• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -1 °C

Batman Barosu: “Evi Yıkılan, Zarar Gören İnsanların Şikayetleri Savcılıklarca Kabul Edilmiyor”

Batman Barosu: “Evi Yıkılan, Zarar Gören İnsanların Şikayetleri Savcılıklarca Kabul Edilmiyor”
Batman Barosu, ‘5 Nisan avukatlar’ günü nedeniyle kutlama yerine basınla bir araya geldi.

Baro Başkanı Av. Ahmet Sevim: “Bizler avukat olmanın yanı sıra aynı zamanda insan hakları savunucularıyız. Bu nedenle toplumsal meselelerin şiddet dışı yöntemlerle ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini savunuyoruz” dedi.

AVUKATLAR BURUK

‘5 Nisan Avukatlar Günü’ nedeniyle Batman Barosu, Mado’da basınla kahvaltıda bir araya geldi. Batman Barosu Başkanı Av. Ahmet Sevim ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda bölgede yaşanan son sürece dikkat çekildi.

Avukatlar gününde etkinlik yapmayacaklarını belirten Baro Başkanı Av. Sevim: “Kürt meselesinin barışçıl yollarla çözülmesi konusunda büyük bir toplumsal mutabakat ve destekle yürüyen çabaların akamete uğrayarak çatışmalı ortama dönülmesi, başta yaşam hakkına dönük ve hayatın tüm alanlarını olumsuz etkileyen ağır hak ihlallerinin yaşandığı, Diyarbakır Baro Başkanımız Av. Tahir Elçi’nin görevi başında hak arayışında iken katledilmesi ve birçok meslektaşımızın mesleki faaliyetleri nedeniyle saldırıya uğraması, gözaltına alınması ve tutuklanması nedeniyle bu yıl kutlama yapmayacağız” dedi

“YIKILAN EVLERİN  HER BİRİ ADLİ VAKA”

Bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle yıkılan her evin ayrı bir adli vaka olduğuna işaret eden Av. Sevim, şöyle konuştu: “Çatışmaların sürdüğü bölge illerinde sık sık incelemelerde bulunuyoruz. Ne yazık ki yıkılan evlerin her biri ayrı adli vaka olmasına rağmen şikayeti kabul edecek Adli merci yok. Evi yıkılan, zarar gören insanların şikayetleri Savcılıklarca kabul edilmiyor. Hükümetin bu konuda bir an önce adım atması kaçınılmazdır.”

“HUKUKİ GÜVENCE KALMADI”

AvSevim, şöyle devam etti: “Bizler avukat olmanın yanı sıra aynı zamanda insan hakları savunucularıyız. Bu nedenle toplumsal meselelerin şiddet dışı yöntemlerle ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini ilkesel olarak savunuruz. Kürt meselesi bağlamında temel hak ve hürriyetlerin savunusu da, bu haklara yaklaşım da şiddet ve güç gösterisi sarmalına hapsolmuştur. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle yargının toplumsal sorunları çözme ve böylelikle toplumsal barışa katkı sağlama rolünün tam aksine, sorunlara kaynaklık eden yapısı nedeniyle, Türkiye’de hiç kimsenin hukuki güvenliğinin kalmadığını açıkça belirtmek isteriz. Yargının, yakın tarihin olağanüstü rejimlerinden miras kalan yapısal sorunlarına günümüz sorunları da eklenmiştir.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE KEYFİ SINIRLAMALAR”

Son dönemde basına yönelik karartmalara da dikkat çeken Av. Sevim: “Demokratik denetim mekanizması ve halkın haber alma hürriyetini direkt ilgilendiren basın özgürlüğünün hiçbir yargısal karara dayanmayan keyfi sınırlamalara, karartmalara maruz kalması, basın mensuplarının hukuksuz gözaltı ve yargılamalara tabi tutulması son dönemin temel sorunlarından biridir. Tamamen düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gereken ve hiçbir şiddet çağrısı yapmayan düşünce beyanlarının adeta talimatla ceza takibine konu edilmesi ve sadece bu beyanlardan dolayı bireylerin tutuklanmasının yarattığı iklimde yeni Anayasa tartışmalarının yapılması oldukça zorlaşmıştır” diye konuştu.

Batman Çağdaş

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim