• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C

‘Baskı'nın Raporu: "Soruşturmaları Yayınlamak Yasak, Kitaplar Olağan Şüpheli"

‘Baskı'nın Raporu: "Soruşturmaları Yayınlamak Yasak, Kitaplar Olağan Şüpheli"
Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından finanse edilen ‘AB'ye Giriş Sürecinde Türkiye'de Yayınlama Özgürlüğü Raporu' geçtiğimiz hafta yayımlandı.

Hukukçu Tora Pekin tarafından hazırlanan 72 sayfalık raporda, son dönemde zirve yapan yayın yasağı, tutuklu gazeteciler, yayıncılara açılan davalar ve mahkemeler eliyle basına yapılan müdahaleler ayrıntılı bir şekilde ele alındı. AİHM içtihatları ve AİHS'ye sık sık atıf yapılan raporda, yayınlama ve ifade özgürlüğüne aykırı uygulamalar ‘Yayın yasakları', ‘Kuşatma altındaki gazetecilik', ‘Yargı muhalif basına karşı' başlıkları altında özetlendi. Son dönemde gazeteci ve yayıncılar hakkında açılan davalar incelenirken, özellikle attığı tweet'ler sebebiyle gözaltına alınan gazetecilere dikkat çekildi. Tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerektiği belirtilerek, soruşturmaları yayınlamanın yasak, kitapların da olağan şüpheli görüldüğünün altı çizildi.

Önemli soruşturmalara yayın yasağı

Raporda, gazeteciliği kuşatma altına alan en önemli sorunlardan birinin yayın yasakları olduğu vurgulandı. 2010'dan bu yana mahkemelerce toplam 149 yayın yasağı kararı alındığına dikkat çekilerek, bunlardan bazıları şöyle sıralandı: Roboski katliamı, 17-25 Aralık (yolsuzluk ve rüşvet) soruşturmaları, MİT TIR'ları, Bingöl'de şehit edilen polislerle ilgili soruşturma, şike soruşturması, Hakkâri'de 3 askerin şehit edilmesiyle ilgili soruşturma, 52 kişinin öldüğü Reyhanlı bombalı saldırısı, IŞİD'in konsolosluk baskını, Dışişleri Bakanlığı'ndaki dinleme, dört bakanla ilgili Meclis soruşturması.

Dava açılan ‘olağan şüpheli' kitaplar

Raporda son dönemde yayınlanan ve hakkında dava açılan kitaplara da ‘Olağan şüpheliler olarak kitaplar' başlığı altında yer verildi. Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım'ın şikâyetleriyle açılan tazminat cezaları ve ceza davalarıyla karşılaşan kitaplara örnek olarak şunlar gösterildi: Gezi Fenomeni, Yüzde On: Adil Düzenden Havuz Düzenine, Hırsız Vaaar, Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda, Din ve Siyaset, Kayıp Sicil/Erdoğan'ın Çalınan Dosyası, Big Boss.

Yargı, muhalif basına karşı

Raporda, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruştur­maları sonrası gazeteci ve yazarlara açılan soruşturma sayısının katlandığına da dikkat çekildi. Dosyalarda bir şekilde adı geçen siyasetçi, bürokrat ve işadamlarının avukatları aracılığıyla soluğu basın savcı­lığı kalemlerinde aldıkları kaydedilirken, soruşturma dosyaları ile ilgili yapılan yayınların tamamının son derece sistematik bir biçimde şikâyet konusu yapıldığı belirtildi. İfade özgürlüğünün kuşatma altında olduğu da şöyle dile getirildi: “Bu şikâyetlere gazetelerin olağan yayınlarına karşı yapılan di­ğer şikâyetler eklenince ortaya çıkan sayılar, Türkiye'de ifade özgürlüğünün nasıl bir kuşatma altında olduğunu gösteren çarpıcı bir hale geliyor.”

Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalı

Raporda dikkat çekilen bir diğer konu da tutuklu ve hükümlü bulunan gazeteciler oldu. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu'nun tesbitine göre 3 Mart 2015 tarihi itibarıyla cezaevlerinde 22 tutuklu ve hükümlü gazetecinin olduğuna dikkat çekildi. Tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerektiği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı: “Eylemi düşünce açıkla­masından ibaret olan tüm tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması ve ileriye dönük olarak hapis tehdidinden kurtulmaları gerekiyor.”

Erdoğan'a hakaretten 8 kişi cezaevinde

Raporda, siyasilere ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret iddiasıyla verilen cezalara da yer verildi. Erdoğan'dan önce görev yapan Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül zamanında cumhurbaşkanına hakaretten tek bir kişinin dahi cezaevine girmediğine dikkat çekilerek, “Erdoğan döneminde ise aradan geçen kısa sürede 8 kişi, attıkları tweet'ler ya da sloganlar nedeniyle tutuk­lanarak cezaevine gönderildi.” denildi. Ardından şu tespitte bulunuldu: “Tek bir cümlenin hatta sözcüğün dahi tutuklanmaya yol açtığı bir ortamda, araştırmacıların, yazarların ve yayıncıların kendilerini özgür hissetmeleri mümkün değildir.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim