• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

"Cinsel İstismara Maruz Kalmış 15 Yaşından Küçük Çocukların Rızasını Aramak Tartışmaya Dahi Açılamaz"

"Cinsel İstismara Maruz Kalmış 15 Yaşından Küçük Çocukların Rızasını Aramak Tartışmaya Dahi Açılamaz"
Ankara Barosu, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesindeki "15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına" ilişkin hükmü iptal etmesine tepki gösterdi.

Yazılı bir açıklama ile AYM kararını değerlendiren Ankara Barosu, "15 yaşından küçük çocukları istismar eden çocuklarla büyüklere verilecek cezaları hakkaniyet ölçüsünde ve suçun toplumda yarattığı etkiyi de göz önüne alarak kamu vicdanını yaralamayacak şekilde yeniden belirlemesi gerekmektedir." dedi.

Açıklama şöyle:

CİNSEL İSTİSMARA MARUZ KALMIŞ 15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLARIN RIZASINI ARAMAK TARTIŞMAYA DAHİ AÇILAMAZ

Anayasa Mahkemesi, Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine, Türk Ceza Kanunu’nun çocuklara yönelik cinsel istismar suçunu düzenleyen 103. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde yer alan  “15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış” tanımındaki “tamamlamamış” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak oy çokluğuyla 26.05.2016 tarihli kararı ile iptal etmiş bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, iptal gerekçesinde söz konusu düzenlemenin, fiilin farklı yaş kategorilerindeki mağdurlara karşı işlendiği veya failin de küçük olduğu ya da fiilden sonra mağdurun yaşının ikmali ile fiili birlikteliğin resmi evliliğe dönüşmesi gibi her somut olayın özellikleri dikkate alınarak ceza tayin edilmesi veya onarıcı adalet kurumunun uygulanması imkânını ortadan kaldırdığı ve bazı durumlarda somut olayın özellikleriyle bağdaşmayacak ve suçla yaptırım arasında bulunması gereken adil dengeyi ortadan kaldıracak ölçüde ağır cezaların verilmesi sonucunu ortaya çıkarabilecek bir niteliğe sahip bulunmasına dayandırmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararına göre 15 yaşını doldurmamış çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçlarında mağdur çocuğun rızasının olup olmadığı aranacaktır. Oysa 15 yaşından küçük çocukların cinsel istismar suçunda rızalarının olup olmadığının tartışmaya açılması, en hafif tabirle ilkelliktir. Senelerdir çocuğa karşı şiddet, çocuğa karşı her türlü istismar, çocuk işçiliği ve çocuk gelinler gibi konularda bir türlü çözüme ulaştırılamayan kemikleşmiş sorunlara sahip olan bir toplumsal zemin ve hukuki düzene sahip olan ülkemizde, 15 yaşından küçük çocukların cinsel istismarı suçu niteliğinin her olay için öznel kıstaslara terk edilmesi, modern hukuk sisteminden kabile hukukuna geçisin en vicdansız sonucudur.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, sadece 15 yaşından küçük çocuklara yönelik cinsel istismar suçu işleyen çocuk faillere daha az cezalar verilmesini sağlamayacak,  10 – 12 yaşında bir çocuğu istismar eden büyüklerin de işledikleri suçtan daha az cezalarla kurtulmalarının önünü açacak ve toplumda infial yaratacak sonuçlara neden olacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin altı ay sonra böyle bir tablo yaşanmaması için iptal edilen maddeyi derhal ele alarak 15 yaşından küçük çocukları istismar eden çocuklarla büyüklere verilecek cezaları hakkaniyet ölçüsünde ve suçun toplumda yarattığı etkiyi de göz önüne alarak kamu vicdanını yaralamayacak şekilde yeniden belirlemesi gerekmektedir.

ANKARA BAROSU YÖNETİM KURULU

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim