• BIST 90.383
  • Altın 144,353
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C

Başsavcılık "Kadın İki Evlilik Yapmış" Dedi, Tecavüzcüye Beraat İstedi

Başsavcılık "Kadın İki Evlilik Yapmış" Dedi, Tecavüzcüye Beraat İstedi
Yerel mahkemece 8 yıl hapisle cezalandırılan bir tecavüz sanığına ilişkin dosyanın temyizinin ele alındığı Yargıtay'da, Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri kan dondurdu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 35 yaşındaki tecavüz mağduru kadının, "daha önce iki evlilik yapmasını ve çocuk sahibi olmasını", "üniversite 4. sınıftan terk olmasını" ve "yeni tanıştığı ve elinde bira bulunan bir erkeğin evine gitmesini", rızası bulunduğunun göstergesi saydı ve sanığın beraatini talep etti.

İstanbul'da internette tanıştığı erkekle buluşan bir kadın, "Bir şey almak için eve uğramam lazım" diyen adamın ısrarı üzerine onunla evine girdi. Kadının evden ayrılmak istemesi üzerine zor kullanan adam, fiziksel şiddet uygulayarak kadına tecavüz etti ve ilişki sırasında fotoğraflarını çekti. Çektiği fotoğraflarla kadına şantajda bulunan sanık hakkında, kadının şikayeti üzerine "müştekiyi hileyle kandırarak, cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun kıldığı ve zorla cinsel saldırı ve şantaj" suçundan kamu davası açıldı.

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık, 8 yıl hapisle cezalandırıldı. Yerel mahkeme sanık hakkında takdiri indirim hükümlerini uygulamadı.

Kararda, kadının kendi rızasıyla sanıkla buluşmasının ve kandırılarak sanık tarafından eve alınmasının, bu aşamalarda sanığa karşı tepki göstererek çevreden yardım istememesinin kadının sanıkla cinsel ilişkiye girmeyi istemesi sonucunu doğurmadığına işaret edildi.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 14. Ceza Dairesi de yerel mahkemenin kararını onadı.

BAŞSAVCILIK BERAAT İSTEDİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise karara itiraz etti. Başsavcılığın itirazında, sanığın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının yasal unsurları oluşmadığından, eylemlerin katılanın rızası dışında meydana geldiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatına karar verilmesi istendi.

Başsavcılığın itiraz gerekçesinde, "Katılanın 35 yaşında, üniversite 4. sınıftan terk, daha önce iki evlilik yaptığı ve çocuğunun olduğu, bir temizlik şirketinde yönetici olarak çalıştığı dikkate alındığında eğitim ve kültür seviyesinin, içinde bulunduğu şartları ve olayları anlama ve gerekli davranışları gösterme kabiliyeti yönünden yeterli olduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır" denildi.

Kadının, suç tarihinde bir internet sitesinde saat 13.00'te tanıştığı sanık ile aynı gün saat 15.00'te buluştuğu belirtilen gerekçede, sanık ile katılanın aynı gün tanışıp 2 saat içinde bir araya geldiği ve birlikte sanığın evine gittikleri anlatıldı. Gerekçede, şu görüşler savunuldu:

"Her ne kadar katılan, rızası dışında sanık tarafından evinde işi olduğu gerekçesiyle kandırılarak eve girdiğini iddia etse de katılanın eğitim ve kültür seviyesi dikkate alındığında böyle bir teklif karşısında daha önceden tanımadığı ve elinde bira bulunan sanığın evine girmeme kabiliyetine, girdikten sonra ise şehir merkezinde bulunan evde sanığın cinsel saldırısı karşısında bağırarak yardım isteme ya da direnme yeteneğine sahiptir. Buna rağmen, bunlardan hiçbirini yapmadığı, üzerindeki giysilerde yırtılma izi bulunmadığı, vücudunun hassas bölgelerinde darp, cebir izine rastlanmadığı, aldığı rapordaki ekimoz izlerinin cinsel ilişkiden kaynaklı sevişme izleri olabileceği dikkate alındığında tam tersine eylemlerin kadının isteğiyle gerçekleştirildiğine ilişkin bir görüntü oluşmuştur."

Delillerin kadının beyanlarından kuşku duyulmasını gerektirir nitelikte olduğu savunulan gerekçede, doktor raporlarında cinsel saldırıya ilişkin bir bulgunun elde edilememesi, sanığın rızaya dayalı cinsel ilişkide bulunduğunu söylemesi ve kadının eğitim, kültür seviyesi dikkate alındığında rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine ve zorla alıkonduğuna dair kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı öne sürüldü.

Başsavcılığın gerekçesinde, şüpheden sanığın yararlanacağı prensibi doğrultusunda sanığın beraatına karar verilmesi, 14. Ceza Dairesinin onama kararının kaldırılarak hükümlerin bozulması istendi. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, onama kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek Başsavcılığın itirazlarını yerinde görmedi. Bunun üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gündemine geldi. Kurul, Başsavcılığın itirazını reddetti.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim