• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Bursa Barosu Çevre Komisyonu Ve DOĞADER Parklar İçin Harekete Geçti

Bursa Barosu Çevre Komisyonu Ve DOĞADER Parklar İçin Harekete Geçti
Bursa'da belediyelerin zarar verdiği parklarla ilgili açılan davalar kazanıldı. Bursa Barosu Çevre Komisyonu ve DOĞADER bu kez Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden zarar verilen parkların onarılması ve eski hallerine geri dönüştürülmelerini talep etti.

Bursa'nın doğal güzelliğinin çok büyük tehdit altında olduğunu ifade eden Bursa Barosu Çevre Komisyonu üyesi İsmail İşel, kenti yönetenlerin şehri korumadıkları gibi, tam aksine aldıkları idari kararlarla ve yaptıkları idari işlemlerle ciddi zararlar verdiğini öne sürdü. 

Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan DOĞADER üyeleri, kent yöneticilerinin yapılaşma girişimlerine karşı açılan davalar yüzünden önceleri düzenli olarak temizliği ve bakımı yapılan yeşil alanların atıl vaziyette olduğunu söyledi. 

'Parklarımızı geri istiyoruz' diye pankart açan üyeler adına konuşan Bursa Barosu Çevre Komisyonu üyesi İsmail İşel, "Bursa, geçmiş kuşaklarca bize emanet edilen ve doğal güzelliklerini koruyarak gelecek nesillere miras bırakmamız gereken eşsiz ve kâdim bir şehirdir. Bir zamanlar adı gibi kendisi de yeşil olan, meyvesinin, havasının, suyunun nâmı dillere destan bu şehrin tüm doğal güzellikleri bugün çok büyük tehdit altındadır. Bu durumun baş sorumlusu ise şehrin yöneticileridir. Bu kenti yönetenler, şehri korumadıkları gibi, tam aksine aldıkları idari kararlarla ve yaptıkları idari işlemlerle şehrin doğal güzelliklerine, kent ve çevre estetiğine ciddi zararlar vermektedirler. Bu kentin doğal güzelliklerini korumak için birlikte mücadele vermemiz gereken kent yöneticileri, hemen hemen her durumda çevreci halk kesimlerini karşılarına almakta, hiçbir uyarılarımızı dinlememekte, bu şehrin yaşam yeşilini, ölüm grisine bulayan her türlü uygulamaya imza atmaktan bir an bile çekinmemektedirler" diye konuştu.

İşel, dava konusu olan yeşil alanların bakımsızlığa terk edildiğini ifade ederek, "Kentin çok önemli değerleri olan bu yeşil alanlar ölüme terk edilmekte, aynı zamanda halk sağlığı ve güvenliği açısından da büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı olmak üzere, benzer uygulamaları yapan ilçe belediye başkanlıklarına da yazılı müracaatlar yaparak, dava konusu yapılmış ve mahkemelerce de park-yeşil alan olarak korunması gerektiğine hükmedilmiştir. Biz de bu yeşil alanların derhal bakım ve temizliğinin yapılmasını istedik. Taleplerimize rağmen gerekenler ivedi şekilde yapılmadığı takdirde; sorumluluğu, kastı veya ihmali bulunan tüm ilgililer hakkında her türlü yasal girişim başlatacağız" diye konuştu.

Kalabalık daha sonra olaysız bir şekilde belediyenin önünden ayrıldı.

Bursa Barosu Çevre Komisyonu ve DOĞADER'den yapılan açıklamanın tam metniyse şöyle:

"İçinde yaşadığımız, geçmiş kuşaklarca bize emanet edilen ve doğal güzelliklerini koruyarak gelecek nesillere miras bırakmamız gereken eşsiz ve kâdim bir şehirdir Bursa. Bir zamanlar adı gibi kendisi de yeşil olan, meyvesinin, havasının, suyunun nâmı dillere destan bu şehrin tüm doğal güzellikleri bugün çok büyük tehdit altındadır. Bu olumsuz durumun baş sorumlusu ise, tüm şehri bir rant alanı olarak gören, şehrin doğal zenginliklerini korumak için hiçbir planı/programı olmayan, böyle bir bilinci ve gayesi dahi bulunmayan kent yöneticilerdir. Kent yöneticileri şehri korumadığı gibi, tam aksine aldıkları idari kararlarla ve yaptıkları idari işlemlerle şehrin doğal güzelliklerine, kent ve çevre estetiğine ciddi zararlar verdiği, şehri her geçen gün yaşanmaz hale getirdikleri, gözleri gibi koruyacakları bu kadim emanete her geçen gün ciddi tahribat yaptıkları görülmektedir. Bu kentin doğal güzelliklerini korumak için birlikte mücadele vermemiz gereken kent yöneticileri, hemen hemen her durumda biz çevreci halk kesimlerini karşılarına almakta, hiçbir uyarılarımızı dinlememekte, bu şehrin yaşam yeşilini-ölüm grisine bulayan her türlü uygulamaya imza atmaktan bir an çekinmemektelerdir. Hemen her gün çevre düşmanı yeni bir projeyle karşı karşıya kalmaktayız. Şu an bu şehrin mukaddes emanetleri olan denizi dağı, taşı toprağı, havası suyu ciddi saldırı altındadır. Ve üzülerek görmekteyiz ki, bu saldırıların çoğunun altında-üstünde veya arkasında bu kenti koruması için seçilmiş ve her fırsatta bu kenti çok sevdiklerini söyleyen, merkezi yönetime teslim olmuş kent yöneticileri vardır. Bu şehrin doğal güzelliklerini, yaşam alanlarımızı, geleceğe taşımakla sorumlu olduğumuz bu şehrin mukaddes emanetlerini koruması gereken kent yöneticilerine karşı, halk ile akademik ve bilimsel kesimler olarak her türlü zorluğa ve hukuk dışı uygulamalara karşın, toplumsal ve hukuksal mücadeleler veriyor, bundan sonra da bu mücadeleyi vermeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Tamamen kentlilik ve insan olma bilinciyle şehrimizi saldırılardan korumak için toplumsal mücadelenin yanında hukuksal mücadelemizi de kararlılıkla sürdürüyor, kent yöneticilerinin aldığı çevre düşmanı birçok karar ve idari işlemleri mahkemelere taşıyarak iptal ettiriyoruz. Ancak şehri koruyup kollaması gereken kent yöneticileri, açılan davalardan ve dava sonucunda verilen iptal kararlarından oldukça rahatsız olacaklar ki, şehrine sahip çıkan halk kesimlerinin, mahallelinin, meslek odaları ve akademik odalar ile çevreci derneklerin açtıkları davalar nedeniyle, yapılaşmaya karşı dava açılan halkın ortak yaşam alanları kent yöneticileri tarafından özellikle sahipsiz bırakılmakta, bu yeşil alanların temizliği ve bakımları yapılmamakta, kentin çok önemli değerleri olan bu yeşil alanlar bile- isteye ölüme terk edilmekte, aynı zamanda halk sağlığı ve güvenliği açısından da büyük bir tehdit yaratılmaktadır. İdarelerin yapılaşma girişimlerine karşı açılan davalardan önce düzenli olarak temizliği ve bakımı yapılan bu yeşil alan ve parklarda bugün hiçbir temizlik ve bakım çalışması yapılmamakta, bu alanlarda çöpler toplanmadığı gibi çöp yığılmalarına izin verilmekte, ilaçlama ve ıslah çalışmaları da yapılmamaktadır. Çevre halkının ve mahallelinin bakım ve temizlik yapılması yönünde birçok kez yaptığı sözlü talepler de belediyeler tarafından geçiştirilmekte, böylece halk ve yeşil alanlar militarist bir anlayışla kendilerince cezalandırılmak istenilmektedir. 

Açılan davalar sonucu mahkemelerce verilen kararlarda, bu yeşil alanların "Bursa Kent Kimliğinin önemli bir parçası olduğu, bir bütün halinde koruma altına alınması gerektiği" açık bir şekilde ortaya konulmuştur. Öyle ki, Yıldırım ilçesi Mollaarap mahallesinde bulunan Fevziye Parkı için verilen mahkeme kararında; "...davaya konu taşınmazda bulunan havuz ve dans pisti ile havuza su drenajı sağlayan yapının 19. yüzyıl ortalarına tarihlenen ve dönemin mimari üslubu olan barok tarzda yapılar olduğu, bu bağlamda korunması gereken kültür varlığı olarak tescillenmesi gerektiği..." tespit edilerek bu alanda her türlü yapılaşmanın önüne geçilmiş ve bu alanın kent kimliği, kent estetiği ve kent tarihi açılarından emsalsiz olduğu açık bir şekilde vurgulanmıştır. Ancak son Bursa köşesi olan bu emsalsiz parkın durumu şuanda içler acısı duruma sokulmuş olup, halk sağlığı ve güvenliği açısından da ciddi risk yaratılmaktadır. 

Park olarak korunması gereken ve her geçen gün hızla tüketilen şehrin yeşil alanlarının kent yöneticileri tarafından bile isteye ne hale getirildiğini gösterir fotoğraflarla birlikte az sonra başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı olmak üzere, benzer uygulamaları yapan ilçe belediye başkanlıklarına da yazılı müracaatlar yaparak, dava konusu yapılmış ve mahkemelerce de yeşil alan olarak korunması gerektiğine hükmedilmiş bu yeşil alanların derhal bakım ve temizliğinin yapılmasını, park olarak bir an evvel halkın kullanımına açılmasını talep edecek, taleplerimize rağmen gerekenler ivedi şekilde yapılmadığı takdirde sorumluluğu, kastı veya ihmali bulunan tüm ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı basına ve kamuoyuna saygı ile bildiririz."

bursadabugun.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim