• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

"Ceza Yargılaması İdarî Raporlara Dayanamaz!"

"Ceza Yargılaması İdarî Raporlara Dayanamaz!"
Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz adına Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Zeki Çatalkaya imzasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen sözde rapora tepki yağıyor.

Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç'in rapor hakkında yaptığı “Sulh ceza hâkimlerinin bir cinnet metni olan ‘Kırmızı Kitap'a göre vereceği tutuklama kararı, hukuk adında yaşadığımız utanç verici durumu daha da görünür kılacaktır.” şeklindeki yoruma destek geldi. Somut deliller olmadan bu rapora dayanarak yapılan yargılamaların yanlış olduğunu belirten hukukçular, ‘Kırmızı Kitap' olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'yle yapılan tutuklamalara karşı çıktı. Hukukçuların görüşleri şöyle:

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Zeki Yıldırım: “Özgenç hocanın eleştirileri haklılık içermekten öte, bir zaman destek verdiği bir yapının meşruiyet sınırlarının dışına çıkma konusundaki fütursuzluğu karşısında duyulan bir öfke ve hüznü içermektedir. Ceza yargılaması kararlarının idari raporlara dayanması mümkün değil. Ceza yargılaması, suç fiili üzerinden, soruşturma makamının denetiminde yasanın öngördüğü usule uygun elde edilen delillerle, suçun şahsiliği prensibine riayet edilerek yürütülür. Demokrasilerde kırmızı kitap, ‘anayasa'dır. Normalleşme ancak aydınların, akademisyenlerin bedel ödemeyi göze alıp seslerini yükseltmesiyle mümkün olabilir.”

Doç. Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu: “Kırmızı Kitap'taki tespitler uyarınca tutuklama ya da ceza kararı verilemez. Bu konuda İzzet Özgenç hoca ile hemfikirim. Ancak, Kırmızı Kitap'taki tespitlerin, diğer delillerle desteklenmesi gerekir. Çünkü Kırmızı Kitap da dâhil, yeryüzünde olan her şey bir yargılamada delil olabilir, ama hiçbirisi bağlayıcı delil değildir. O sebeple ceza hukukunda bağlı delile değil, vicdani kanaate göre karar verilir. Yani tek başına Kırmızı Kitap'a dayanarak tutuklama kararı verilemez. Aksi hali, tuzun koktuğu noktadır.”

Doç. Dr. Cenap Çakmak: “Bu yapılanların evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğu hususunun tartışılması dahi söz konusu olamaz. Bunlar; en temel insan haklarına, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne, Türkiye'nin çok sıkı şekilde bağlı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve orada garanti altına alınmış temel haklara net bir şekilde aykırılık teşkil ediyor. Bunun detaylı tartışılmasına bile gerek yok.”

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Günal Kurşun: “Ceza mevzuatının dışında hâkim ve savcıları bağlayacak bir metin olmamalı. Hâkim ve savcılar Anayasa'ya göre görevlerinde bağımsız ve tarafsız davranmak zorundalar. Kırmızı Kitap ve benzeri gibi herhangi siyaset içerikli belge bir hukuk belgesi değildir. Dolayısıyla bir hukuk metni olmayan belgeye bağlı olarak da herhangi bir yargısal eylem ve işlem yapılamaz. Bağlayıcı tek metin Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'dur. Kırmızı kitap adı altında siyaset içerikli belgelerden yola çıkarak herhangi bir kişinin grubun terör örgütü ilan edilmesi, şeytanlaştırılması, mensuplarının tutuklanmaları hem Türk Ceza Hukuku'na hem de İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırıdır.”

Hukuk Etik Siyaset Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Cerrah: “Hukuki olarak raporda geçen iddialarla ilgili somut bilgi ve belgelerin ortaya konulması gerekir. Duyumla adli çalışma başlatılmaz. Bu durum, 17 Aralık sonrasında başlatılan cadı avının, hukuksuzluğun bir göstergesidir. Bu rapor üzerine bir soruşturmanın yürütülmesi söz konusu olamaz. Afaki suçlamalarla yargı yönlendirilemez. Raporla Hizmet Hareketi'ne yönelik baskıların siyasi saiklerle yapıldığı da gözler önüne seriliyor.”

GÜSAM Başkanı Ercan Taştekin: “Rapor, geçmiş dönemde basın yayın organlarında çıkan ve yalanlanmış haberlerden oluşuyor. Öncelikle bir grup ya da örgüt ile kapsamlı bir rapor hazırlanması için detaylı bir çalışma yapılması gerekiyor. İstihbarat raporları delil niteliğinde değildir. Adli soruşturmaların delil olarak kullanılması söz konusu olamaz. Raporun içeriği hatalarla dolu. Objektif veri ve analizden yoksun. Bulgu ve belgeye dayanmayan son derece hayali senaryolarla yazılmış. Beyanların doğruluğu teyit edilmedikçe rapor geçersizdir.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim