• BIST 96.636
  • Altın 144,667
  • Dolar 3,5715
  • Euro 4,0214
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

"Bayrağımıza Saldırının Bizi Götüreceği Yer IŞİD'li Ortadoğudur"

"Bayrağımıza Saldırının Bizi Götüreceği Yer IŞİD'li Ortadoğudur"
Ankara Barosu'ndan son dönemde yaşanan gelişmelerle ilgili yapılan Basın Açıklaması'nda, "Cumhuriyetimizin daha önce karşılaşmadığı bir durumla yüzleşmesi gerektiğini göstermektedir." denildi.

"Parti liderlerinin nefret söylemine ulaşan miting konuşmaları ile bir yerel seçim olmaktan çıkıp kirli bir genel seçime dönüşen Mart 2014 sonrasında yaşanan gelişmeler, Cumhuriyetimizin daha önce karşılaşmadığı bir durumla yüzleşmesi gerektiğini göstermektedir.

Gerginlik siyaseti yürüten ve artık bundan vazgeçemeyen veya belki de daha kötüsü vazgeçmeyi düşünmeyen siyasi liderler, milletimizi bir arada tutan bağlara, dokuya zarar vermeye başlamışlardır. Özellikle mezhepsel söylemler geliştirerek sürekli olarak bir kesimi hedef haline getiren bir algı yönetimine gidilmesi, başarısız dış politika maceralarının sorumluluğunun dahi iç siyasete aktarılmaya çalışılması, Cumhuriyetimizin varlığını tehlikeye düşürmüştür.

Bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün ve birliğimizin sembolü olan bayrağımıza yönelik Diyarbakır’da gerçekleşen saldırı, bu anlamda, ciddi bir uyarı işareti olmalıdır. Bütün millete mal olmuş, herkesin kendine ait bir değer, duygu bulduğu, bir mezhebi, bir etnik grubu değil tüm Türkiye’yi kapsayan, hepimizin onur ve gururu olan bayrağımızın hedef haline getirilmesi, sorumsuzca sarf edilen söylemlerin bir sonucudur.

Nitekim, ülkemizde mezhepsel farklılıkları körükleyen mevcut siyasi yapının, komşu ülkelerde kendine yakın gördüğü için başlangıçta desteklediği bazı terör gruplarının bugün geldikleri nokta karşısında ne yapacağını bilemez bir hale gelmesi, çaresizleşmesi, kimsenin dikkate almadığı kalıp beyanlar dışında bir söz söyleyememesi, eylemde bulunamaması; düşündürücüdür. Birleştirici olmak yerine ayrıştırmaya yönelen, kendi kimliğini bütün topluma zorla kabul ettirmeye çalışan siyaset, bugün Irak’ı yaşanamaz bir yer haline getirirken, Musul’un, ilk icraatı kadınları eve hapsetmek olan bir cihat örgütü tarafından ele geçirilmesi -nedense- dünyayı şaşırtmıştır.

Benzer şekilde, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde yakın zamanda yapılan seçimlerde, yabancı/göçmen karşıtı partilerin elde ettiği ciddi başarı da şaşırtıcı olmuştur. Oysa, demokrasi, hukuk ve adaletten uzaklaşılan her dönemde olduğu gibi, insanların suçlu aradığı zamanlarda “yabancılar” doğrudan hedef haline gelmekte, toplumlar içine kapanmakta, gerçeğin yerini kurgu, adaletin yerini güç almaktadır.

Terörün, savaşın kucağına düşmek istemiyorsak, gerçek bir dünya lideri olan Atatürk’ün izinde, evrensel barış, demokrasi ve hukuk için, bugün sesimizi yükseltmeli, ayrıştığımız değil birleştiğimiz bir Türkiye’yi savunmalıyız. Seçim kazanmak için milleti bölen, gerginlikten beslenen, demokrasi ve hukuku araçsallaştıran kişi ve kurumların olumsuz etkileri kırılmadığı taktirde, Cumhuriyetimizin bütün kazanımları yok olacaktır.

Varlığını Cumhuriyete, demokrasi ve hukuka borçlu olan Ankara Barosu, tehlikenin farkındadır. Giderek otoriterleşen siyasi iktidarı uyarmayı adalet ve hukukun gereği gören Ankara Barosu ve avukatları, algı yönetiminin karşısında gerçeği, gücün karşısında eşitlik ve sosyal adaleti savunmakta bir an için bile tereddüt etmeyecektir.

Saygılarımızla"

ANKARA BAROSU

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim