• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

“Cinsel Saldırı Suçlarında Ceza Miktarları Caydırıcı Nitelikle Değil”

“Cinsel Saldırı Suçlarında Ceza Miktarları Caydırıcı Nitelikle Değil”
Erzurum Barosu eski başkanlarından Av. Naci Turan, cinsel saldırı suçlarında artırılan ceza miktarlarının caydırıcı nitelikle olmadığını ifade etti .

Erzurum Barosu eski başkanlarından Av. Naci Turan, cinsel saldırı suçlarında artırılan ceza miktarlarının caydırıcı nitelikle olmadığını ifade etti. Türk Ceza Yasası'ndaki cinsel saldırı suçları konusunda maddelerinin şantaj maddeleri olarak kullanılmaya başladığını iddia eden Av. Turan, "Bu işin dilenciliği başladı. Sokakta, caddede bu hata çok kolaylıkla insanlara isnat edilebiliyor. 'Bana bu şekilde diye konuştu, bana dokundu' denmesi artık yeterli onay ediliyor. Adliye koridorlarında 3-5 bin TL alıp savcılıkta şikayetten vazgeçiyorlar" dedi.

Av. Naci Turan, 2005 senesinde Türk Ceza Kanununun yine tertip ettiğini, verilen ceza miktarlarının yüksek miktarda artırıldığını ifade etti.

Bu ceza arttırımıyla cinsel suçlarda azalma ümit edildiğini bildiren Av. Turan, aksine 10 senelik uygulamada cinsel suçlarda çoğalma olduğunu altını çizdi.

Yüksek cezanın alıcı, engelleyici bir rolü olmadığınü dair Av. Naci Turan, bu konuyla alakalı şu şekilde konuştu:

"Oranları artırdık ancak benzer oranda cinsel suçlarda yükseliş yaşandı. Yeni düzenlemede daha evvelki Türk Ceza Yasası'nda cinsel suçlarla ilgili düzenlemedeki haklar mantığı kaybedildi. Yüksek cezalarla her istismara uyumlu duruma getirildi. Toplumda bu suçlar arttığı için Yargıtay'ın da uygulamaları, takviyesi ile beraber kanıt aranmadan, mağdurun ifadesinin yeterli görülmesiyle beraber ceza yargılaması çağı başladı. Mahkemelerdeki cinsel suçlar çok çoğalmış vaziyette . Bir çoğu sadece isnattan öteye geçmiyor. Ama üzgünüm bu dosyalar hükme kadar çıkabiliyor, insanlar ceza alabiliyor, mağdur oluyorlar. Şuna dikkati çekmek istiyorum: Türk Ceza Yasası'ndaki bu maddeler şantaj maddeleri, çıkar maddeleri olarak kullanılıyor. Birisinden 3-5 bin, onun toplumsal , uyumlu fiyat durumuna göre 10 bin daha çok miktarlarda para alabilmek için çok kolay bir şekilde 'bana cinsel saldırıda bulundu' diyebiliyor. Bu beyan mahkemelerce yeterli onay ediliyor. Çok kolay bir hata artık . Bir asansörde, bir odada, ben kendi büromda bir kadınla bir başıma kalmaktan korkar oldum. Davalısı var, davacısı var, dostu var, dost olmayanı var. Bu da belki bir yol gösterme ama gelir içeriye girer çıkışta 'bana cinsel saldırıda bulundu' diye bağırması yeterli olur, inandıramam vatandaşları . Bütün itibarım rencide edilir. Muhakkak ki cinsel saldırıda bulunanlar elbet ayıklanmalı, en ağır ceza ile cezalandırılmalı. Üzgünüm bu işin dilenciliği başladı. Çok yaygınlaştı sokakta, caddede bu çok kolaylıkla insanlara isnat edilebiliyor. 'Bana bu şekilde diye konuştu , bana dokundu' denmesi artık yeterli onay ediliyor. Bu gerçekten toplumda travmalara yol açmış vaziyette . Bir çok hata isnadı mağdurları oluşmuş vaziyette . Bunlar çaresizler, onlar adına bu yorumlamayı yapma ihtiyacı duydum. Yasa koyucu bununla ilgilenmeli, birazda basın hep işin diğer tarafında, basın belli bir süre da bu yoluyla ilgilenmeli."

Yargıtay'ın "Kadınlar iffeti, namusu üzerinden iftira atmaz" yönünde kararı bulunduğunu anımsatan Av. Naci Turan sözlerine şu şekilde aynı ritimde devam etti:

"Neden iftira atsın?' mantığı var. Hiç kimse kendi namusuna, iffetine, şerefine iftira atmaz ama incelendiğinde bu çok rahat ortaya çıkabiliyor. Adliye koridorlarında 3-5 bin liraya alıp savcılıkta vazgeçiyorlar. Demek ki namus ve şerefe bir saldırı söz konusu değil. Bu bir para meselesi olmuş. Tabii ki ben de veririm her biri de verir. O tür yargılanmak, hakim karşısına çıkmaktansa ben de verir kurtarırım. Ne olacak belli değil mahkumiyete doğru gidebilir. Dolayısı Ile istismar ediliyor. Çok yüksek oranlarda ceza belirlenmiş. Somut olayları demek istemiyorum ama sözle sarkıntılığın cezası 2 yıl olması doğru, adil değil. Ancak Özgecan olayında öldürmese bile müebbet hapis cezası verebilirsin. Zorla cinsel taciz, tecavüzde bulunuyorsa öldürmese bile ona müebbet verebilirsin. Hakime de geniş takdir yetkileri bırakmak gerekiyor. Bireylerin çok dikkatli olmaları gerekiyor. Yalnız bulunmasınlar, bunun için dikkat etmeleri gerekiyor. İş yerlerinde mutlaka kamera bulundurmaları ve her zaman kameraların açık kayıt yapar halde olması kendileri adına korumadır."

haberport

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim