• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

"Bu Teklife Bir Hukukçu Olarak Evet Demek Mümkün Değildir"

"Bu Teklife Bir Hukukçu Olarak Evet Demek Mümkün Değildir"
Manisa Barosu Başkanı Zeynel Balkız, hükümetin HSYK’nın yetkilerini Adalet Bakanı'na devreden ve kurul üyelerini görevden alma yetkisi getiren kanun teklifini doğru bulmadığını söyledi.

Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yeniden yapılandırması için Meclis’e sunulan kanun teklifine tepkiler devam ediyor. Manisa Barosu Başkanı Zeynel Balkız, hükümetin HSYK’nın yetkilerini Adalet Bakanı'na devreden ve kurul üyelerini görevden alma yetkisi getiren kanun teklifini doğru bulmadığını söyledi. Bu uygulamayla yürütmenin yargıya doğrudan müdahalesi olacağını, bunun da kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğunu savundu. Kanun yürürlüğe girerse seçimle gelen HSYK üyeleri hakkındaki disiplin işlemlerini artık HSYK Genel Kurulu yerine Adalet Bakanı'nın tek başına yürüteceğini ve karara bağlayacağını belirterek, “Bakan, HYSK üyelerini görevden alma yetkisine kavuşacak. HSYK üyelerinin adli suçlarıyla ilgili soruşturma ve dava açılması izinlerini de yine bakan verecek.” dedi.

Bunun hatalı olduğunu ve yargıya yürütmenin doğrudan müdahalesi olduğunu düşündüklerini belirten Balkız, “Demokrasi anlamında da uygun değildir. Evrensel anlamda kuvvetler ayrılığı prensiplerine aykırıdır. Adalet Bakanlığı, yürütmenin organlarından birisi olduğu için doğrudan doğruya yargı üzerindeki etkileşmesi, bu yasa değişikliğiyle artmış olacaktır. Dolayısıyla yargı üzerinde yürütmenin vesayeti yeniden oluşturulmaya çalışılmaktadır. Buna bir hukukçu olarak evet demek mümkün değil.” şeklinde konuştu.

Baro Başkanı Zeynel Balkız, açıklamasında şunları kaydetti: “Biz bu konunun anayasal bir mesele olduğunu düşünüyoruz, çünkü HSYK, bağımsız bir kurum haline gelmesi ve üzerindeki Adalet Bakanlığı vesayetinin kaldırılması için AK Parti hükümeti tarafından 2010 yılında anayasa değişikliğine konulmuştur. Milletin yüzde 58 oy çokluğuyla mevcut bugünkü HSYK yapısı oluşmuştur. Bu bir anayasal meseledir. Eğer HSYK’nın yapısı üzerinde, etkileri üzerinde bir değişiklik ve farklılık düzenleniyor ise bu ancak anayasa değişikliğiyle yapılmalıdır. Kanun yoluyla yapılmaya çalışılması hukuka aykırıdır. HSYK, 2010 referandumundan sonra bu bağımsız yapısına kavuşmuş ve gerek Türkiye’de gerekse de dünyada beğeni toplamıştır.”

İktidarların gayrimeşru yollardan yıpratılmasını hiçbir zaman desteklemediklerini de vurgulayan Zeynel Balkız, “Hükümetin HSYK ile ciddi anlamda şikayeti var ise, kendilerine bir darbe teşebbüsü yapılıyor ise bunlar lokal olaylardır. Bütün yargının karalanması yerine, o lokal meselelerin üzerine gidilmelidir. Biz yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını savunurken aynı zamanda millet iradesiyle gelmiş olan iktidarların da gayrimeşru yollardan yıpratılmasını ve onların devrilmesi çabalarını desteklemiyoruz. Milletle gelen, milletle gider. Bizim önerimiz, Türkiye’de bunların hükümet-yargı veya Adalet Bakanlığı-yargı kavgasının üzerine taşınmasıdır. Eğer hükümeti anayasal yolların dışında farklı metotlarla devirme, yok etme ve zarar verme girişimleri varsa biz bunlara da karşıyız. Eğer hükümetin de belgelenmiş olan birtakım çalışmaları varsa bunu bizzat ortaya çıkarmalı ve icabını yapmalıdır ama böyle bir şeyler söylenti halinde kalıp da tümden yargının üzerinde bir ambargo kurmak veya hegemonya kurmak doğru değildir. Yüzde 58’in 'evet' demiş olduğu bugünkü yapıyı değiştirmek istiyorsak, halka gitmek veya anayasal çoğunluğu oluşturmak gerekir.” dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim