gözaltına alınan kişiler. Neticede son derece içi boş bir dosya. Adli kontrol kararı da verilmemeliydi." dedi.

İki köşe yazısı ve bir haberden dolayı silahlı terör örgütü yargılamasına değinen Av. Taştan, “Hukukumuzda delil kavramı suça göre farklılık arz etmektedir. Silahlı terör örgütü diye birilerine isnatta bulunuyorsanız, ortada silah olmalı, bomba olmalı, buna benzer somut bulgular olmalı. Bir gazetecinin yazısını silahlı terör örgütü kapsamında delil olarak kabul edilmesi dünyada mümkün değildir. Esasında bu işi yargılayan kişilerde bunun delil olarak kabul edilmeyeceğini bilmektedirler. Ancak ne hikmetse bizim anlayamadığımız sebeplere istinaden delil kabul edilip tutuklanmışlar ya da adli kontrol kararı verilmiştir. Son derece komik buluyorum. Son derece ülkem adına demokrasi adına üzüldüğümü belirtmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

Taha Akyol’un ‘Hukuk okuduğumuz konusunda okumadığımızı mı kabul edeceğiz. Biz başka hukuk mu okuduk.’ ifadesinin bu günler için yerinde bir ifade olduğunu belirten Av. Taştan, ‘Gazetecidir, köşe yazısı yazacaktır İfade özgürlüğü vardır. Kaldı ki bu yazılarda bir örgütü andıracak bir unsur göremedim. Maalesef ülkemiz adına, hukumuz adına üzülüyorum. Kısaca evrensel hukukta bunun yeri yoktur. Evrensel hukuk bu şekildeki hukuk garabetini korumaz. Bunların mutlak surette evrensel hukuktan geri döneceğini düşünüyorum. Şöyle ki bu insanlar bir algı operasyondan dolayı cezalandırılmış olsalar dahi bu işin Avrupa boyutu insan hakları mahkemesi vardır. Ben, İnsan Hakları Mahkemesine ya da Anayasa Mahkemesi’ne intikal etmesi halinde bu yanlışlığın düzeltileceğini umuyorum. Yaşananlar son derece üzüntü verici hukuk garabetidir diye değerlendiriyorum." şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim