• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -1 °C

"Bu İşin Fıtratında Var, Kaza Olmayacak Diye Bişey Yok"

"Bu İşin Fıtratında Var, Kaza Olmayacak Diye Bişey Yok"
Başbakan Erdoğan konuşmasının devamında farklı zamanlarda dünyada gerçekleşen maden kazalarını örnek verdi. Erdoğan, ölüm sayılarını listeledikten sonra "Literatürde iş kazası var, bunlar olağan şeyler" dedi.

Erdoğan, madende mahsur kalan işçi sayısıyla ilgili olarak ise, "Şu anda iş yerinin verdiğinin rakamlara göre tahmini olarak 120 civarında işçinin içeride olduğu belirtiliyor" diye konuştu.

"İlk işimiz cenazelerimizin defnidir" ifadesini kullanan Başbakan'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

Soma’da yakın tarihimizin en büyük iş kazalarından birine şahit olduk. Özel sektöre ait bir maden işletmesinde çıkan yangın nedeniyle ilk belirlemelere göre 238 işçimizi Hakk’a uğurladık.

İlk belirlemelere göre 80 işçimizi de yaralı olarak kurtardık. Bunların şu an itibariyle 19’u taburcu edildi fakat taburcu edilme süreci hızla devam ediyor. Ağır yaralı olarak herhangi bir yaralımız kalmadı. 

Milletimizi başı sağ olsun. Milletçe 77 milyon çok büyük bir acı yaşıyoruz. Tahammülü son derece meşakkatli bir süreçten geçiyoruz.

Ekmek parası için alın teri döken emekçi kardeşlerimizi kaybetmenin yürek parçalayıcı hüznünü taşıyoruz. Rabbim hayatını kaybeden kardeşlerimizi rahmetiyle kuşatsın.
Kuran-ı Kerim’de hakikaten "İnsanoğlu için emeğinden başkası yoktur” buyuruyor Rabbimiz. Rabbim ekmeğinin peşinde, çoluk çocuğunun rızkının peşinde koşan kardeşlerime rahmet eylesin.

Geride kalan acı sadece vefat eden kardeşlerimizin değil, 77 milyonun ortak acısıdır. Hem vefat eden kardeşlerimizin ailelerinin, hem milletimizin başı sağ olsun.

'İçeride 120 kişi olduğu belirtiliyor'

Şu anda iş yerinin verdiğinin rakamlara göre tahmini olarak 120 civarında işçinin içeride olduğu belirtiliyor.

İlk tedavileri tamamlanan ya da tedavisi devam eden yaralı kardeşlerimize de Allah’tan acil şifalar temenni ediyorum.

Kaza anından bu yana son derece yayın gerçekleştiren, kamuoyunun hızlı ama doğru bilgilendirilmesini sağlayan, bunu zor şartlar altında gerçekleştiren medya mensuplarına şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Serinkanlı yaklaşım gösteren siyasetçilere şükranlarımı sunuyorum.

Arama kurtarma çalışmalarına katılan, sağlık ve güvenlik hizmeti veren tüm arkadaşlarımızı da tebrik ediyor, kendim ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Metanetini muhafaza eden ülkenin her köşesinde madencilerimizin selameti için dualar eden milletime de özellikle teşekkür ediyorum.

Kaza haberini duyar duymaz en yakından en uzağa kadar, kademe kademe tüm imkanlarımızı seferber ettik.

Gerek ulusal, gerek uluslararası programlarımızı iptal ettik. Enerji Bakanımızı hemen, süratle buraya gelmek üzere yola çıkardık. Yanındaki milletvekili arkadaşlarım, gerek Manisa gerekse Balıkesir milletvekili arkadaşlarımla beraber.

Mümkün olan en hızlı şekilde tüm teknolojik donanımlarla madendeki kardeşlerimize müdahale ettik. Devletin tüm imkanlarını devreye aldık. Sadece arama kurtarma faaliyetleri değil, vefat eden kardeşlerimizin kimliklerinin tespit edilmesi noktasında burada fotoğraflarla ailelere gösterilmek suretiyle teşhis yapılıyor.  Bu aşamadan sonra gereken her şeyi yapacağız. Madden ve manen Türkiye Cumhuriyeti olarak buradayız. Adli ve idari olarak yapılması gereken çalışmalar da şu anda başlamıştır.

Türkiye genelinde 3 günlük bir Milli yas ilan ettik. Bu kaza en küçük ayrıntılarına kadar araştırılacak. Olay aydınlatılacak ve kamuoyunun tatmin olacağı adımlar atılacak. Vefat eden kardeşlerimizin çocuklarının yanında olacağız. Bakanlıkların yaptığı etkinlikler iptal edilecek. Bu olayı istismar etmek isteyen aşırı uçlar var bunlara prim verilmemesini istiyorum. Rabbim inşallah milletimize bir daha böyle yaşatmasın.

Soru cevap

Bu kadar tehlikeli iş yapıp da böyle bir kazaya hazırlıklı olmayan bir işletme nasıl olup da faaliyetlerine devam edebildi? Burada sorumluluk kime ait?

Bir gazeteci olarak zannediyorum dünyada kömür madenlerinin nasıl çalıştığını yakından takip etmiyorsunuz. Bu şundan kaynaklanıyor olabilir, Katar’da pek kömür madeni yok doğalgaz yok. Ben size birkaç rakam vereceğim, neyin ne olduğunu görmeniz bakımından önemli. Bu ocakla ilgili mart ayı sonunda yapılmış olan gerek sağlık gerek güvenlik kontrolünde bu ocağın, bu noktada işçi sağlığı iş güvenliği noktasında başarılı olduğu tespit edilmiştir. Bizim 1942’den 2010 sonuna kadar arkadaşlar, toplam şöyle bu kazalardaki ölü sayımıza baktığımızda yaklaşık 900 civarında.

42,47,55,83,87,90,95,2010. Bunların içerisinde 92 yılında Kozlu’da yaşanan 263 işçinin öldüğü grizu faciası en büyük kaza olarak kayıtlara geçti. Bunlar kömürde olanlar.

‘İngiltere’de 1862’de 204 kişi öldü’

İngiltere’de geçmişe gidiyorum, 1862 bu madende göçük 204 kişi ölmüş. 1866 361 kişi ölmüş İngiltere. İngiltere’de 1894 patlama 290. Fransa’ya geliyorum 1906 dünya tarihinin en ölümlü ikinci kazası 1099. Daha yakın dönemlere geleyim diyorum, Japonya 1914’de 687. Çin 1942, gaz ve kömür karışmanın neden olduğu sayılıyor ölüm sayısı 1549.

Değerli arkadaşlar yine Çin’de 1960 metan gazı patlaması 684. Ve Japonya’da 1963’te yine kömür tozu patlaması 458. Hindistan 375. 1975’te metan gazı alev aldı, maden çatısı çöktü ve 372.

Bu ocakların bu noktada bu tür kazaları sürekli olan şeyler.

'Bunlar olağan şeylerdir’

Bakın Amerika. Teknolojisiyle her şeyiyle. 1907’de 361. Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarında, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında, fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok. Tabii işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır. Bizi derinden üzmüştür. Kontrollerle de burası gerçekten gerek işçi sağlığı, gerek işçi güvenliği açısından da iyi noktada kömür ocaklarından birisi olarak değerlendirmesi yapılmış ve Nisan, Mayıs’ta da çalışmalarına devam etmiştir.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim