• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -5 °C

Beş Soruda Dağlıca

Beş Soruda Dağlıca
Genelkurmay Başkanlığı'nın 24 saat gecikmeli yaptığı açıklamasına göre 16 askerin şehit olduğu Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Dağlıca'da dünkü saldırı bir ilk değildi.

Kamuoyu bu bölgenin adını 2007'de PKK'nın düzenlediği bir saldırı sonucu, resmi rakamlara göre 12 askerin hayatını kaybetmesinden beri sık sık duyuyor.

Peki Dağlıca'nın coğrafi koşulları ne? Sivil yaşam çatışma ortamında nasıl devam ediyor? Türk Silahlı Kuvvetleri ve PKK için neden önemli?

1- Dağlıca neden tehlikeli bir konumda?

BBC Türkçe'de yer alan habere göre, Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı, denizden 1400 metre yükseklikte olan Dağlıca köyünün etrafını 3 bin metre yükseklikteki dağlar çevreliyor. Kuzey Irak sınırının sıfır noktasında bulunuyor.

Daha önce bir jandarma karakolu bulunan köye ilk kez 1994 yılında 400 ila 600 askerden oluşan bir tabur yerleştirilmiş, buradan operasyonlar yapılmıştı.

Bu taburu yerleştiren dönemin Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanı, emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, BBC Türkçe'ye bölgeyi "Bir kuyu hayal edin, ama bu kuyunun tabanı ve ağzı geniş olsun. Siz tabandasınız. Kuyunun ağzında da etrafı çevrili, dağlar, kayalıklar, yükseltiler var. Orada da PKK var" diye tarif ediyor.

2- Dağlıca'ya yapılan başlıca saldırılar nelerdi?

Anadolu Ajansı'nın derlediği bilgiye göre dünkü saldırı hariç, köydeki askeri birliğe bu yıl toplam 19 saldırı yapıldı.

Bölgede son olarak 14 Ağustos'ta dört asker hayatını kaybetmiş, 5 asker yaralanmıştı.

Bu yılki çatışmalarda bir de sivil hayatını kaybetti, biri yaralandı.

Dağlıca denilince akla ilk gelen saldırılardan birisi bundan yıllar önce, Ekim 2007'de gerçekleşti.

PKK'nın saldırısında 12 asker hayatını kaybetmiş, 16 asker yaralanmış ve 8 asker kaçırılmıştı. Bu askerler daha sonra serbest bırakılmıştı.

Daha yakın tarihte, 2012 yılında ise Haziran ayında köydeki Yeşiltaş Karakolu'na düzenlenen saldırıda 8 asker hayatını kaybetmiş, 16 asker yaralanmıştı.

PKK bir ay önce de Dağlıca köyü ile tabur komutanlığı arasındaki ulaşımı sağlayan Şehri köprüsüne bombalı saldırı düzenleyerek köprüyü tahrip etmişti.

3- Dağlıca TSK için neden önemli?

BBC Türkçe'ye konuşan emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, Dağlıca'yı çevreleyen dağlarda PKK'nın olduğunu ve bu bölgenin aynı zamanda Kuzey Irak'taki PKK kamplarına geçiş güzergahı üzerinde olduğunu belirtiyor ve şöyle açıklıyor:

"Oranın doğusu İkiyaka Dağları'na açılır. Batısı Oramar'a açılır. Oramar'da PKK'nın boşalttığı beş köy vardır, bizim Alandüzü dediğimiz yer. Beş dağın arasında PKK'lılar yaşar. Orası bir vadiyle Kuzey Irak'taki Avaşin kampına bağlıdır. Dağlıca çok kritik bir mevkidir. Hem İkiyaka dağları, hem Oramar hem de Oramar'ın hemen aşağısında, 8-10 kilometre ötesindeki PKK'nın Kuzey Irak'taki kampı nedeniyle."

4- Dağlıca PKK için neden önemli?

1999 yılında Abdullah Öcalan'ın isteğiyle PKK'dan Türkiye'ye teslim olan sekiz kişiden biri olan Demokratik Toplum Kongresi'nden Seydi Fırat, BBC Türkçe'nin bu sorusunu yanıtlarken "Dağlıca birincisi stratejik bir yerdir, Gever (Yüksekova) ve Hakkari'ye açılan bir yerdir. Devlet de orayı stratejik bir alan olarak görüyor. Önemli bir gücü orada barındırıyor" diyor.

Burasının PKK için geçiş alanı olarak önemli olduğunu belirtiyor.

Dün yapılan saldırının nedenini sorduğumuzda ise: "Bu olaylar başladığında bir temkinlilik vardı. Ama son zamanlarda herhalde şöyle bir durum var: Komando tugaylarının yerleştirilmesiyle bir güç yığınağı oldu. Bu güç yığınağına bir tepki olarak bunun olduğunu düşünüyorum. Orası askerleşince, buna bir tepki olmuş olabilir. Benim tahminim bu."

Bölgede kaç PKK militanı olduğunu sorduğumuzda ise, "PKK'liler dinamiktir. Sayı çoğalabilir, azalabilir. Kesin sayı vermek mümkün değil. Bilgi sahibi de değilim" diye yanıtlıyor.

5- Bölgede sivil hayat nasıl etkileniyor?

Ağabeyi Dağlıca'ya iki köy uzaklıktaki Doğlu köyünde yaşayan Ayşe Düzen Atam, bölgede telefon hatlarının kesik olduğunu ve yakınlarından nadiren haber alabildiklerini söylüyor.

İstanbul'da yaşayan Atam'ın BBC Türkçe'ye verdiği bilgiye göre, bir aya yakın zamandır ulaşım ancak yürüyerek yapılabiliyor.

Atam, "Bir aya yakın oldu abimler kazaya yürüyerek gidip geliyorlar. Arabalar çalışmıyor" diyor.

Ancak Yüksekova merkeze geldiklerinde telefonla konuşabildiklerini söyleyen Atam, "Elektrik ve telefon bir aydan uzun süredir kesik. Ben de Yüksekova'da oturan kardeşlerimle konuşuyorum ancak. Demin aradım. Şartlar çok kötü diyorlar" diye anlatıyor durumu.

Ağabeyinin yanı sıra, köyde çok sayıda akrabası olduğunu söyleyen Atam, "Biz hakikaten bıktık. Can güvenliğinden endişe ediyorum. Yediğimiz lokma geçmiyor boğazımızdan" diye aktarıyor hissettiklerini.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim