• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -1 °C

"Bu Dönem Kadar Yargının Yok Sayıldığı Başka Bir Dönem Yaşanmamıştır"

"Bu Dönem Kadar Yargının Yok Sayıldığı Başka Bir Dönem Yaşanmamıştır"
Mersin Barosu Başkanı Av. Ekrem Demiröz, Bozcaada'da yapılan Baro Başkanları Toplantısı öncesi BAROTÜRK'ün sorularını yanıtladı.

BAROTÜRK Özel Röportaj / Mehmet AYSAN

Sayın Başkanım yeniden başlayan terör ve çatışma ortamını nasıl yorumluyorsunuz?

Şimdi tabi ki böylesine büyük bir sosyal hadiseyi tek bir cümleyle tek bir koşulla açıklamak işin doğasına aykırı ama benim edindiğim izlenim ve algım şu; açılım süreciyle Kürtlerin oylarını hesaplayan bir siyasi iktidar tersi bir sonuçla karşılaştı. Şimdi olayların başlangıcına bakın, şimdi bu bir siyasi tercihtir. Bir başka örnekle tamamlarsam daha iyi anlaşılır. Suriye'deki savaştan kimi zaman mermiler düşer bizim toprağımıza ses çıkamayız ama Suriye uçağımızı düşürdü ne dedik sabrımızı test etmeyin şöyle böyle ama bir şey yapmadık. Savaş kararı çıksa siyasi anlamda düşen mermiyi bahane yaparız. Ama düşürülen uçağımızı unutmayı tercih ettik. Şimdi bu olayların başlangıcı olarak iki polisimizin şehit edilmesi gösteriliyor. Peki, bu vakaya benzer bu şekilde öldürmeler olmadı mı?

Onlarca.

Evet onların hiç biri açığa çıkarılmadı neden zaman buna top yekûn bir savaş akşamdan sabaha olabilir mi? Bu inandırıcı geliyor mu size? Çünkü dikkat edin 7 Haziran seçimleri öncesinde özellikle Cumhurbaşkanı işte Kürt Sorunu yoktur yok ben Dolmabahçe’deki toplantıyı tanımıyorum ya bunlar hep onların kontrolünde, denetiminde yürüyen. Ve sonra mecbur kaldılar bu düşüşü durdurmak için işte Ağrı provokasyonuna bakarsanız bu söylediğim daha anlam kazanır. Hatırlayın 15 askerimizi PKK'lıların var olduğu bir yaylaya yolladılar. Bu bölüme yollamaktır o çocukları sıradan bir uyuşturucu operasyonunda bile yukarıdan destekle, helikopterden destekle aşağıda birkaç yüz polisle operasyon yapan devlet PKK’lıların olduğu yere 15 tane asker yolluyor. Sonra Efkan Ala ile dönemin İçişleri Bakanı ile Ağrı Valisi arasındaki çıkan tapeleri hatırlayın bu yetmiyormuş ölüme yollanan çocukların da farklı illerden olması isteniyor ki tüm Türkiye'de bir infial doğsun ve HDP oralara girip seçim çalışması yapamasın bütün hedef HDP'nin baraj altında kalmasına yönelikti. 15 çocuğumuzu ölüme yollayan zihniyet eğer ürkmüyorsanız,  korkmuyorsanız şaşarım. Her şeyi yapar. Şimdi bu süreçte bu kez tam tersine o zaman o Yarbayın infialini ben gayet iyi anlıyorum. Düne kadar çözüm süreci diyenler niye şimdi sonuna kadar savaş diyor sorusu ki bu adama söylenmedik hiçbir laf kalmadı verilmeyen tek cevap adamın sorusuna. Adam diyor düne kadar böyleydi şimdi niye böyle. Özetle bu süreçten iktidar vazgeçmiştir çünkü Türkiye’de barış istediği için değil kendi politik çıkarlarına ve oy taleplerine uygun bir siyaset gibi algılandı. Biraz küresel taleplere de uygun geldiği için bunu yürüttüler ettiler şimdi ise tam tersi bir durum var. Yahu açıklanacak bir şey değil dün niye böyleydin bugün niye böylesin. Özellikle çok kısa sürede bir ateşkes kararı gelebilir, sebebi de şu; bu HDP’ye yüklenme eğer doğruysa anketler HDP’nin oylarında bırakın azalmayı nispeten artışa da yol açtığı iddiası var. Bu doğru ise iktidar ateşkese yönelecektir. PKK da yani canavarca hislerle davranmıyorlar. Nihayet kendi algıları düzeyinde kirli de olsa kan üzerinden de olsa siyasi hesap üzerinden yürüyen bir iş bu. Bundan vazgeçeceklerini düşünüyorum. O açıdan terör dayatılmış ve bunca insanın kanı bir siyasal hedef bir siyasal beklenti adına verilmiş canlardır. Gün olur tarih bunu yazar. Yakın zamanda da ateşkes bekliyorum.

Siz önemli bir hukukçusunuz Başkanım, önemli bir ilin baro başkanısınız. Bu dönemdeki yaşanan mahkeme kararlarını tanımaması, hakim savcıların cezaevine atılması gibi olaylara şahit oluyoruz. Siz zaman zaman bunlara çok yüksek sesle itiraz da ediyorsunuz bu tip hukuksuzlukların daha önce yaşandığı bir dönem hatırlıyor musunuz?

Bu düzeyde asla olmadı ama, yargının hiçbir dönemde bağımsız olduğuna inanmadım. Tarafsız ve bağımsız olmadığı yani mevcut iktidarların yargıyı denetim altında tutmak onu yönlendirmek ve hani hakkın hukukun gereklerine göre değil de iktidarın taleplerine göre karar veren bir yargı arzuladıkları kesin. Nispeten başarılı olunduğu da olmuştur geçmişte ama bu dönem gibi tamamıyla yargının ele geçirildiği tamamıyla yargının koşulsuz iktidar taleplerine uygun davrandığı bir dönem olmamıştır. Bu da öyle kabaca yapılıyor ki öylesine fütursuzca öylesine acımasızca. Şimdi şöyle şundan korkmuyorlar dün kahraman yaptıklarını bugün hain ilan ediyorlar. İşte o yurt dışına kaçan savcı gibi.

Zekeriya Öz, evet.

Dün bizi eleştirdiğimizde vay sen Cemaate nasıl laf edersin diyenler, şimdi cemaatte vatan haini diyorlar. Aynı şey PKK için de, PKK’yı eleştirenler hükümete göre vatan hainiydi.

Dün konuşturmuyorlardı evet.

Şimdi tam tersi. Özetle hiçbir dönemde bu kadar çelişkili bu kadar tutarsız günün siyasi çıkarlarına uygun politika değişiklikleri ile yani biz sana allak bullak olduk. Yani bilmiyoruz bu iktidar bu kadar bu akşamdan sabaha değişen yani nasıl çekinmiyorlar yani ulan sormazlar mı yahu dün böyle diyordun bugün niye böyle bundan da sakınmıyorlar çünkü basını da çok büyük ölçekte el altında tuttukları için.

Çok güçlü bir medyası var evet.

Evet sorunuzun net yanıtı, kesinlikle geçmiş dönemleri aklamak için söylemiyorum ama bu dönem kadar yargının itibarsızlaştırıldığı, yok sayıldığı hem düşünsel düzeyde hem pratik düzeyde böyle bir dönem yaşanmamıştır ve şuna inanıyorum vallahi bir daha da yaşanmaz. Böyle bir durum Türkiye’de bir daha asla olmaz. Ama bunu nasıl aşarız? Güvenilir yargıyı, tarafsız, bağımsız yargıyı yeniden nasıl inşa ederiz? Bana göre bizim en baş at en birinci sorunlarımızdan biri ama bu şekilde de Türkiye’nin gitmeyeceğini görüyorum başarmak zorundayız çünkü adalet duygusunu yitiren toplumların geleceği yoktur. Bu ülkenin geleceğini istiyorsak ilk yapmamız gereken adalet duygusunu yeniden hakim kılmaktır.

Çok teşekkürler başkanım.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim