• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C

Bireysel Başvuru Sayısı 13.300'e Ulaştı

Bireysel Başvuru Sayısı 13.300'e Ulaştı
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Alparslan Altan, bireysel başvuruda 13 bin 300 dosyaya ulaşıldığını söyledi.

Altan,"Bu başvurulardan yaklaşık 4 bin 830'u bölümler ve komisyonlar tarafından karara bağlandı ve şu anda elimizde yaklaşık 8 bin 400 dosya görüşülmeyi bekliyor" dedi.

Altan, Bursa Barosu tarafından Adalet Sarayı'nda düzenlenen "Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru" konulu panelde yaptığı konuşmada, 23 Eylül 2012'den itibaren anayasa ve kanundaki adıyla "bireysel başvuru yolu"nun uygulandığını hatırlattı.

Bireysel başvurunun, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen ya da temel hak ve özgürlüklerinin kamu gücü eylem ve işlemleriyle ihlal edildiğini düşünen bireylerin, olağan yasa yollarını tükettikten sonra başvurabileceği olağanüstü bir yol olduğunu bildiren Altan, ilk 6-7 aylık süreçte yöntemin bilinmemesi ve müracaatların usulüne uygun yapılmaması nedeniyle kısmi gecikmeler yaşandığını, bir başvuru için birkaç kez yazışmaya ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

Mahkemenin, özellikle geçen yıl yaz aylarından itibaren bireysel başvuruları esastan incelemeye başladığını ve eylülden sonra da dosyaları daha etkili ele alarak ihlal kararları verdiğini dile getiren Altan, şöyle devam etti:

"Anayasa Mahkemesinin bu çalışmaları ve bireysel başvurunun 23 Eylül 2012'den itibaren kabul edilmeye başlanmasıyla özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) açısından dosyaların azaltılması şeklinde öngörülen pratik amacın büyük ölçüde, kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen gerçekleştiğini görüyoruz. Bu sene başında AİHM'nin kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen toplantıya katıldığımızda, AİHM'nin istatistikleri yayınlandı. Bu istatistiklere baktığımızda, Türkiye'den yapılan başvurular itibarıyla bir önceki yılda Rusya'dan sonra ikinci sırayı almamıza rağmen 2013 yılında 5'inci sıraya gerilediğimizi ve Türkiye'den yapılan başvuru sayısında çok büyük bir düşüş olduğunu öğrendik. Bu, Türkiye açısından en azından görünürdeki bu tablonun iyiye gitmesi açısından önemli bir gelişme."

Tazminat Komisyonu

Gerek AİHM Başkanı gerekse Türkiye'den giden dosyaları inceleyen dairenin başkan ve üyelerinin, son dönemdeki azalıştan memnun olduğunu vurgulayan Altan, Türkiye'nin diğer ülkelere örnek gösterildiğini bildirdi.

Türkiye'deki bireysel başvurunun, Strazburg açısından çok önemli sonuçlar doğurduğunu ve bundan çok memnun olduklarını ifade ettiklerini aktaran Altan, bireysel başvuruların başlamasından sonra Adalet Bakanlığı bünyesinde Tazminat Komisyonu oluşturulduğunu, bu konuda da komisyonun başarılı bir çalışma yaptığını ve yaklaşık 3 bin dosyayla ilgili işlem gerçekleştirilerek dosyaların AİHM gündeminden düşürüldüğünü söyledi.

Altan, komisyonun yetkilerinin geçen hafta Bakanlar Kurulu kararıyla genişletildiğini ve yaklaşık 2 bin 500 dosyanın daha AİHM'den bu komisyona devredilmesinin hedeflendiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

"Özellikle bireysel başvuruya gelmiş olmasına rağmen süre yönünden reddedilen, bu arada da Strazburg açısından bu süreyi kaçıranlar konusunda 6 aylık bir genişleme süresiyle bu kişilerin tekrar başvurabilmesine bir olanak sağlanıyor. İkincisi; cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin haberleşmeleriyle ilgili AİHM'deki dosyalar bulunuyor. Bu dosyalarla ilgili komisyon görev yapacak ve nihayet kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi hakkında faiz işletilmemesi konusundaki ihlal iddialarıyla ilgili başvurular konusundaki dosyalar, Strazburg'dan alınarak bu komisyon tarafından giderilmiş olacak. Bu yetki genişlemesiyle bu dosyaların da komisyon tarafından ele alınması halinde şu anda Strazburg'da bulunan 9 bin-9 bin 500 dosyanın 2 bin 500'ünün daha AİHM gündeminden kaldırılması düşünülüyor."

"Dosyalar önemli ölçüde azaltıldı"

AİHM açısından pratik amacın gerçekleştiğini kaydeden Altan, dosyaların önemli ölçüde azaldığının görüldüğüne dikkati çekti.

Anayasa Mahkemesindeki bireysel başvuru dosyalarıyla ilgili bilgi veren Altan, şöyle konuştu:
"Şu anda Anayasa Mahkemesinde bireysel başvuru sayısında 13 bin 300 rakamına ulaşmış bulunuyoruz. Bu başvurulardan yaklaşık 4 bin 830'u bölümler ve komisyonlar tarafından karara bağlandı ve şu anda elimizde yaklaşık 8 bin 400 dosya görüşülmeyi bekliyor. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yolunda zorlandığı iki husus var. 

Birincisi; Anayasa Mahkemesi bu bireysel başvuru yolunu yerine getirirken AİHM tarafından etkin bir başvuru yolu olarak kabul edilmesi ve bu etkinliğin de görev süresi itibarıyla devam etmesi gerekiyor. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruyla ilgili kararlarını verirken AİHM içtihatlarını gözetmek ve bu içtihatlar dışına çıkarak karar vermemek durumunda. İkincisi; Anayasa Mahkemesinin, aşırı iş yükü altında işlevini yerine getiremeyecek duruma düşmeyecek bir pozisyonu da koruması gerekiyor. Anayasa Mahkemesinin şu anda içinde bulunduğu en büyük açmaz burada."

Anayasa Mahkemesinin şu anda baş edebileceği bir dosya sayısı olduğunu söyleyebileceklerine ve bundan sonra gelecek her başvurunun, mahkemeyi iş yükü bakımından zor durumda bırakabileceğine değinen Altan, özellikle sistematik ve yaygın sorunlar çözülmedikçe gelecek başvuruları azaltmanın mümkün görünmediğini belirtti.

Başvurucular açısından etkili bir yol olarak görülüyor

Altan, Anayasa Mahkemesinden birçok kesimin değişik beklentileri olduğunu ancak bunların rasyonalize edilmesi gerektiğini vurguladı.

Mahkemeye düşen bazı sorumluluklar bulunduğuna işaret eden Altan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Filtrasyon sisteminin işlemesi konusunda gerekli tedbirler alınabilir. Yine usul açısından imkan veren toplu ve benzer dosyaların pilot dava usulüyle çözülmesi yolunu tercih edebilir, çalışma yöntemiyle ilgili değişik tedbirler alabilir ve Anayasa Mahkemesindeki bireysel başvurulara yönelik yine Adalet Bakanlığı yetkilileriyle yapılan görüşmelerde mutabakata varılan ancak şimdilik gerçekleşmeyen, özellikle tazminat ödenmek suretiyle giderilebilecek bazı dosyalarla ilgili bir komisyon kurulabilir.

Şu ana kadar yaklaşık 4 bin başvuru bireyler, 7-8 bin başvuru da avukatlar tarafından yapıldı. Bunlardan bazıları eksiklikler nedeniyle iade edildi. Başarı tek başına yeterli değildir hatta AİHM yönünden söylendiği gibi 'başarının kurbanı olma ihtimali' de bulunmaktadır. Şu ana kadar Anayasa Mahkemesi büyük ölçüde etkili bir yol olarak görülüyor başvurucular açısından ve özellikle ihlal kararlarından sonra benzer durumda olduğunu düşünen bireylerin yaptıkları başvurularla başvuru sayısı giderek artan oranda devam ediyor. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yolunda verdiği ihlal kararları önemlidir, bu kararların infaz edilmesi gerekir."

HSYK düzenlemesi ve uzun tutukluluk süreleri

Altan, panel öncesi bir gazetecinin, "HSYK düzenlemesi anayasaya aykırılık içeriyor mu " şeklindeki sorusunu, "Bu soruya benim cevap vermem doğru olmaz. Çünkü önümüze gelecek ya da gelmiş bir başvuruyla ilgili konuşmuş olurum. Dolayısıyla bu konuda bir şey söyleyemem. Geldiği zaman heyet halinde oturacağız, düzenlemeye bakacağız, anayasaya aykırılık iddialarını inceleyeceğiz, gerekli kararı vereceğiz" diyerek yanıtladı.

"Anayasa Mahkemesinin, Ergenekon ve Balyoz sanıkları için verdiği kararlar, diğerleri için bir emsal teşkil edebilir mi " sorusu üzerine ise Altan, şunları söyledi:

"Genel itibarıyla zaten orada ilkeleri de ortaya koyduk. Öncelikle uzun tutukluluk konusunda, Anayasa Mahkemesi 5 yıllık sürenin nihai bir süre olduğu, suç sayısı fazla olsa bile sadece 5 yıllık sürenin, azami süre olarak dikkate alınması gerektiğini söyledi. Anayasa Mahkemesinin bu kararı, diğer yargı organları tarafından da kabul edildi ve uygulanmaya başlandı. Bunun dışında milletvekilleriyle ilgili bir kararımız oldu. 

Orada da mahkemelere, kişilerin, tutuklu olan kişilerin milletvekili olmaları halinde, seçilme ve temsil hakkını da gözetmeleri gerektiği şeklinde bir ilke koyduk. Bu ilke de mahkemeler tarafından dikkate alındı ve tahliyeler yapıldı, onunla ilgili. Bunun dışında kararlarımızda zaten ilke haline getirdiğimiz hususları gerekçede yazıyoruz ve bu gerekçelerin uygulandığını görüyoruz. Şu anda uygulamayla ilgili bir sorunumuz yok."

Oturum başkanlığını Prof. Dr. Rona Aybay'ın yaptığı panele, Anayasa Mahkemesi Üyeleri Celal Mümtaz Akıncı ve Erdal Tercan, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Namık Yılmaz, Baro Başkanı Ekrem Demiröz ile avukatlar katıldı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim