• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

"Cinsel Saldırı Suçlarında Artırılan Ceza Miktarlarının Caydırıcı Nitelikle Değil"

"Cinsel Saldırı Suçlarında Artırılan Ceza Miktarlarının Caydırıcı Nitelikle Değil"
Erzurum Barosu eski başkanlarından Av. Naci Turan, cinsel saldırı suçlarında artırılan ceza miktarlarının caydırıcı nitelikle olmadığını söyledi.

Erzurum Barosu eski başkanlarından avukat Naci Turan, cinsel saldırı suçlarında artırılan ceza miktarlarının caydırıcı nitelikle olmadığını söyledi. Türk Ceza Yasası'ndaki cinsel saldırı suçları ile ilgili maddelerinin şantaj maddeleri olarak kullanılmaya başladığını iddia eden Turan, "Bu işin dilenciliği başladı. Sokakta, caddede bu suç çok kolaylıkla insanlara isnat edilebiliyor. 'Bana böyle dedi, bana dokundu' denmesi artık yeterli kabul ediliyor. Adliye koridorlarında 3-5 bin lira alıp savcılıkta şikayetten vazgeçiyorlar" dedi.

Avukat Naci Turan, 2005 yılında Türk Ceza Yasasının yeniden düzenlendiğini, verilen ceza miktarlarının yüksek miktarda artırıldığını belirtti. Bu ceza arttırımı ile cinsel suçlarda azalma ümit edildiğini bildiren Turan, aksine 10 yıllık uygulamada cinsel suçlarda artma olduğunu vurguladı. Yüksek cezanın etkileyici, engelleyici bir rolü olmadığınü işaret eden Naci Turan, bu konuda şöyle konuştu:

"Oranları artırdık fakat aynı oranda cinsel suçlarda artış yaşandı. Yeni düzenlemede daha önceki Türk Ceza Yasası'nda cinsel suçlarla ilgili düzenlemedeki hukuk mantığı kaybedildi. Yüksek cezalarla her istismara uygun hale getirildi. Toplumda bu suçlar arttığı için Yargıtay'ın da uygulamaları, desteği ile birlikte delil aranmadan, mağdurun ifadesinin yeterli görülmesiyle birlikte ceza yargılaması dönemi başladı. Mahkemelerdeki cinsel suçlar çok artmış durumda. Bir çoğu yalnızca isnattan öteye geçmiyor. Ama maalesef bu dosyalar karara kadar çıkabiliyor, insanlar ceza alabiliyor, mağdur oluyorlar. Şuna dikkati çekmek istiyorum: Türk Ceza Yasası'ndaki bu maddeler şantaj maddeleri, çıkar maddeleri olarak kullanılıyor. Birisinden 3-5 bin, onun sosyal, ekonomik durumuna göre 10 bin daha fazla miktarlarda para alabilmek için çok rahatlıkla 'bana cinsel saldırıda bulundu' diyebiliyor. Bu beyan mahkemelerce yeterli kabul ediliyor. Çok kolay bir suç artık. Bir asansörde, bir odada, ben kendi büromda bir kadınla tek başıma kalmaktan korkar oldum. Davalısı var, davacısı var, dostu var, dost olmayanı var. Bu da belki bir yol gösterme ama gelir içeriye girer çıkışta 'bana cinsel saldırıda bulundu' diye bağırması yeterli olur, inandıramam insanları. Bütün itibarım rencide edilir. Muhakkak ki cinsel saldırıda bulunanlar elbet ayıklanmalı, en ağır ceza ile cezalandırılmalı.

Maalesef bu işin dilenciliği başladı. Çok yaygınlaştı sokakta, caddede bu çok kolaylıkla insanlara isnat edilebiliyor. 'Bana böyle dedi, bana dokundu' denmesi artık yeterli kabul ediliyor. Bu gerçekten toplumda travmalara yol açmış durumda. Bir çok suç isnadı mağdurları oluşmuş durumda. Bunlar çaresizler, onlar adına bu açıklamayı yapma ihtiyacı duydum. Yasa koyucu bununla ilgilenmeli, birazda basın hep işin diğer tarafında, basın biraz da bu yoluyla ilgilenmeli." Yargıtay'ın "Kadınlar iffeti, namusu üzerinden iftira atmaz" yönünde kararı bulunduğunu anımsatan Naci Turan sözlerine şöyle devam etti: "Niçin iftira atsın?' mantığı var. Hiç kimse kendi namusuna, iffetine, şerefine iftira atmaz ama incelendiğinde bu çok rahat ortaya çıkabiliyor. Adliye koridorlarında 3-5 bin liraya alıp savcılıkta vazgeçiyorlar. Demek ki namus ve şerefe bir saldırı söz konusu değil. Bu bir para meselesi olmuş. Tabii ki ben de veririm herkes de verir. O tür yargılanmak, hakim karşısına çıkmaktansa ben de verir kurtarırım. Ne olacak belli değil mahkumiyete doğru gidebilir. Dolayısıyla istismar ediliyor. Çok yüksek oranlarda ceza belirlenmiş. Somut olayları demek istemiyorum ama sözle sarkıntılığın cezası 2 yıl olması doğru, adil değil. Fakat Özgecan olayında öldürmese dahi müebbet hapis cezası verebilirsin. Zorla cinsel taciz, tecavüzde bulunuyorsa öldürmese dahi ona müebbet verebilirsin. Hakime de geniş takdir yetkileri bırakmak gerekiyor. Vatandaşların çok dikkatli olmaları gerekiyor. Yalnız bulunmasınlar, buna dikkat etmeleri gerekiyor. İş yerlerinde mutlaka kamera bulundurmaları ve her an kameraların açık kayıt yapar halde olması kendileri adına korumadır."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim