• BIST 102.270
  • Altın 149,304
  • Dolar 3,5481
  • Euro 4,2028
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C

"Bu Sınav İle Adliyedeki Çalışma Barışı Olumsuz Etkilenmiştir"

"Bu Sınav İle Adliyedeki Çalışma Barışı Olumsuz Etkilenmiştir"
Kütahya Barosu Başkanı Av. Ahmet Atam, Adalet Bakanlığı tarafından yapılan Adli Yargı Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavının mülakat aşamasına tepki gösterdi. Av. Atam, "bu sınavla personel birbirine düşürülmüştür" dedi.

Adalet Bakanlığı tarafından açılan sınavın mülakat aşamasında haksızlıklar oluştuğu yönünde dudyumlar aldıklarını belirten Av. Ahmet Atam, şu açıklamayı yaptı;

"Adalet Bakanlığı tarafından 28 Haziran 2015 tarihinde Adalet Bakanlığı Taşra Teşkilatı Personeli Adli Yargı Yazı İşleri Müdürlüğü Yazılı sınavı açılmış, açılan bu sınav ile yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro veya pozisyon sayısının beş katına kadar aday sözlü sınava alınmıştır

Sözlü sınav sonrası Türkiye genelinde ve Kütahyamızda ilk sırayı alan adaylar sözlü sınavda başarısız sayılarak elenmişlerdir. Çalışma barışını olumsuz etki edecek olan ve sınava giren adliye çalışanı arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde ve haksızlığa uğranıldığı yönündeki genel kanıları nedeniyle bu basın açıklamasının yapılması gereğini duyduk. 

Bakanlık oluru ile Adli Yargı Yazı İşleri ve İdari İşler Müdürleri Sözlü Sınav Kurulu Ankara Batı Adliyesi bünyesinde oluşturulmuştur.

Bilindiği üzere sözlü sınav doğası gereği adayın sınav sırasındaki performansının tespitine yöneliktir. Ankara Batı Adliyesinde yapılan sınava yaklaşık olarak 6107 Zabıt Katibi katılmış ve sınav yaklaşık olarak 2 ay sürmüştür. Sınav tek bir komisyon tarafından gerçekleştirilmiştir. Aday sayısı ve Komisyonun harcamış olduğu emek ve mesai süresi dikkate alındığında bir adaya düşen süre yaklaşık olarak 1 – 2 dakika olarak hesap edilmektedir. Özellikle adaya yöneltilen soru sayısı, niteliği ve sınav süresi nazara alındığında sözü geçen yönetmelik dahilinde bir ölçme ve değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağı açıktır. 

Danıştay içtihatlarında belirtildiği üzere sözlü sınavda verilen yanıtların, teknolojik olanaklardan yararlanılarak kayıt altına alınması suretiyle, objektif nitelikte incelenip denetimine olanak sağlayacak şekilde tespiti gerektiği halde bu yapılmamıştır.

Sözlü sınav öncesinde adaylara yöneltilecek soruların ve yanıtlarının hazırlanarak tutanağa bağlanması gerekmektedir. Danıştay 'ın yerleşik kararları da bu doğrultudadır.

Sözlü sınav sırasında Komisyonun tarafsızlığını ve şeffaflığını ortaya koymak için sorulan soruların kapalı bir zarf içerisinde aday tarafından kura yoluyla seçilmesi suretiyle tespit edilmesi gerekirken, sınav komisyonu üyesi tarafından diğer komisyon üyelerine sesli olarak okunmak suretiyle tespit edilmiş ve adaylara bu sorular yöneltilmiştir. Bu uygulamayla Komisyon istediği adaya istediği soruyu sorabilmiştir. Ayrıca sorulan genel kültür sorularına aday tarafından doğru cevap verilememesi halinde, bir sonraki adaya, onun da doğru cevap verememesi halinde ise ondan sonraki adaya sorulmak suretiyle sorunun doğru cevabı verilen kadar aynı soru sorulmuştur. Hal böyle olunca sınava henüz girmemiş olan ve bekleme yerinde beklemekte olan aday, sınavda sorulan sorunun cevabını öğrenerek sınav sırasında doğru olarak cevaplayabilmiştir. Bu durumda doğru cevabı verilemeyen ilk sorunun sorulduğu aday ile diğer adaylar arasında hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurmuştur.

Yazılı sınavda başarı puan notu 60 iken, sözlü mülakat sınavında 70 kabul edilerek Sözlü sınavın, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olmasının önüne geçilmiş, başarı ve başarısızlığa doğrudan etken olmuştur.

Sınav komisyonu, kazanan adaylar için; 90-100 puan aralığında, yedek adaylar için ise 70-75 puan aralığında, kazanamayan bir grup aday için 60-68 puan aralığında, kazanamayan diğer bir grup aday için ise 50-59 puan aralığında puanlar vererek başarısız sayılmalarına neden olmuştur. 6107 kişinin girmiş olduğu bir sınavda hiçbir adaya 75 ila 89 arasında puan verilmemesi de tartışılması gereken başka bir durumdur.

Sınav kurulu genel kültür alanındaki soruya doğru cevap veremeyen adaya dahi 95 sözlü puanı vererek yönetmeliğe aykırı davranmıştır.

Yukarıda zikredilen açık hukuka aykırılıkların keyfi uygulamalara ve kayırmacılığa yol açtığı, açabileceği aşikardır.
Sınav süresinin yaklaşık olarak 1 dakika olduğu kabul edilirse Komisyonun bir dakika içerisinde diğer kriterlerin puanlamasının ne şekilde yaptığı da tartışmalıdır. Kişinin bir dakika içerisinde kendisini yeterince ifade edemeyeceği gibi, komisyonun da aday hakkında yeteri kadar bilgi edinemeyeceği de açıktır. Örneğin adayın bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığını belirleyici hiçbir soru sorulmadığı gibi bunun gözlem ve kanaate dayalı olarak tespiti de mümkün değildir.

Özetle, personelin moral ve motivasyonunu artırmak için yapıldığı açıklanan bu sınav ile gördüğümüz kadarıyla Adliyedeki çalışma barışı olumsuz etkilenmiştir. Bu sınav ile personel birbirine düşürülmüş ve görevde yükselmeyi hak eden bir çok personel haksızlığa uğradığını düşünmektedir.

Haksız uygulamalara ve kayırmacılığa yol açacağı yönünde düşüncelerin oluşmaması ve önlenmesi için sözlü mülakat uygulamasının kaldırılmasını, herkesin eşit şartlarda yarışma imkanı olan yazılı sınav ile atamaların yapılmasının uygun olacağı kanaatindeyiz."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim