• BIST 106.926
  • Altın 151,318
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C

"Bu Günlerde Özenle Savunmamız Gereken Tek Bir Şey Var; Yaşama Hakkı"

"Bu Günlerde Özenle Savunmamız Gereken Tek Bir Şey Var; Yaşama Hakkı"
Bolu Barosu Başkanı Av. Ferit Atalay, sosyal medya hesabı üzerinden, ülkemizde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Atalay, bu günlerde yaşama hakkının özenle savunulması gereken tek şey olduğunu vurguladı.

“Oysa insan olabilmek çoğalabilmektir başkalarıyla, insansın, birinin canı yanarken senin de canın yanıyorsa”

Ataol Behramoğlu

Artık acıları ifade eden kurgusal ve biri birinin aynısı olan söylemler anlamını yitirmiş durumda. Ölümü haince, hunharca, kalleşçe vs. nasıl tanımlarsanız tanımlayın gerçek değişmiyor ve gencecik insanlarımızı yitiriyoruz. Ölenlerin tümü yoksul halk çocukları, yeni memur, kimi terhis olmuş ve kimi de olmak üzere. Mendil kanıyor, gözyaşı tuz olmuş.

Bu günlerde özenle savunmamız gereken tek bir şey var. YAŞAMA HAKKI.

Ne yazık ki ülkemiz bir çözülme süreci yaşıyor. Onca yıldır bizi yöneten politikacıların ne denli beceriksiz, yeteneksiz, dünyayı algılamaktan yoksun ve dizginlenemez hırsları ile hareket ederek Ortadoğu’nun genç demokrasisini nasıl kolayca feda ettiklerine tanıklık ediyoruz.

Salt seçim hesapları ile şiddetten medet umanlar, ülkeyi mezhep çatışmalarının içine atarak Ortadoğu’yu kana bulayan köktenci terör örgütlerine yakın durmayı marifet sayanlar elbette bu kirli savaşın tek sorumluları. Emperyalistler, terör örgütleri, terörün taşeronları ve işbirlikçiler için ülkemiz kolayca kullanılır hale getirilmiş.

PKK'nın özerk yönetim ilan ederek savaş pozisyonu alması şaşırtmıyor hiçbirimizi. Çünkü Doğu ve Güneydoğuda kamu otoritesinin bilinçli olarak feda edilişine birlikte tanıklık ettik. Salt oy avcılığı uğruna suskun kaldılar yıllarca. Birileri beyinlerini yan tarafa koyarak yönetilmeyi hem de koyun gibi yönetilmeyi içselleştirdi.

Demokrasi, hukuk devleti rafa kaldırılırken, yargının köküne darı ekilirken ve Cumhuriyetin birikimleri birer birer bertaraf edilirken suskun kalanlar şimdi timsal gözyaşları döküyor ölenler için.

HDP'nin ülkedeki ayıplı barajı aşması bu anlamda Selahattin Demirtaş’ın barışın yanında, şiddetin karşısında yer alan demokrasi söylemleri barışa ulaşmak için ciddi bir adımdı.

Ne var ki HDP'nin bağımsız siyaset yapamayacağı, Kandil ve PKK den bağımsız davranamayacağı da bir gerçekti. HDP kendi iradesi ile hareket eden bağımsız bir kimlik edinecek siyasal çizgiden uzak ve niyeti de yoktu. Şiddet ve teröre susarak onay vermeyi ya da dostlar için silah bırakmayı önerdi.(!)

Siyasal iktidarı yitirenlerin dizginlenemeyen hırsı, rafa kalkmış demokrasi, etkisiz yargı ve meşruiyetini yitirmiş bir yürütme organının ortaklaşa tutkuları da yönetim boşluğu doğurmuş işte SURUÇ bu günlerde tezgâhlanmıştı. Gelinen nokta itibariyle dinsel ve mezhepsel söylemlerle, ötekileştirmelerle şiddetin besleneceği ortam yaratılmış durumda. Öfke ile ekilen ayrımcılık şiddeti doğurdu.

Sayısal desteğini ve meşruiyetini yitirmesine karşın iş başındaki yönetim görevden ayrılmamak için direngenlik göstererek yeni bir seçimle yitirdiği sayısal çoğunluğa ulaşmayı amaçlamış durumda. Onlar için en önemli sonuç varlık nedenleri kadar öncelikli. Yoksul vatandaş ölmüş, açlık kapıya dayanmış, sokaklar şiddete teslim olmuş ne yazar. Bilinçli bir seçim. Yeter ki iktidar sürsün.

Uzun ve ağrılı bir yolculuk bekliyor ülkemi. İvedilikle Demokrasi isteyerek, barışa ulaşacak seçimler yapmak zorundayız. Bu kaostan şiddetten kurtulmalıyız. Küçük çıkarları öteleyerek aklımızı öne çıkarmalıyız.

Böyle bir durumda insan olmak insan kalabilmek de marifet, insanlığı yitirmeden, adil olmak, adil kalmak ve yaşam hakkını savunmak zorundayız.

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim