• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

Cihaner’den İstanbul Başsavcılığına Sarraf Başvurusu

Cihaner’den İstanbul Başsavcılığına Sarraf Başvurusu
CHP İstanbul milletvekili İlhan Cihaner, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre 17 Aralık soruşturmasında verilen takipsizlik kararının kaldırılarak etkin bir soruşturma yürütülmesinin zorunluluk olduğunu belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.

CHP İstanbul milletvekili İlhan Cihaner, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre 17 Aralık soruşturmasında verilen takipsizlik kararının kaldırılarak etkin bir soruşturma yürütülmesinin zorunluluk olduğunu belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.

Cihaner, Rıza Sarraf hakkında ABD’de açılan dava ve Babek Zencani hakkında İran’da verilen kararın "yeni delil" veya "yeni bir suçun işlendiği izlenimi" niteliğinde olduğu kabul edilerek derhal soruşturma açılması gerektiğini belirtti.

Cihaner, bu soruşturmada İran ve ABD’den Sarraf ve Zencani dosyalarının istenmesini ve Zencani’nin tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasını da istedi. Yeni iddialar Cihaner, başsavcılığa verdiği dilekçede İstanbul Başsavcılığının, 17 Aralık soruşturması kapsamında 53 kişi hakkında, 2014 yılında takipsizlik kararı verdiğini ve karara yapılan itirazların İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesince reddedildiğini hatırlattı.

Cihaner aynı soruşturmada adı geçen bakanlar hakkında TBMM Genel Kurulu’nun Yüce Divan’a sevk edilmeme yönünde karar verdiğini de anımsattı. Sarraf’ın işlediği iddia edilen suçlarda adı geçen Babek Zencani’nin, İran’da idam cezasına çaptırıldığına işaret eden Cihaner, “Zencani’nin yargılama sırasında Türkiye’de 3 bakana 137 milyon dolar rüşvet dağıttığını ve toplamda 8,5 milyar dolar rüşvet dağıttığını” açıkladığına dair haberler” yayınlandığını belirtti.

Sarraf’ın 19 Mart’ta ABD’de gözaltına alındığını ve tutuklandığını anlatan Cihaner; “ABD’yi dolandırmak, Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’nı ihlal etmek (ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarına yasal zemin oluşturan yasa), Banka Dolandırıcılığı ve Kara Para Aklamak” suçlarından dava açıldığını belirterek şöyle devam etti:

“Söz konusu iddianamede Türkiye’de faaliyet gösteren, Royal Holding, Durak Döviz, Asi Kıymetli Madenler Turizm, ECB Kuyumculuk gibi şirketlerin adı geçtiği gibi isimleri kodlanan bazı şüphelilerin Türkiye’de olduğu anlaşılmıştır. Bu gelişmeler üzerine Sarraf’ın bildiklerinin ABD yargı sisteminin bir parçası olan pazarlık mekanizması nedeniyle ülkemizin ulusal çıkarları ya da bazı politikacılar aleyhine kullanılabileceğine dair haberler çıkmıştır.

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı kaynaklarından edinilen haberlerde 91 kişilik bir liste daha olduğu iddia edilmiştir. Bu isimler arasında 17-25 Aralık sürecinde adı geçen yetkililer olabileceği belirtilmektedir. İsmi geçen 91 TC vatandaşına yönelik olarak bazılarına tutuklama, bazılarının ise mallarına tedbir ve ABD’deki mallarının dondurulmasının isteneceği ifade edilmiştir. Bu 91 kişinin içinde Sarraf ile beraber İran üzerine konulmuş ambargoları delmek üzere ortaklık etmekle suçlananların yanında, uluslararası bankacılık sistemini ihlal konusunda Sarraf'a yardım etmekle suçlananların da bulunduğu eklenmiştir. Bu iki suçlamanın yanında, Sarraf'tan rüşvet aldığı için incelemeye alınan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olduğu iddia edilmiştir.”

Savcılık bunu yapmaya “mecbur” Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre savcıların “ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlama” yükümlülüğü altında olduğunu belirten Cihaner ayrıca “yeterli şüphe oluşması durumunda savcının dava açmaya da mecbur olduğunu” ifade etti. Cihaner New York Güney Bölge Savcılığının, Rıza Sarraf hakkında düzenlediği iddianame içeriğinin ve Babek Zencani hakkında İran’daki davanın “Türkiye’de işlenen suçları ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının işlediği suçları işaret ettiğine” dikkat çekti.

Dilekçede şöyle denildi: “Sarraf hakkında ABD’de açılan dava ve Babek Zencani hakkında İran’da verilen karar; ister daha önce verilmiş takipsizlik kararı bakımından yeni delil niteliğinde olsun, isterse yeni bir suçun işlendiği izlenimi niteliğinde olsun Cumhuriyet Başsavcılığınızın derhal işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerekmektedir. Her iki dava dosyasındaki deliller ve iddialar ile verilen karar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 17 Aralık soruşturmasında karara esas alınmayan delilleri tamamlayan deliller olduğu ve bu delillerin esasen tek başına soruşturmanın yeniden açılmasına ve/veya dava açılmasına yeterli olduğu anlaşılmaktadır.”

Cihaner, bu gerekçelerle Başsavcılıktan "17 Aralık soruşturmasında verilen takipsizlik kararı kaldırılarak iddiaların etkin bir şekilde soruşturulması, İran ve ABD’den Sarraf ve Zencani hakkındaki dava dosyalarının istenmesi ve Zencani’nin tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasını” istedi.

ALİCAN ULUDAĞ / Cumhuriyet

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim