• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Çalışarak mı Ölsek İşsiz Kalarak mı?

Çalışarak mı Ölsek İşsiz Kalarak mı?
Bugün 4 Aralık yerin metrelerce altında canı pahasına çalışan emekçilerin, ölesiye kürek sallayanların, bir tutam gün ışığına muhtaç olanların günü...

Soma’da 301 kişinin yaşamını yitirdiği facianın ardından Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. bünyesinde çalışan 2 bin 832 madenci işsiz kaldı...Şirketin 24 taksitte ödeyeceği tazminatın ilk ödemesini alan madenciler “Ölenler bir defa öldü, biz canlı canlı her gün ölüyoruz” diyor...

“Ölenler kurtuldu, biz her gün ölüyoruz.” Bu sözler geçtiğimiz sene 30 Kasım’da Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. bünyesinde işten çıkartılıp, tazminatını alamayan 2 bin 832 madenciden birine ait. Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasının ardından, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. bünyesinde çalışan 2 bin 832 madenci, 30 Kasım 2014’te çalıştıkları madenin kapatılmasıyla işten çıkarıldılar. Madenciler ilk günlerde iş bulana kadar alacakları tazminatlarla idare edebileceklerini düşünüyorlardı ama hiçbir şey düşündükleri gibi ilerlemedi. Madencilere sadece Haziran ayı başında alacaklarının yaklaşık 24’te biri ödendi. Madenciler tazminatın geri kalanını CHP Milletvekili Özgür Özel’in bilgi edinme hakkı çerçevesinde TMSF’ye yaptığı başvuru sonucu aldığı cevapla öğrendi. Tazminatlar 24 taksitle verilecekti, ne zaman verileceği ise muammaydı. Büyük bölümü 1 senedir işsiz olan ya da geçici işlerle geçimini sağlamaya çalışan Somalı madenciler Milliyet’e zorluklarla geçen bir seneyi anlatarak, “Tazminat şimdi ancak bizim borçlarımızı kapar. Biz iş istiyoruz, yine madenlerde çalışmak istiyoruz” dediler.

"HER ŞEY KÖTÜYE GİTTİ"

Bu madencilerden biri de 3 çocuk babası Hidayet Merdim. Merdim yaşadıklarını, “13 Mayıs’tan bugüne burada her şey sadece hep daha kötüye gitti” diye anlatmaya başlıyor. Çocukları ilkokul, ortaokul ve liseye giden Merdim, geçtiğimiz sene lisede okuyan kızını masraflarını karşılayamaz duruma gelince okuldan almayı düşünüyor. Merdim, o an yüreğinden geçenleri, “Ölenlerin mekanı cennet olsun, çok üzüldük ama onlar kurtuldu, biz her gün canlı canlı ölüyoruz” diye anlatıyor. Merdim sonunda kızının eğitimine zorluklarla da olsa devam etmesine karar veriyor. Fakat bundan sonra ne yapacağına dair de bir fikri yok:

“30 bin lira tazminatım var. Bana sadece geçtiğimiz Haziran ayı başında, 2 bin 800 TL yattı. Bir daha da bize para falan verilmedi. İşte Özgür Özel’in açıklamasıyla alacağımızın 24 takside bölündüğünü öğrendik. Ama kalan para ne zaman yatacak bilmiyoruz. İnsanlar umutsuz. Banka ve kredi borçları dağ gibi... İcralık olanlar var. Derdimiz tazminat da değil artık. Bundan sonra 30-40 bin TL’ye ne yapacağız? Ancak borçlarımızı kapatmaya yeter o para... Biz o kaza yaşanan ocak açılsın, orada bile çalışmaya razıyız.” 

"YÜZDE 99'U BANKALARA BORÇLI"

İşsiz kalan bir diğer madenci de Ercan Çetinyılmaz. Madende 9 yıl çalışan ve 27 bin lira tazminat alacağı olan Çetinyılmaz, “Arkadaşlarımızın yüzde 99’u bankalara borçlu, evlerine gıda alamıyorlar” diyerek Soma’da yaşananları anlatmaya başlıyor. İkisi de lisede okuyan 2 çocuk babası Çetinyılmaz, işten çıkarıldıktan sonra uzun süre tarlalarda çalışarak geçimini sağlıyor. “Fakat herkes benim kadar şanslı değildi” diyen Çetinyılmaz, Soma’ya madende çalışmak için başka şehirlerde gelenlerin, tarıma aşina olmamaları nedeniyle geçici işler de bulamadıklarını anlatıyor. Bir hafta önce iş bulan Çetinyılmaz, “Ben içlerinde en şanslı olanlardanım. Arkadaşlarımız fişlendiler, madenlere alınmıyorlar. Biz kimseye zarar vermedik. Sadece anayasal çerçevede haklarımızı aradık” diyor ve ekliyor: “Soma’da sosyal patlama çok yakın.”

"ARTIK SIFIRI TÜKETTİK"

Mağdur işçilerden bir diğeri de Arif Şengül. Madende 9 sene çalışan Şengül, Merdim gibi Haziran ayının ilk haftasında 25 bin liralık tazminatının sadece 2 bin 400 lirasını alıyor. Kınık Köyü’nde yaşayan Şengül’ün hikâyesi aslında Soma’nın hikâyesi gibi... Madencilikten önce baba mesleği olduğu için tütün yetiştiriciliğiyle geçimini sağlayan Şengül, tütün sektörünün özelleştirilmesi ile birçok hemşehrisi gibi madencilik yapmak zorunda kalıyor. Madencilikle geçimini sağlayan Şengül, işten çıkarıldıktan sonra tekrar tütüncülük yapmayı deniyor fakat geçimini sağlayacak kazancı elde edemeyince vazgeçiyor. Üçü okuyan 4 çocuk babası Şengül, “Artık sıfırı tükettik. Kredi kartlarını kullanmaya başladım. Kınık’lıyız, çocuklarım burada, okulları burada; o yüzden başka yere gitmek de istemiyorum. Şimdi yeni ocakların açılacağını öğrendik, onlara başvuracağım. Umarım bir şey çıkar. Madencilikten emekli olmak için 5 senem kaldı. O yüzden mesleğime devam etmek de istiyorum. İstiyorum ama iş güvenliği yasasının denetlenmesi, yasalaştırıması, insanların emniyetle ocağa girebilmesi, müfettişlerin maaşlarını devletten almaları suretiyle istiyorum” diyor. Şengül’ün geçim sıkıntısı dışında bir şikâyeti daha var: “Kınıklılar işe alınmıyorlar. Bizler yaşananlardan sonra doğruyu söylediğimiz için fişlendik. Ben 2 ocağa başvurdum mesela ikisine de alınmadım.”

Kaynak: Burcu Ünal / Milliyet Gazetesi

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim