• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C

"Cezalar Arasındaki Fark Kamu Vicdanını Sızlatıyor"

"Cezalar Arasındaki Fark Kamu Vicdanını Sızlatıyor"
Mersin Barosu Başkanı Avukat Alpay Antmen, ilde polise taş ve motolof attıkları gerekçesiyle 3 yıl önce 3 çocuğa verilen 20 yıla yakın ceza ile Ali İsmail Korkmaz'ın katil zanlılarına verilen cezalar arasındaki farkın kamu vicrdanını sızlattığını belirtti

Av. Alpay Antmen, Cihan'a yaptığı açıklamada, bazı basın yayın organlarında takip ettiklerine göre Molotof kokteyli atan, gösteri yapan ve örgüt üyeliği suçu ile yargılanan çocuklara 3 yıl önce 16 yıldan küçük olduğu halde 20'şer yıla yakın cezalar verildiğini öğrendiklerini belirtti. Ceza kanunu sisteminde her suçun cezasının ayrı olduğuna dikkat çeken Antmen, "Fakat bir insanı öldürmeyen biri ile bir insanı öldüren biri arasındaki cezaya baktığımız zaman 20 yıl, 15 yıl, 10 yıl. Kamu vicdanının sızladığı, hukukun tecelli etmediği çok açık bir şekilde görülebilmektedir." dedi.

Burada yapılması gereken ilk işin Ceza Kanunu'nun çok dikkatli incelenerek cezaların orantılı hale getirilmesi olduğuna işaret eden Antmen, "Ama daha da önemlisi dün mahkeme hukuken yanlış bir karar verdi. 2013 Haziran gösterilerinde fiilen ölen Ali İsmail Korkmaz, dün Kayseri'de hukuken de öldürüldü ve onu öldürenler hak ettikleri cezalara çarptırılmadı. Yargı süreci devam ediyor. Biz halen hukuka güvenmek istiyoruz ve bu dosyanın Yargıtay'da bozulacağını ve bozulması gerektiğini düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

İnsan hayatının her şeyden değerli olduğuna dikkat çeken Antmen, şöyle devam etti: "Yaşam hakkını devlet en başta korumakla yükümlüdür. Devlet her vatandaşına eşit yakınlıkta olmak zorundadır ve insanların yaşam hakkına birde üstüne kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edilip insanların öldürülmesi son derece vahimdir. Türkiye'de Ali İsmail Korkmaz'ın ölümü ve Cizde'deki çocuk ölümlerini göze aldığımız zaman Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kendisinin varlık sebebi olan insanların yaşam hakkını hiçe saydığını gösterdiğini görmekteyiz. Bu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasa'ya herşeyi bırakın insan olmanın gerekliliği olan insan haklarına açıkça aykırıdır. Bu konuda toplumumuzunda hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünmekteyim."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim