• BIST 105.101
  • Altın 147,354
  • Dolar 3,4874
  • Euro 4,1874
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 28 °C

BAŞKANLIK SİSTEMİNİ NE KADAR BİLİYORUZ?

Av. Hakan YÜRÜR

Ülkemizde kamuoyunun son yıllarda ve özellikle son günlerde yoğun bir şekilde tartıştığı Başkanlık Sistemini vatandaş olarak ne kadar biliyoruz?

Öncelikle biz hukukçular olarak Başkanlık sisteminin kelime anlamını ve Anayasa Hukuku bakımından fonksiyonunu anlatmamız gerekmektedir.

Başkanlık sistemi nedir?

Başkanlık Sistemi; yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, Başkanın doğrudan halk tarafından seçildiği, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükümet sistemidir.

Başkanlık sistemi haricinde diğer sistemleri de bilmekte fayda var. Yarı Başkanlık ve Parlamenter Sistem.

Yarı Başkanlık Sistemi: Hükümet başkanı ve halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı arasında yürütme yetkilerinin paylaşıldığı, yasama ve yürütmenin işbirliği içinde çalıştığı kesin kuvvetler ayrılığının olmadığı bir hükümet sistemidir. Görüldüğü gibi Başkanlık sisteminde olduğu gibi bu sistemde de Cumhurbaşkanı genel oy ile halk tarafından seçilmektedir. Bu sistemde hükümet millet meclisi önünde sorumlu sayılmaktadır.

Parlamenter sistem ise Cumhurbaşkanının halk tarafından değil, genel seçimlerle iş başına gelmiş Meclis tarafından seçildiği, Cumhurbaşkanına sembolik yani diğer adıyla törensel görevlerin yüklendiği, Hükümet ile Cumhurbaşkanın iş birliği içinde ve Hükümetin Meclise karşı sorumlu olduğu sistemdir. Cumhuriyetin organları arasında kuvvetler ayrılığı bulunmaktadır, ancak görevsel işbirlik de bulunmaktadır. Meclis milletvekilleri Hükümet üyesi olabilir, parti üyesi ise parti üyeliği devam eder.

Başkanlık sitemi hangi ülkelerde, nasıl uygulanıyor?

Dünyada Başkanlık sistemini uygulayan ülkelerin sayısı 38. Bunlar arasında ABD, Venezuela, Güney Kore, Meksika, Panama, Filipinler, Kenya, Kıbrıs, Brezilya, Ermenistan, Arjantin ve Afganistan gibi ülkeler bulunuyor. Bunlardan dünyanın süper gücü olan ABD sistemin ana özelliklerini uygulamaktadır. Diğer ülkelerde küçük farklılıklar bulunmaktadır. Tıpkı ülkemizde şu an için, ne Parlamenter ne de Yarı Başkanlık sistemi olduğu gibi.

Başkanlık Sisteminin genel özellikleri

- Devlet başkanı öncelikle halk tarafından seçimle iş başına gelir. Seçimler daha önceden belirlenmiş, programlanmış tarihlerde yapılır. Başkanın istifası, ölümü, görevini yapamayacak derecede hasta olması dışında seçim tarihleri değişmez.

- Başkan yasa tasarısı sunamaz ancak; yasama kararını veto etme hakkı var. Tabi buradaki veto doğru kullanılan vetodur. Bizde kullanılan veto kelimesi yanlış olup, Cumhurbaşkanının doğrudan veto yetkisi yoktur, bizde kanunun geri gönderilmesi bulunmaktadır. Bu konu bir zamanlar Sezer-Ecevit tartışması olarak da ortaya çıkmıştı.

- Başkan belli bir süre içersinde görev almaktadır. Bu süre genelde 5 yıldır. Başkanın belirlediği kişiler doğrudan sekreter olarak göreve başlamaktadır. Sekreter işlev olarak Bakan konumundadır. Sekreter Başkan tarafından değiştirilebilir ve bunun için güvenoyu veya kurulun yenilenmesi gibi durumlar yoktur. Güvensizlik oyu ile Başkanı veya belirlediği sekreterleri görevden almak söz konusu değildir. Başkanın da meclisi feshetme gibi bir yetkisi yoktur.

- Sekreterler, Başkanın düşüncesine ve siyasetine göre hareket eder. Başkanın ancak sekreterlere, orduya ya da yürütme organından bir üyeye müdahalesi olabilir ancak mahkeme kararını reddetme ya da hâkimlere emir verme yetkisi gibi yürütme organı dışında kurum veya kişilere karşı müdahale imkânı yoktur.

Başkanlık sisteminin avantajlarını ele alırsak, halk tarafından seçim sonucu doğrudan yetki, birbirini engellemeyen Kuvvetler Ayrılığı, geniş yetkilerle donatılmış Başkanın hızlı karar alma ve uygulama mekanizması ve seçimler bakımından istikrar olarak dört avantajı bulunmaktadır. Buradaki istikrarı ekonomik anlamda istikrar değil, hukuki anlamda güvenoyu olmaması, seçimlerin düzenli olması anlamında kullanıyorum. Ekonomik ve siyasi anlamda ise görevinde istikrarlı bir biçimde 5 yıl boyunca kalan Başkan, her an görevden alınma ihtimali olan bir başbakandan daha çok istikrar sağlar.

Başkanlık Sistemine eleştiriler

a) Otoriter rejime olan eğilim

Akademisyenler, gazeteciler ve siyaset bilimciler tarafından demokratik olmayan bir sistem yaratma riskinin bulunduğu nedeniyle eleştiriliyor. Görev süresi boyunca, ölüm, istifa ve görev süresinin bitmesi dışında; güvensizlik oyu veya başkaca bir sebeple görevden alınamadığı için, Başkanın herhangi bir kişi, parti veya grupla işbirliği yapmama, ittifak kurmama veya uyum içinde olmama durumlarının yaşanması muhtemeldir. Başkan, kendi partisi dışındaki diğer partileri saf dışı edebilir. Hatta ihtimal olarak kendi partisini dahi terk edebilir. Başkanın, meclisi görmezden gelme ihtimaller arasındadır.

b) Kuvvetler ayrılığı

Bazı uyuşmazlık çıkan konularda, devletin değişik organları arasında istenmeyen tıkanıklara neden olabilir. Başkan ve meclis birbirlerini suçlayarak sorumluluktan kurtulmaya çalışabilirler. Birbirlerini feshedemeyen Başkan ve Meclis, kilitlenme durumuna gelebilmektedir.

c) Başkanlık değişiminde engeller

Başkan olan kişinin 4-5 yıllık görev süresi dolmadan görevden uzaklaştırılmasının çok zor olması bir başka eleştiri konusudur. Başkan göreve geldikten sonra tamamen uyumsuz, seçmeni tarafından sevilmeyen hale gelse de, yasama meclisinin tüm yasalarını veto etse de görevine devam etmektedir. Başkanı görevden almak neredeyse imkânsızdır. ABD dışında başkanlıkla yönetilen ülkelerde bu hale gelmiş başkanlar askeri darbe sonucu görevden uzaklaşmışlardır.

Başkanlık sisteminin Türkiye şartlarındaki uygulanabilirliği

Başkanlık sisteminde yürütme organı tek kişidir. Yani parlamenter sistemdeki gibi bir başbakan, bir de cumhurbaşkanı yürütmeden sorumlu değildir. Parlamenter sistemlerde görülebilen bir durum olan başbakan-cumhurbaşkanı çatışması, Başkanlık sisteminde görülmez. Yürütme görevi tek başına, başkana aittir. Dolayısıyla uygulanan politikaların olumlu sonuçlanmasında veya olumsuz sonuçlanmasında her halde Başkan sorumlu tutulacaktır.

Başkan belli bir süreliğine seçildiğine ve bu süre içinde güvensizlik oyuyla düşürülemediği için istikrarlı bir yönetime neden olur. Hükümet krizleri görülmez. Karar alma süreci hızlıdır. Çünkü yürütme yetkisi tek bir kişinin elindedir.

Başkanlık sisteminde de, parlamenter sistemde de yazılı kuralların uygulanmaması veya eksik uygulanmasından kaynaklanan hukuki ve siyasi sorunlar çıkabilmektedir. Bu tip sorunlar ”Check and Balance” adlandırılan, yani “Denge ve Fren” mekanizmasının işletilmesi aşılacaktır. Şöyle ki, Başkanlık sisteminin kabulü halinde ülkemizde muhtemel olan bu türlü sorunlar, yasama ve yürütme kuvvetleri arasında bir denge unsuru olabilecek güçlü ve bağımsız bir yargı kurumu, yerel yönetimlerin, merkezi yönetime karşı güçlendirilmesi, sivil toplum kuruluşları, referandum, medya, A.İ.H.M. AYM ve kamu denetçiliği gibi araçlarla gücün frenlenerek dengenin sağlanması suretiyle aşılabilecektir. Başkanlık sisteminin ekonomik kalkınma veya dikta rejimi getireceği gibi sonuçları tamamen uygulayıcıya bağlıdır. Şöyle ki, yasama meclisi ile Başkanın fikirlerinin çatışması ile tarafların meşruiyeti ve birbirlerini feshedememesi sonucu sistem tıkanabilecek veya fikir ya da karar ayrılığına düşülmeyecek ve kurumlar arası saygı olacak, sistem tıkır tıkır işleyecek. Bunlar tamamen uygulayıcılara bağlı olacaktır. Bu ihtimallerin salt Başkanlıkta değil her tür sistemde görülebileceği gayet açıktır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim