• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

“Biz Avukatlar ve Barolar Aynı Onurlu Mücadelenin İçerisindeyiz”

“Biz Avukatlar ve Barolar Aynı Onurlu Mücadelenin İçerisindeyiz”
24 Ocak 1993 günü uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürülen araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ölüm yıldönümünde, İzmir Barosu, TOBAV ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği birlikteliğiyle anıldı.

İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde 24 Ocak 2016 günü yapılan anma gecesinde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, TOBAV Genel Başkanı Tamer Levent, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı L. Nihal Kızıl, TOBAV İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hale Gökalpsezer ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şubesi Başkanı Gönül Kaya demokrasi ve örgütlenme özgürlüğünü vurgulayan konuşmalar yaptılar.

İlk olarak konuşan TOBAV İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hale Gökalpsezer, Türkiye’de şu an yaşanan en büyük sorunun algı yönetiminde yaratılan terör olduğunu dile getirerek “bizi ayrıştıran, birleşen olmamıza engel olan bilgi kirliliğinden kurtulmayı öğrenmemiz gerekiyor. Şu anda önce Türkiye Cumhuriyeti’ne sonra Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e sonra da vatan toprağımıza sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.

Ardından konuşan İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan sözlerine; “İfade ettikleri gerçeklerin bedelini canlarıyla ödeyen, mesleğini yaparken haklarında davalar açılan, soruşturmalara uğrayan gazetecilerin olduğu bir ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün olmayacaktır” diyerek başladı.

Anayasamızın öngördüğü çizgide; demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin tüm ölçütleriyle yaşama geçmesi, tüm bireyler, kurumlar arasında, barış, kardeşlik, huzur, güven, karşılıklı sevgi ve saygının gerçekleşmesi, sorunların çözümünde, karşıt görüşler ortaya konulurken demokrasinin gereği olan tartışma ortamının sağlanması dileği ile konuşmasına devam eden Av. Özcan, ‘Anayasal devlet’ anlayışına göre devletin, kutsal bir varlık olmadığını; insani ve hukuki bir kurum, yani bir hizmet organizasyonu olarak örgütlenmesi gerektiğini ve meşruiyetini, insan haklarından, halkın egemenliğinden alan bu devlet biçiminde şeffaflık ve sivilliğin esas olması gerektiğini belirtti. 

Av. Aydın Özcan düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü gibi değerleri içselleştirdiğimizde ancak gerçek anlamda bir demokrasiye ve Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşabileceğimizi söyledi.

Dünya üzerinde birçok demokratik sıralamada sonlarda olduğumuzu söyleyen Av. Özcan örgütlü bir toplum olmayı becerebilseydik sıralamalardaki yerimiz bu kadar üzücü ve düşündürücü olmayacaktı dedi.

Demokratik bir toplumdan bahsedebilmek, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün tam olarak sağlanması ile mümkündür diyen Av. Özcan, bunun için hem devlet hem de toplum katında “örgütlenme özgürlüğü kültürünün” oluşması gerektiğini belirtti.  

Av. Özcan sözlerini şöyle tamamladı:

“Özgürlük mücadelesinde insan haklarından yana tavır alan ve bu yönde hak mücadelesi veren biz avukatlar ve Barolar bugün de aynı onurlu mücadelenin içerisinde olduğumuzu ifade etmek isterim. Bu mücadelede fikren ve ruhen daha zinde, daha güçlü olmamız için insan hakları konusunda mücadele yürüten yurttaşlarla, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleriyle argümanlarımızı ve güçlerimizi birleştirmek, güçlenmek ve ortak mücadele ile hareket etmek zorundayız. İzmir Barosu kurulduğu tarihten bu güne yürüttüğü temel hak ve özgürlük mücadelesini yılmadan devam ettireceğiz. Uğur Mumcu ve onun şahsında tüm demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ise konuşmasına kaderin bir cilvesi olarak adalet ve demokrasiyi kutladığımız hafta aslında ölümlerin haftası diyerek başladı.

Feyzioğlu konuşmasında şunları söyledi:

“Millet olduğumuzu ve daima millet kalacağımızı her zaman hissetmek ve hissettirmek zorundayız. Çünkü onlar biz Türk milleti olarak başımızda bir çatı, altımızda sapasağlam bir temel olsun, geleceğimiz aydınlık olsun diye can verdiler. Türkiye’de aydın olmak, sanatçı olmak zor, Türkiye’de sanat yapmak pek zor. Aydınlarımız buram buram Türkiye oldukları için ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi bedenlerinde yaşattıkları için, Türkiye Cumhuriyeti denildiğinde ete kemiğe bürünmüş o insanlar aklımıza geldiği için teker teker bizden kopardılar. Kökleri dışarda olsaydı birilerinin talimatıyla bir şeyler yazsalardı, birilerinin talimatıyla konuşsalardı ve birilerinin talimatıyla bu ülkeyi nasıl böleriz diye çaba sarf etselerdi emin olunuz her yerde baş tacı yapılırlardı. Bana göre her mevki her makam bir kenara bildiğim en yüksek makam insanların yüreğidir.”

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı L. Nihal Kızıl konuşmasında bunca demokrasi şehidinin gerçek faillerinin hiçbir zaman ortaya çıkmadığını söyledi. Kızıl konuşmasında örgütlenme ve demokrasi ilişkisine de dikkat çekerek, demokrasi gelişirse örgütlenme gelişir, sivil toplum veya demokratik kitle örgütleri geliştikçe, özgürce ürettikçe birbirini besler dedi.

TOBAV Genel Başkanı Tamer Levent, TOBAV’ın 12 Eylül koşullarında kurulduğunu söyleyerek amacının içi boş bir eğlence kültürü yaratmak değil, aksine sanat kavramının içi boş bir eğlence kültürü haline dönüştürülmesine karşı çıkmak olduğunu dile getirdi. Köy enstitülerinin kapatılmasıyla Türkiye’ye bir rol biçildiğini söyleyen Levent, Türkiye’ye bu rolün dışına çıkarsan cezalandırılırsın denildiğini belirtti.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şubesi Başkanı Gönül Kaya ise şunlar söyledi: “ Bugün Uğur Mumcu’nun ve katledilen diğer aydınlarımızın kendi dönemlerine tanık olduklarına ve bunu halkıyla paylaşmaya çalıştıklarını görüyoruz. O nedenle bizler için çok önemliler, hiçbir zaman onları unutmamalıyız ve aydınlıklarında devam etmeliyiz.”         

Gecede aynı zamanda TOBAV Yetişkinler Korosu, TOBAV Mandolin Orkestrası ve solistler Murat Duyan ile Evren Işık dinletileri oldu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim