• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C

"Cansel Buse’nin Ölümü, İntihar Değil Cinayettir"

"Cansel Buse’nin Ölümü, İntihar Değil Cinayettir"
Hatay Barosu Kadın Komisyonu Başkanı Av. Meral Asfuroğlu, Kayseri'de iddiaya göre öğretmeninin cinsel saldırısından sonra yaşamına son veren lise öğrencisi Cansel Buse Kınacı için bir açıklama yaptı.

Av. Meral Asfuroğlu, "Cansel Buse’nin ölümü, intihar değil cinayettir" dedi.

Hatay Barosu Kadın Komisyonu Başkanı Av. Meral Asfuroğu'nun açıklamaları şöyle:

Kayseri'de lise son öğrencisi Cansel Buse Kınalı babasının tabancasıyla intihar etti. Olayla ilgili araştırma sürerken Cansel Buse Kınalı'nın öğretmeni tarafından tecavüze uğradığı iddia ediliyor.  Cansel Buse Kanalı’nın intiharına öğretmeninin tecavüzünün sebep olduğu basına yansıdı. Cansel Buse'nin okul arkadaşları, okulda öğretmenlerine karşı güvenlerinin azaldığını belirterek, tecavüz olayı varsa da yoksa da suçlunun matematik öğretmeni B.Ö.'nün olduğunu dile getiriyor. Okuldan arkadaşlarına göre Cansel Buse'nin tecavüze uğradığı ve bunu önce iki arkadaşına daha sonra da müdür yardımcısına anlattığı belirtiliyor. Cansel’in intihar ettiği gün, olayı ailesine bildirmesi için müdür yardımcısından gün istediğini ardından da intihar ettiği belirtiliyor.

Okulda Cansel Buse'nin ardında da bir mektup bıraktığını aktaran öğrenciler, okul idaresi ve valinin de olayı örtbas etmeye çalıştıklarını iddia etti. Öğrenciler intihardan beri okulda normal bir şekilde ders işlendiğine dikkat çekti.

Cansel Buse’nin ölümü, intihar değil cinayettir. Toplumun kadını aşağılayan, korkutan, erkeği koruyup yücelten değer yargılarıdır. Toplumsal olarak sağlığımızı bozan cinsiyet ayırımcılığıdır. Cansel sesini duyuramadı. Çaresizlik içinde intihar etti. Adeta toplum sağır ve kör gibi davranarak ona gencecik yaşında intihardan başka seçenek bırakmadı. Maalesef Cansel ve onun gibi gencecik kızlarımız, cinsel taciz ve cinsel istismar mağduru olduğunda, içinde yaşadıkları toplumun faili değil, mağdur olan kendilerini  yargılayacaklarını bildiklerinden, çaresizlik içinde kalıyor, bir çıkış yolu bulamıyorlar. Oysa utanması gereken, yargılanması gereken cinsel suçları işlemiş erkekler, göğüslerini gere gere dolaşıyorlar. Kendilerine hiçbir şey olmayacağından eminler.

Cansel 18 yaşında ölüme gitti. Ne yazık ki onu geri getirmek mümkün değil. Özgecan Aslan’da olduğu gibi. Ama Cansel’in ölümü ile gelin bir kez daha düşünelim. Daha kaç genç kızı hiçbir suçu olmadan sırf istismar ya da tacize uğradığı için çaresizlikten kaybedeceğiz? Cinsiyet ayırımcılığı ile samimi olarak mücadele edilmezse, yetkililer cinsiyet ayırımcılığını ortadan kaldıracak samimi politikalar üretmezse daha pek çok çocuğumuzu kaybedeceğiz.

Hem yetkili kurum ve kuruluşları, hem de tüm halkımızı Cansel’in davasını başlangıç kabul ederek, cinsiyet ayırımcılığı ile samimi mücadeleye, Cansel ve onun gibi masum çocukların davasına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Kadını aşağılayıcı politikalardan, söz ve davranışlardan kaçınarak, kadını erkekle eşit gören bakış açısı oluşturmak için çabaya davet ediyoruz. Cinsel saldırıya uğrayanın değil, bu suçu işleyenin utanacağı bir toplum düzeni yaratmak için toplumun tüm katmanlarını göreve çağırıyoruz.

Av. Meral Asfuroğlu
Hatay Barosu Kadın Komisyonu Başkanı

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim