• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Boşanma Davası'nda Davalının Yokluğunda Hüküm Verilmesi Kararı

Boşanma Davası'nda Davalının Yokluğunda Hüküm Verilmesi Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı.

T.C.
YARGITAY
2.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2012/22094
KARAR NO:2013/8105
KARAR TATRİHİ: 25.03.2013

BOŞANMA DAVASI - DAVALININ CEZAEVİNDE HÜKÜMLÜ OLARAK BULUNMASININ HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI TANINMADAN KARAR VERİLMESİNİ GEREKTİRMEYECEĞİ - DAVALININ YOKLUĞUNDAN HÜKÜM KURULMASI - HÜKMÜN BOZULMASI

(6100 S. K. m. 27)

ÖZET: Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak hüküm kurulması kural olarak mümkün değildir. Davalının yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkı mevcuttur. Bu hakkını, ancak kendisine davayla ilgili yasaya uygun şekilde tebligat yapılmasıyla kullanabilir. Davalının, cezaevinde hükümlü olarak bulunması, hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan karar verilmesini gerektirmez. Kanuni temsilcisi bulunanlara kanun hükümleri gereğince temsilcisine, bulunmayıp da bulunması gerekenlere usulüne uygun kanuni temsilci tayini yoluna gidilerek, yine temsilcisine usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmeden, göstermesi halinde delilleri toplanmadan yokluğunda karar verilmesi az önce açıklanan hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder ve bozma sebebi oluşturur. Bu husus gözetilmeden davalının yokluğundan hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

DAVA: Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı adına yasal temsilcisi (vasisi) tarafından temyiz edilmekle, evrak okundu, gereği düşünüldü:

KARAR: Davalının 24.6.2010 tarihinde kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla, uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olduğu, Amasya Kapalı Cezaevinde 3.6.2009 tarihinde cezasının infazına başlandığı, davanın ise 16.8.2011 tarihinde açıldığı, davalıya <hükümlülüğü> sebebiyle kapalı infaz kurumunun bildirimi üzerine 9.5.2012 tarihinde Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesince 2012/478-754 Sayılı kararla vasi atandığı görülmektedir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiş, yargılama sırasında <hükümlü> olarak cezaevinde bulunduğu bilindiği halde, vasi atanıp atanmadığı ilgili merciiden sorulmakla yetinilmiş, atanmadığı bildirildiği halde hiçbir tebligat yapılmaksızın yokluğunda hüküm kurulmuştur.

Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak hüküm kurulması kural olarak mümkün değildir. Davalının yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkı mevcuttur. Bu hakkını, ancak kendisine davayla ilgili yasaya uygun şekilde tebligat yapılmasıyla kullanabilir. Davalının, cezaevinde hükümlü olarak bulunması, hukuki dinlenilme hakkı (H.M.K. m. 27) tanınmadan karar verilmesini gerektirmez. Kanuni temsilcisi bulunanlara kanun hükümleri gereğince temsilcisine, bulunmayıp da bulunması gerekenlere usulüne uygun kanuni temsilci tayini yoluna gidilerek, yine temsilcisine usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmeden, göstermesi halinde delilleri toplanmadan yokluğunda karar verilmesi az önce açıklanan hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder ve bozma sebebi oluşturur. Bu husus gözetilmeden davalının yokluğundan hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile, 25.03.2013 tarihinde karar verildi.

www.kararara.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim