• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

‘Boşanma Raporu’nda Diziler de Hedef: "Evlilik Dışı İlişkiler Normalleştiriliyor"

‘Boşanma Raporu’nda Diziler de Hedef: "Evlilik Dışı İlişkiler Normalleştiriliyor"
Uzun yıllar süren mücadeleler sonucu kazanılan kadın ve çocuk haklarını geri alacak önerilerin bulunduğu ‘boşanma komisyonu’* raporunda, televizyon dizilerine yönelik eleştirilerin de yer aldığı ortaya çıktı.

Tepki çeken raporun en ayrıntılı bölümünü oluşturan ‘medya’ başlığı altında, dizilerin aile değerlerine odaklanması, kadınların aile içinde konumlanması ve baba figürlerinin ‘otoriter’ olması gerektiğine vurgu yapılıyor.

Rapordaki bölümünden satırbaşları şöyle:

* Günümüzde TRT Haber’de Zeliha İlhan Doymuş’un sunduğu, Anadolu’nun dört bir yanından duygu yüklü hayat hikâyelerinin anlatıldığı ‘Ömür Dediğin’ isimli program, genel izleyici kitlesine yönelik olup tüm aile bireylerinin bir arada izleyebileceği aile değerlerine uygun yapımlara örnek teşkil etmektedir. Yüksek bütçeli olmayan bu yapım, izleyicinin gönül teline dokunduğu için izleyiciler tarafından yoğun ilgiyle takip edilmektedir. Bu anlamda ‘Yüksek bütçeli yapımlar yüksek reyting getirir’ algısının çok da doğru bir düşünce biçimi olmadığı görülmektedir. Doymuş’un programına katılan yaşlı çiftlerden Gülten ve Ramazan Büyükboyacı da aynı toplantıya katılarak 61 yıllık evlilik hayatında yaşadıkları deneyimleri ve çocukları ile gelinleriyle birlikte nasıl mutlu bir aile tablosu oluşturduklarını aktarmıştır.

‘Nikahsız birliktelik normalleştiriliyor’

* Medyada yer alan yayınlarda bir süredir aldatma, çok eşli yaşamları, nikâhsız birliktelik yaşama, gayri meşru çocukların doğumu, parçalanmış aile tablosu ve boşanma gibi toplumun temeli olan aile kurumunu zedeleyici içeriklerin normalleştirilerek sunulduğu ifade edilebilir.

* Yakın bir tarihte sabah saatlerinde yayınlanmaya başlayan ‘Böyle Daha Güzelsin’ isimli programda erkekler, eşlerini fiziksel anlamda beğenmediklerini eşlerinin onurunu kırıcı bir dille anlatmakta ve eşlerine fiziksel müdahale yapılarak güzelleşmesini talep etmektedir. Bu durum, kadınların eşleri tarafından rencide edildiği ve küçük düşürüldüğü bir sunum şeklidir.

’Çatışmalı ilişki var, huzurlu aile yok’

* ‘Kara Para Aşk’, ‘Kara Sevda’, ‘Kiralık Aşk’, ‘İnadına Aşk’, ‘Acı Aşk’, ‘Aşk Yalanı Sever’ gibi adında aşk ifadesini içeren yapımlar isimleriyle bile kadın erkek arasındaki uyum, paylaşım, sevgi, saygı, birlik gibi unsurları içermek yerine, kadın erkek ilişkisindeki çatışmaya vurgu yapmaktadır. Bu tarz bir sunum şekliyle de kadın ve erkeğin bir arada mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayıp, sevgi dolu bir ailenin kurulmasının mümkün olabileceği yok sayılmaktadır.

* ‘Kavak Yelleri’ isimli 2000’lerin sonunda ekranlarda olan dizi, hedef kitlesi ergenler olan, lise yıllarından itibaren bir grup gencin, hayallerini, aşklarını, okulda ve aileleri ile yaşadıkları problemleri konu edinen, ergenler için olumsuz örnek olabilecek davranışları içeren bir yapımdı. 2010–2011 yılları arasında yayınlanan ‘Küçük Sırlar’ isimli dizi, ergenleri hedef alan, kahramanlarının lise ve üniversite öğrenciliği dönemini konu eden, müstehcenlik vurguları içeren, alkol ve sigara tüketiminin yoğun olarak gösterildiği ve paranın her şeyden önemli olduğu mesajını veren ve ergen izleyicilere olumsuz örnek olabilecek pek çok unsuru barındıran bir diziydi. Yakın tarihte yayınlanan ‘Medcezir’ adlı dizi, yine bir grup gencin ergenlik ve ilk gençlik yıllarını konu edinmekte ve ergenler için olumsuz örnek olabilecek rol modelleri içermekteydi.

‘Mesleğinde başarılı, ailesi ve çocukları olan kadın yok’

* Dizilerde sınırlı olarak ekrana yansıyan başarılı kadın figürleri ise genelde olumsuz rollerle ilişkilendirilmektedir. Bu tür kadın karakterler ya erkeksi tavırlar ve kötü davranışlar gösterme eğiliminde ya da cinselliğine ilişkin sunumlarla ekrana gelmektedir. Mesleğinde başarılı, sorumluluk sahibi, bir ailesi ve çocukları olan kadın sunumları bu tür rollerde dışlanmaktadır. ‘Maral’ dizisindeki Deniz, ‘Güllerin Savaşı’ndaki Gülfem ve ‘Kiralık Aşk’ dizisindeki Yasemin karakteri bu şekilde sunumlara örnek olarak verilebilir. Oysaki kadının iş ve aile yaşamını dengeleyen yayın içeriklerine önem verilmeli ve kadının hayatın her alanındaki konumunu destekleyen yayınların üretilmesine özen gösterilmelidir.

* Kadınlar işi ile ailesi arasında kalmak ve bir seçim yapmak zorunda bırakılmak yerine, aile ve toplumsal yaşamını huzur ve barış içinde sürdürebilen içerikli yapımlarda yer almalıdır. Bu yönde bir sunumun, aile bütünlüğünü güçlendireceği değerlendirilmektedir.

‘Dizi içerikleri Dallas gibi’

* ‘Yaprak Dökümü’ dizisindeki baba Ali Rıza ve ‘En Son Babalar Duyar’daki baba Mehmet karakteri ailede söz hakkı olmayan bir baba olarak yansıtılmaktadır. Bir anlamda, geleneksel ailedeki konumundan uzaklaşarak modernleştirilmeye çalışılan baba figürü dizilerle birlikte pasifleştirilmektedir.

* ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ dizisindeki Ali Kaptan ise eşine ve çocuklarına yoğun şiddet uygulayıp karısını aldatan ve boşandıktan sonra eski eşine tecavüz eden bir kötü bir baba/eş temsilidir. Görüldüğü üzere olumsuz baba rol modelleri ön plana çıkmakta; olumlu, sevecen ve aynı zamanda otoriter bir baba figürüne dizilerde rastlanılmamaktadır.

* Dilimize deyim gibi yerleşen ‘Dallas gibi’ benzetmesi dizi içeriklerinde sık sık karşımıza çıkmakta; hırs, kıskançlık, yalan, dedikodu, entrika, iftira, şantaj, rüşvet, aldatma yoğun olarak sergilenmektedir. Buna kıyasla sevgi, saygı, mutluluk, çocuk sevgisi, toplumsal kaygılar ve sorumluluklar arka planda kalmaktadır.

* Kayınvalide ve kayınpederin gelin ve damadı kabul etmediği, özellikle kayınvalide gelin veya görümce gelin çekişmelerinin yoğun yaşandığı; aile büyüklerinin aileyi bir arada tutmak, birlik ve bütünlüğü sağlamak yerine olumsuz karakterlerle temsil edildiği yapımlara yer verildiği gözlenmektedir. ‘Binbir Gece’, ‘Hatırla Gönül’ ve ‘Aşk Yeniden’ isimli diziler bu içeriklere örnek olarak sıralanabilir.

“Aile değerlerini yücelten yapımlar üretilmeli”

* Geçmişte yayınlanan ve yakın zamanda yayınlanmakta olan ‘Ay Tutulması’, ‘Unutulmaz’, ‘Binbir Gece’, ‘Yaprak Dökümü’, ‘Aşk-ı Memnu’, ‘Eve Düşen Yıldırım’, ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’, ‘Paramparça’, ‘Güneşin Kızları’, ‘Gecenin Kraliçesi’, ‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ gibi dizilerde aldatma, evlilik dışı ilişkiler yaşama ve çok eşli yaşam öğelerinin konu edildiği gözlenmektedir. ‘Çifte Saadet’ ve ‘Hayat Şarkısı’ isimli komedi unsuru içeren dizilerde erkeğin iki tane eşinin olması komik öğelerle ilişkilendirilerek normalleştirilmeye çalışılmaktadır. Böyle bir sunumun, özellikle erkek izleyiciler için olumsuz rol modelleri içerdiği ve bu modellerin taklit edilmesi ihtimalini arttırdığı; aldatma ve evlilik dışı cinselliğin toplumsal açıdan uygunsuz olduğuna ilişkin olarak izleyicileri duyarsızlaştırabileceği düşünülmektedir. Bu anlamda aile birliğini ve bütünlüğünü bozabilecek bu tarz içerikler yerine, toplumsal yapımıza uygun, aile değerlerimizi yücelten yapımların üretilmesinin yerinde olduğu düşünülmektedir.

‘Baba rolü yok sayılıyor’

* Son yıllarda magazinsel içerikli haberlerin birçoğunda evlilik dışı ilişkiler ve evlilik dışı hamilelikler sıradan bir olay gibi yansıtılmaktadır. Toplumda daha önceden ahlaki açıdan uygun bulunmayan bu gibi durumlar, artık normalleştirilerek sunulmaktadır. Evlilik dışı ilişkiler ve hamilelikleriyle gündeme gelen kişi sayısı o kadar artmıştır ki bu süreç izleyiciler tarafından normal bir durum olarak algılanmaya başlanmıştır.

* Son dönemde yayınlanan ‘Aşk Yeniden’, ‘Hayat Şarkısı’, ‘Kördüğüm’ gibi dizilerde hamile kalan kadınlara çocuğunu doğurup büyütebilmesi için bir eşe ihtiyacı olmadığı, doğacak çocuğunun da bir babası olmadan yalnızca annesiyle büyüyebileceği vurgusu yapılmakta ve adeta baba rolünü yok sayan söylemler yer almaktadır.

*Komisyonun tam adı şöyle: Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu

BURCU KARAKAŞ / DİKEN.com.tr

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim