• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C

Bilirkişi Bilmez Artvin Halkı Bilir

Bilirkişi Bilmez Artvin Halkı Bilir
Şimdi size göz göre göre bir hak mücadelesi yolunda hukukun nasıl iğdiş edildiğini, hukuksuzluğun nasıl hukuk haline getirildiğini anlatacağım.

PELİN CENGİZ / HABERDAR

Biliyorsunuz, bir süredir Türkiye’de çevre davalarını takip edenlerin gözü kulağı Artvin Cerattepe’de. Burada maden arama konusundaki geçmiş 1980’lere kadar dayansa da, Cerattepe ile ilgili Artvinli yurttaşların hukuki mücadelesi 2010’lardan sonra yoğunlaşmış durumda. 

Cerattepe özelinde, dolayısıyla Türkiye genelinde artık çevre ve yaşam alanları mücadelesini sürdürenlerin nasıl köşeye sıkıştırıldığının, rant uğruna adalet duygusunun giderek nasıl köreldiğinin hikayesi bu. Hukuk, iktidar ve çevresinde kümelenmiş rant odakları tarafından zincir altına alınmış, direnmekten başka çare yok. Dünyada en büyük zulüm, hukuk gibi görünen hukuksuzluk eliyle yapılan zulümdür. Cerattepe biraz da onun hikayesi işte… 

Türkiye’nin en büyük çevre davalarından biri olma niteliği taşıyan Cerattepe’de ne olmuştu satır başlarına kısaca bir göz atalım:

- Mart 2011’de Enerji Bakanlığı aralarında Artvin Cerattepe’nin bulunduğu 1343 alanı ihale yoluyla ruhsatlandırma kararı aldı.

- 17 Şubat 2012’de yapılan ihalede bu alanlar Özaltın İnşaat’a verildi. 

- 2012’de ihalenin feshi ve ÇED Raporu olmadan çalışmalara başlandığı gerekçesi ile Rize İdare Mahkemesi’nde iki ayrı dava açıldı. İhale ile ilgili dava reddedilirken, ÇED davasında iptal kararı alındı.

- 2013’te Özaltın İnşaat ruhsatını Etibakır A.Ş.’ye yani Cengiz İnşaat’a devretti.

- 26 Eylül 2013’te “ÇED Olumlu” kararının iptali için dava açıldı. 20 Kasım 2014’te Rize İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. 24 Aralık 2014’te Rize İdare Mahkemesi “ÇED Olumlu” kararını iptal etti. Bunun üzerine firma yeni bir ÇED başvurusu yaptı.

- 2 Haziran 2015’te yeniden “ÇED Olumlu” kararı alındı. 10 Temmuz 2015’te 761 kişinin imzaladığı Cerattepe’deki madencilik faaliyetlerinin durdurulması için 60 avukatın yer aldığı Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük çevre davası açıldı.

- ÇED raporunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca kabul edilmesi ve ardından Cengiz İnşaat’ın yer teslimi yapmak istemesi üzerine Artvin halkı nöbet tutmaya başladı. Nöbetin devam ettiği Cerattepe'ye şirket yetkilileri 16 Şubat 2016'da polis ve asker eşliğinde tekrar çıktı. Cerattepe’ye çıkan yolu kapatan 300 kişilik gruba gaz bombaları ve plastik mermilerle müdahale edildi. 

Aslında Cerattepe’ye Türkiye’nin gözünün çevrilmesi işte bu günlere denk geliyor. Olayların alevlendiği sıralarda dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, 24 Şubat 2016’da Yeşil Artvin Derneği üyeleriyle görüştü, görüşmeden hukuki süreç tamamlanıncaya kadar Cerattepe’de maden şirketinin faaliyetlerinin durdurulması kararlaştırıldı. Meselenin can alıcı noktası bundan sonra başlıyor. 

Bilirkişi raporuna itiraz edilecek

Malum, hukuka ve adalete aykırı bir genelgeye dayanarak hazırlanan ve iptal edilen ÇED raporunun eksikliklerinin giderildiği söylenen ikinci ÇED davasıyla ilgili mart ayında Cerattepe’de yedi kişilik bilirkişi heyetince keşif yapıldı. Keşifin ardından bilirkişilerin raporu üç ay sonra yani geçtiğimiz günlerde tebliğ edildi. 

Konuyla ilgili görüştüğüm Avukat Bedrettin Kalın, bilirkişi raporunun tamamen bilimsellikten uzak olduğunu, zaten sorunlu olduğu bilinen ÇED raporundan copy-paste yapılarak hazırlandığını belirterek, şunları söylüyor: “Biz ÇED’i kabul etsek zaten dava açmazdık. Rezalet, sefil bir bilirkişi raporu. Aynı sayfaların tekrar edildiği, dili ilkokul seviyesinde bir rapor. Rapora 15 gün içinde itiraz etme hakkımız var. İtirazlarımızı hazırlayıp mahkemeye sunacağız.”

Artvin’e maden olmaz diyen hakimlere sürgün

Maden projesinin Artvin’deki ekosistemi tamamen yok edeceği defalarca ortaya konmuşken, Artvin’den ve Artvin halkından yana değil de, millete küfür eden yandaş sermaye sahiplerinden yana tavır alan bilirkişi raporundaki sefilliklere geçmeden şu kritik hatırlatmayı da yapmakta fayda var.

Cengiz Holding’e verilen ilk olumlu ÇED raporunu iptal eden üç hakim, şubat ayında başka kentlere gönderildi. 2015’te iki hakim başka kentlere gönderilmişti. Cerattepe kararının altında imzası bulunan Rize İdare Mahkemesi heyetinin tüm üyeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun son yer değişiklikleriyle vergi dairelerine atandı. Mahkeme Başkanı ise daha pasif bir görev olan Bölge İdare Mahkemesi'ne üye olarak atandı. Dolayısıyla, “Artvin’e maden olmaz” diyen hakimlerin hiçbiri artık Rize’de değil. 

Rapora geri dönecek olursak, neresinden tutsanız elinizde kalacak halde. Örneğin, 

bilirkişi raporunda madenden yıllık 500 bin ton cevher çıkarılacağı, teleferiğin taşıma kapasitesinin ise yıllık 292 bin ton olduğu belirtilmiş. Teknik olarak cevherin taşınması mümkün değilken ve buna çözüm sunulması gerekirken teleferiğin olumlu etkilerinden bahsedilmiş. Bir diğer skandal ise maden proje sahasında kalan endemik türler ve koruma altındaki canlılar hakkındaki değerlendirmeler. Türlerin başka alanlara nakledilmesini önerilirken, madenin Artvin’in su kaynaklarını kirleteceğiyle ilgili uyarılara, “madenin taşınacağı tesisten çevreye kirlilik yaratacak maddelerin salınmaması gerekmektedir” demekle yetinilmiş. 

Yeşil Artvin Derneği, o akılla izanla açıklanamayacak tam bir facia bilirkişi raporunu didik didik etmiş. Yaptıkları açıklamadan önemli noktaları alıntılıyorum:

61 sayfalık raporda yazılı olanların yarısından fazlası ÇED’den aynen alıntı, diğer bölüm ise ağırlıklı olarak ÇED raporunu aklamak için parayla yaptırılan raporlardan aynen alıntı şeklindedir.500 bin ton rezervin 292 bin ton kapasiteli teleferikle taşınmasının mümkün olmadığı tespit edilmesine rağmen taşıma sorununun önceki ÇED’den farklı olarak çözüldüğü söylenebilmiştir.ÇED raporu ve dolayısıyla şirketin taahhüt ettiği her konu bu rapora aktarılarak “ÇED’de taahhüt edilmektedir” sözüyle bitirilmektedir. Bu haliyle şirketin vaat ettikleri baştan yapılacak kabul edilmiş ancak nasıl sorusu hiç sorulmamış ve cevaplanmamış, asla sorgulanmamış, sorgulanamamıştır.Raporun bir çok yerinde kapalı işletme olmasının zararı ortadan kaldıracağı gibi bilim dışı, zavallı ve sığınmacı bir tavır takınılmıştır. Yine ruhsat alanının 4406 hektar olmasına rağmen bu alanın sadece 22.2 hektarında madencilik yapılacağı vurgusu özellikle yapılmış, açık işletme ile ilgili ayrıca bir başvuru olduğu anlatılmış olmasına rağmen bu yalana bilirkişiler alet olmuşlardır.

Bilirkişi heyetinin ekolojik anlamdaki gerçekleri yok sayması, herşeyden öte Artvin halkının iradesine ve Artvinlilerin yaşam alanlarına karşı sorumsuzluğun da göstergesi.

Yeşil Artvin Derneği’nin açıklamasındaki son satırlar, direnişten başka çare olmadığına bir kez daha vurgu yapıyor: “Cerattepe mücadelesi ülkemizin dört bir yanında çevreye yönelik saldırılara karşı mücadele edenlere örnek olmuş, umut olmuştur. Bu gün her zamankinden daha güçlüyüz. Yaşam alanlarımızı, doğamızı, kurdun kuşun hakkını, bu cennet vatanı elbette savunmaya devam edeceğiz. Artvin haramilere bırakılmayacak kadar değerli ve bütün dünya için bize emanet edilmiş  eşsiz bir mirastır. Baskıyla zulümle bu toprakları terk edeceğimizi zannedenler boşuna beklemesin. Artvinliyiz ve bilirbilmez kişilerin sözüyle Artvin’i terk etmeyiz.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim