• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

Bireysel Başvuru İstatistiklerinin Düşündürdükleri

Bireysel Başvuru İstatistiklerinin Düşündürdükleri
Bireysel başvurunun kabul edildiği günden bu yana Anayasa Mahkemesi’ne 38.067 adet başvuru yapılmış durumda. Bu durum mahkemenin adeta “süper temyiz mercii” olarak görüldüğünü göstermekte.

Arif Gözel / Ankara Strateji Enstitüsü

AK Parti’nin seçim bildirgesinde yer alan, “Bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesine getirdiği iş yükünün, mahkemenin işlevselliğine zarar verme ihtimali karşısında bu uygulamayı gözden geçireceğiz” ifadesinden sonra kamuoyunda bireysel başvurunun geleceği tartışılıyor.

Anayasa mahkemesi ise dün açıkladığı istatistiki verilerle bir bakıma serdedilen endişelerin haklı olduğunu vurgulamış oldu. Nitekim bireysel başvurunun kabul edildiği günden bu yana Anayasa Mahkemesi’ne 38.067 adet başvuru yapılmış durumda. Bu durum mahkemenin adeta “süper temyiz mercii” olarak görüldüğünü göstermektedir.
 
Eylül 2012’de uygulanmaya başlayan “Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru Yolu” sık kullanılan hukuki bir enstrüman. Anayasa Mahkemesi’nin açıkladığı istatistiklere göre 2012 yılının son üç ayında Anayasa Mahkemesi’ne 1.342 başvuru yapılırken, 2013 yılında 9.897, 2014 yılında ise 20.578 gibi rekor sayılabilecek bir başvuru sayısına ulaşıldı. 2015 yılı içerisinde ise hâlihazırda 6.250 bireysel başvuru yapılmış durumda. Bu başvurulardan 19.529’u karara bağlanırken, mahkeme önündeki 18.538 dosya ise derdest durumda.
 
559 Başvuruda Hak İhlali Olduğuna Karar Verildi

Bireysel Başvuruların büyük çoğunluğuna komisyonlarca kabul edilemezlik kararı verildi (incelenen 19.529 başvurudan 10.249 tanesi kabul edilmez bulundu). 3.177 başvuru hakkında birleştirmeye hükmedilirken, idari ret (5.313), feragat (49) ve kayıt kapama (58) yollarıyla birçok başvuru hakkında düşme kararı verildi. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurular hakkında şu ana kadar 559 başvuruda anayasal bir hakkın ihlal edildiğini kararlaştırırken bu ihlallerin önemli bir kısmı (393) adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair oldu.
 
Başvurucular en çok Yargıtay kararlarına karşı (14.529) AYM’ye müracaat ederken, bunu ilk derece mahkemeleri kararları (9.062), Danıştay kararları (5.503) ve Bölge İdare Mahkemeleri kararları (2.983) takip etti.
 
Ceza yargılamaları (15.447) bireysel başvuruya en çok konu olan uyuşmazlık tipi olurken, hukuk yargılamaları (10.155) ve idari yargı (10.058)  uyuşmazlıkları bunu takip etti.
 
Bireysel başvuru yapılmadan önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekirken 6.576 adet başvuru bu şart gözetilmeden yapıldı. 13.180 başvuru ise yüksek mahkemelerin kesinleşen temyiz kararları üzerine yapılmıştır.
 
Bireysel başvuru yolunun kullanılabilmesi için kişilerin anayasal bir hakkının ihlal edilmesi gerekmektedir. Başvurucular en çok adil yargılanma (34.482), mülkiyet hakkı (9.820), kanun önünde eşitlik (8.066), suç ve cezaların kanuniliği (1.250), temel hak ve hürriyetlerin korunması (4.435), insan haklarına saygılı devlet (4.279), kişi hürriyeti ve güvenliği (2.788) gibi haklarının ihlal edildiğini iddia ederek başvuruda bulunmuştur.
 
Görülen odur ki Mahkeme, çok yakın bir gelecekte bu yükü kaldıramayacaktır. Diğer yandan bireysel başvurunun benimsenmesinin Türkiye’nin insan haklarına katkısı ise büyük olmuştur. 2011 yılı sonuna kadar AİHM ihlal kararları şampiyonu sürekli Türkiye olmaktaydı. Ancak İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2014 yılı raporuna göre ihlal sıralamasında Türkiye 4.sıraya gerilemiş durumda. 2014 raporunda ihlal şampiyonluğunu Ukrayna üstlenirken, İtalya, Rusya ve Türkiye takip eden ülkelerden oldu. Bireysel başvurunun 2010 referandumuyla kabul edilip 2012’nin son çeyreğinden itibaren uygulanması insan hakları karnemizi düzeltirken Anayasa Mahkeme’sinin iş yükünü çok arttırdı.
 
38.067 gibi rekor sayılan bir başvuru rakamı ise Türkiye’de özellikle yargı organlarına güvenin ne kadar düştüğünü gösteren ayrı bir gösterge. Nitekim, vatandaşlar karar ve uygulamalardan memnun kalmadığı için Yüksek Mahkeme’ye başvurma ihtiyacı hissetmektedir. Türkiye’nin yargıda güveni tesis etmesi için yürüyeceği daha çok yol var.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim