• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C

Bekir Bozdağ'dan Aileyle İlgili Tartışılacak Sözler

Bekir Bozdağ'dan Aileyle İlgili Tartışılacak Sözler
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, aile içi şiddet vakalarında devletin, kadınla erkeğin arasına girmesinin ne kadar doğru olduğunun, kadın örgütlerinden çekinmeden tartışılması gerektiğini söyledi.

Bakan Bozdağ, "Acaba kadınla erkeğin yuvasını kurtarmasına, şiddetin son bulmasına, aile birlikteliğinin daha iyi hale gelmesine mi katkı sağlıyor, yoksa bu uygulamalar kadın ve erkeği bir araya getiremez hale mi getiriyor?" diye sordu.

Sheraton Otel'de düzenlenen Türk Hukuk Sisteminde Aile Çocuk Kadın Çalıştayı'nın açılışında konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, toplumda yaygınlaşan şiddetin ana sebeplerinden birinin de aile ocağının, aile okulunun, ana-babanın çocukları yetiştirme konusundaki verdikleri eğitimin zayıflaması olduğunu dile getirdi ve bu konuda da ciddi tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.

AK Parti hükümetleri döneminde yaptıkları düzenlemelerle işin üzerinin örtülmesi, polisin araya girip işi tatlıya bağlaması gibi durumlara son verildiğini anlatan Bozdağ, kadına karşı şiddete ilişkin kayıtların da daha sağlıklı hale geldiğini bildirdi.

Bakan Bozdağ, uygulamaların tartışılması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Aile içi şiddetin kadınla erkek arasındaki uyuşmazlıklarda devletin bu kadar polisiyle, askeriyle, hakimiyle, psikoloğuyla, sosyal çalışmacısıyla, uzmanıyla bu kadar kadınla erkeğin arasına girmesi ne kadar doğru? Acaba kadınla erkeğin yuvasını kurtarmasına, şiddetin son bulmasına, aile birlikteliğinin daha iyi hale gelmesine mi katkı sağlıyor, yoksa bu uygulamalar kadın ve erkeği bir araya getiremez hale mi getiriyor? Bunun üzerinde ciddi olarak durmamız lazım. Bazı kadın örgütlerinin eleştirilerinden çekinmeden durmamız lazım. Evden uzaklaştırma cezası verdiğimiz kadın veya erkeğin kaçı daha sonra bir araya geldi, yuvasını bir arada tuttu? Kaçı şiddete son verdi? Bunların kaçı cinayetle sonuçlandı? Kaçı daha ağır suçlar işlenmekle sonuçlandı? Bizim bu uygulamanın sonuçlarını mutlaka görmemiz lazım. Bir iş yapıyoruz, niyetimiz güzel, kadını, aileyi korumak. İyi niyetli atılmış adımlar ama attığımız adımlar niyetimize uygun sonuçlar ortaya koyuyor mu, koymuyor mu? Bence bunu bütün tartışmalardan, eleştirilerden, baskılardan ari şekilde tartışmamız, masaya yatırmamız gerekmektedir. Eğer bunu baskıdan uzak tartışamazsak o zaman 'falanlar şunu der' düşüncesiyle aileye de kadına da erkeğe de çocuğa da zarar veren uygulamaları biz etrafın baskısıyla yürürlükte tutarız. O nedenle diyorum ki, bu konularda ideolojik yaklaşım yerine objektif bir yaklaşıma gerçekten ihtiyacımız var."

Çalıştayın bu konularda da objektif bir yaklaşım ortaya koyacağına inandığını belirten Bozdağ, önemli sonuçlar beklediğini söyledi.

"Yasal düzenlemelere rağmen suç azalmıyor"

Kadına yönelik konularda AK Parti hükümetleri döneminde ciddi adımlar atıldığına işaret eden Bozdağ, kadın erkek arasındaki eşitliği hayata geçirmekle devleti yükümlü kılan bir anlayışın 2004'te Anayasa'ya girdiğini hatırlattı.

Kadına yönelik cinayetlerle eşe ve kardeşe karşı cinayetleri de nitelikli cezalandırmanın kapsamı içine alan bir başka adım atıldığını bildiren Bozdağ, bunun da "kadına karşı cinayetlerle ilgili neler yapılabilir" tartışmalarının hukuk sistemine somut yansımalarından biri olduğunu ifade etti. 

Bozdağ, kadına karşı şiddetin resen takibi gerekli suçlar içine konulduğunu, aile içi tecavüzün suç sayıldığını, cinsel saldırı suçlarının ağır cezai yaptırımlara bağlandığını, infazının da terör suçlarına uygulanan infazla aynı hale getirildiğini dile getirdi.

Bütün bu düzenlemelerin bu alandaki suç işleme oranını düşürmediğini belirten Bozdağ, şöyle devam etti:

"Onun için bu konunun sadece cezaları artırarak, infazı artırarak halledilebilecek konular olmadığını buradan bir kez daha ifade etmek isterim. 'Her olay olduğunda en ağır cezayı verelim' demek bu olayları sona erdirmez. Çünkü bizim hukukumuzda idam yok, yerine ağırlaştırılmış müebbet var. Eşe, çocuklara, kardeşe karşı işlenen cinayet zaten idam cezasının mukabili. En ağır cezayı alıyor. Gene devam ediyor mu? Gene devam ediyor. Onun için burada mutlaka cezalar olmalı, caydırıcı olmalı ama onun yanında da ceza ve suç politikası dışında başka politikalarla nasıl suçun işlenmesini önleriz azaltırız, onun üzerinde bence cezadan daha fazla durmamız lazım."

Cezanın suçtan sonra devreye girdiğine işaret eden Bozdağ, suç işlenmeden önce devreye girmesi gereken mekanizmaların önemini vurguladı.

"İyi hal indirimi devam edecek ama uygulama düzeltilmeli"

Ceza uygulamasında mahkemelerin iyi hal indirimi yapma tartışmalarının geçmişten beri yapıldığını, gelecekte de yapılacağını belirten Bozdağ, şöyle konuştu:

"Cezanın bireyselleştirme yetkisini mahkemenin elinden aldığımız takdirde o zaman ortaya çıkan sonuçlar belki daha farklı olumsuzluklara neden olabilir. Onun için cezanın bireyselleştirilmesini hakime bırakmamız lazım, mahkemeye bırakmamız lazım, Yargıtaya bırakmamazı lazım. Onların yapması daha doğru olandır ama kanunun bu bireyselleştirmenin ana ilkelerini doğru şekilde ortaya koyması gerekiyor. Şahsi kanaatim odur ki Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu birlikte değerlendirildiğinde bireyselleştirmeyle ilgili kurallar gerçekten yeterli kurallar. Problem uygulamada. Yargıtay Başkanım da burada, Aile Bakanım da güzel ifade ettiler, bir yargılanan kişi traşı, kıyafeti, duruşu nedeniyle ceza indirimi alıyorsa o zaman ceza kanununun ilgili bireyselleştirme maddesi bence o mahkeme, o hakim tarafından doğru uygulanmıyor demektir. Orada kastedilen jilet traşı olana indirim yap veya kravat takana indirim yap şekli değil ki. Adil olmak için kararın adaletli, hakkaniyetli olması için, bireyselleştirirken nelere dikkat edeceğini ortaya koyuyor."

Bakan Bozdağ, uygulamada çok farklı sonuçlar ortaya çıktığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Ben Yargıtayımızın ortaya koyacağı yeni içtihatlarla bu uygulamaya yeni bir yön verebileceğine inanıyorum. Eğer Yargıtayımız bu noktada yeni bir yön vermezse o zaman belki şunu yazabiliriz, 'kılık, kıyafetine, duruşuna bakarak, cezada indirim yapılamaz.' Ama bu da gülünç bir şey. Ceza kanununa böyle bir şey yazmak, hakimlere karşı, Yargıtaya karşı çok hoş bir düzenleme olmayacağı kanaatindeyim. Onun için uygulama bunu düzeltirse bundan büyük bir memnuniyet duyarız. Yargıtayımızın bu noktada vereceği bazı kararlarla uygulamadaki pek çok aksaklığın düzgün hale gelmesine katkı sağlayacağına yürekten inandığımı ifade etmek isterim."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim