• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -12 °C

Bilişim Hukukçuları: "Kişisel Bilgileri Korumak Devletin Görevi, Dava Açın"

Bilişim Hukukçuları: "Kişisel Bilgileri Korumak Devletin Görevi, Dava Açın"
Associated Press’in (AP), “Türkiye’deki 50 milyon kişinin kimlik bilgileri internette yayınlandı” şeklindeki haberinin ardından başlayan tartışma büyüyor.

Murat Volkan Dülger: Dijital ortamda hem bireysel hem kurumsal güvenlik tedbirleri en iyi şekilde alınmamış. Mağdur olanlar dava açabilir.

Burçak Ünsal: On milyonlarca insanın verisi ortalığa döküldüyse veriyi elinde tutanın ihmali var. Bilişim güvenliği ivedilikle sağlanmalı.

Associated Press’in (AP), “Türkiye’deki 50 milyon kişinin kimlik bilgileri internette yayınlandı” şeklindeki haberinin ardından başlayan tartışma büyüyor.

Sosyal ağlardaki kullanıcıları ayağa kaldıran iddia, önceki gün Ulaştırma, Denizcilik ve Habercilik Bakanı Binali Yıldırım tarafından yalanlanmıştı. Ancak dün açıklama yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Nereden, nasıl sızdı bilmiyorum ama rakamlara baktığınız zaman 50 milyon civarında.” derken, Başbakan Ahmet Davutoğlu da “Verilerin sızdırılmasını ciddiyetle ele alıyoruz. Benim kişisel verilerim ne kadar önemliyse vatandaşın ki de o denli önemlidir.” diye konuştu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da kimlik bilgilerinin sızdırılmasıyla ilgili olarak soruşturma başlattı.

Bilişim uzmanları ise önemli tespit ve uyarılarda bulundu.

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Murat Volkan Dülger, mağdur vatandaşların bilgileri sızdıran kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunabileceğini belirtti.

Bilişim hukukçusu Avukat Burçak Ünsal da “On milyonlarca insanın verisi ortalığa döküldüyse veriyi elinde tutanın muhakkak bir ihmali vardır.” dedi. Uzmanların görüşleri şöyle:

DÜLGER: GÜVENLİK TEDBİRİ YETMEZ, İNSANLARI EĞİTMENİZ LAZIM

“Dijital manada hem bireysel hem kurumsal güvenlik tedbirleri en iyi şekilde alınmalıydı. Ancak görüyoruz ki alınamamış. Meselenin teknik boyutunun dışında insanları eğitmeniz lazım. Sırf güvenlik için yazılım kurmak da yeterli değil. 500 kişi çalıştırın şirketinizde, en gelişmiş yazılımları kullanın, yine de bir çaycı bile gelip bilgileri alıp gidebilirse, orada bir güvenlik yoktur. TCK’nın 135. ve 136. maddelerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi hususu düzenlenmiştir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun cezası 1 ila 3 yıl hapis cezasıdır. Tabii biz muhatabı bilmiyoruz. Onu polis bulacak. Bu verileri korumakla görevli olan kişi ve kurumlarla alakalı da görevi ihmal suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulabilir. Bu durumdan zarar görenler de asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilirler.”

ÜNSAL: ORTAYA ÇIKAN DURUM ZAFİYET OLUŞTURUYOR

“Hepimiz gördük ki yine neredeyse 50 milyon insanın kişisel verileri bir yerlerden elde edilmiş ve ifşa edilmiş. Bu ölçekte ve içerikte bir verinin ancak bir devlet kurumu nezdinde tutulabileceği aşikârdır. Peki bu verilerin tutulduğu dijital ve manuel ortamların güvenlik standartları neler, nasıl denetleniyor? On milyonlarca insanın verisi ortalığa döküldüyse veriyi elinde tutanın muhakkak bir ihmali vardır. Bu durum insanların, devletin ve finans kurumlarının dolandırılmaları, şirketlerin ticari sırlarının çalınması, kimlik hırsızlıkları ve taklitleri hatta terör suçlarına kadar çok sayıda çok ciddi zafiyete yol açmaktadır. Bu sebeple gerek devlet kurumları gerekse özel kuruluşlar nezdinde bilişim güvenliği ivedilikle sağlanmalıdır.”

YARINA BAKIŞ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim