• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C

"Bilgili, Donanımlı, Cesur Ve Bağımsız Olmalıyız"

"Bilgili, Donanımlı, Cesur Ve Bağımsız Olmalıyız"
Kütahya Barosu Başkanı Av. Ahmet Atam, 2015-2016 Adli Yıl açılışının ilk günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Av. Atam'ın mesajı şöyle:

Adalete ve hukuka duyulan güvenin artacağı hukukun üstün olacağı, insan hak ve özgürlüklerinin arzulanan seviyeye geldiği ve tüm yurttaşların bundan eşit olarak nasibini aldığı, demokrasinin temel ilkelerinin hüküm sürdüğü bir adli yıl geçirmemizi dileyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Bizim en öncelikli görevlerimizden biri hukukun üstünlüğünün sağlanması ve keyfiliklerin önlenmesidir. Bu nedenle Misyonumuzun bizi toplumdan koparmasına izin vermemeliyiz. Vizyonumuz, kendi bireysel alanımızın dışına çıkıp, toplumsal alana yönelmek olmalıdır. En önemli dayanağımız da Baromuzdur, mesleki dayanışmamızdır. Bu, mesleğin saygınlığının gereğidir. Ve en önemlisi, bizler bu ülkenin hukukçularıyız. Bilgili, donanımlı, cesur ve bağımsız olmalıyız. Evet, bağımsız olmalıyız. Hiç bir kişinin, grubun ya da siyasi oluşumun etkisinde kalmadan adaletin tecellisi, Hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve her tür hukuksuzluğa karşı dik bir duruş sergileyerek doğrunun ve haklının yanında olmalıyız. Her ne kadar bir serbest meslek kuruluşu olsak da, belirttiğim bu hususlar mesleki menfaatlerimizin korunmasının dahi önünde yer almalıdır. Bizler, kamusal faaliyetlerimizi önemsemeliyiz. Kabuğuna çekilmiş, toplumdan uzak, sosyal konularda duyarsız kalarak kurumsal bir ciddiyet sağlanamayacağının farkına varmalıyız. İçinde bulunduğumuz toplumun hassasiyetlerine gözünü ve kulağını kapamış bir avukatın mesleki itibarının sağlanamayacağı gibi, topluma karşı olan ve Avukatlık Yasasında sayılan görevlerini de yerine getiremeyeceği açıktır. Bunların sağlanması ancak vatandaşla hemhal olmaktan, sosyal projelerde yer almaktan vatandaşın derdi ile dertlenmekten, onlara ışık tutmaktan, onların sesi olmaktan geçer. Biz hukukçular yaptığımız görevi sadece ailemizin infak ve iaşesini sağlamak için yaparsak, avukatlığı sadece bir meslek ve rızık kapısı olarak görürsek, hiçbir idealimizi gerçekleştiremeyiz.

Gerçekleştiremediğimiz ideallerimiz de toplumun sağır, dilsiz ve vurdumduymaz olmasına neden olur. Gerçekleştiremediğimiz, emek vermediğimiz, mücadelesini yapmadığımız her bir ideal bizlere birer vebaldir. Biz avukatlar bilgi ve becerilerimizi halkın yararına sunmalı, bu bilgimizle hukukun üstünlüğü ve insan haklarının savunmanı olmalı, sessiz kalmamalıyız. Devamlı olarak biz hukukçuların son derece onurlu bir mesleği icra ettiğinden bahsediyoruz. Bu nedenle hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi ve demokratik kurumlarımızın eksikliklerinin giderilmesi için azimle, yılmadan tüm olumsuzluklar karşısında dahi sonuna kadar hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını, insan haklarını ve savunmanın kutsallığını dile getirip bu kavramlara işlerlik kazandırmak, hukuku korumak ve en önemlisi de keyfiliklerle savaşmak ve aksaklıklarla mücadele etmek zorundayız. Aksi halde, hukukçuluğumuz sadece karnımızı doyurmamıza yarayan bir meslekten ileri gitmeyecektir.

Bizler, hukuk devleti mücadelesinde ve hukukun üstünlüğünün tesis edilmesinde etkin bir rol oynadığımızın ve gücümüzün farkında olmalıyız. Avukatlar olmazsa adalette tam anlamıyla sağlanamaz, hukukun üstünlüğü de olmaz, yargı bağımsızlığından da söz edilmez, Bunu bilmeli ve bildirmeliyiz. Her ne olursa olsun yılmamalıyız, korkmamalıyız, hak için, adalet için, onurumuz için hukukun üstünlüğünü savunmalı, hukuksuzluğun karşısında olmalıyız.

Hukukun üstünlüğünün, hukuk devletinin, adil yargılanma duygusunun ve toplumsal barışın sağlanması ancak güçlü, cesur ve bağımsız savunma mesleğinin gücüyle orantılıdır.

Biz avukatlar; “Yalnızca bağımsız insan olmayı değil, fakat insanların en bağımsızı olmayı, onur sayarız” Bizler yalnızca yasaları uygulamakla yetinmeyip, hukuku oluşturmaya ve yaşatmaya çalışmalı hakkın yapıcısı olmalıyız.” Değerli Meslektaşlarım, Malumunuz olduğu üzere, Doğu ve Güneydoğumuzdaki komşularımızın hemen hemen hepsinde bir kaos ve iç savaş hâkim, Yine Doğu ve Güneydoğumuzda ki terör olayları her gün can almaya devam ediyor ve içimiz yanıyor. Bu bağlamda "Türkiye'yi kanlı bir boğazlaşmaya götürecek bir takım provokasyonlara karşı da uyanık olunmalı, etnik veya mezhepsel ayrımlar reddedilmeli, kardeşlik ve birlikten uzaklaşılmamalı, milli birlik ve beraberliğe, hukukun üstünlüğüne sımsıkı sarılmalı, emperyalizme karşı bir bütün olunmalıdır" Bu arada ülke bütünlüğümüz içinde canlarını seve seve feda eden tüm şehitlerimize Allahtan rahmet kederli ailelerine de başsağlığı diliyorum.

İçimizdeki adalet duygusunu kaybetmeden, kardeşçe, barış içinde güzel günler yaşamamız dileğiyle yeni adli yılımızı tekrar kutluyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim