• BIST 89.629
  • Altın 146,317
  • Dolar 3,6219
  • Euro 3,9415
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 6 °C

Cinsel Saldırıyla Suçlanan Doçentin Beraat Gerekçesi Açıklandı

Cinsel Saldırıyla Suçlanan Doçentin Beraat Gerekçesi Açıklandı
Öğrencisine cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan doçentin beraat gerekçesini açıklayan mahkeme, kız öğrencinin, saldırının gerçekleştiğini iddia ettiği bahçeye 2 kez daha gitmesini "iffete aykırı" buldu.

Mahkeme, öğrencinin, yüksek lisans başvurusu kabul edilmeyince suçlamada bulunmasını da şüpheli buldu. Gerekçeli kararda, "Bahçede bir kez cinsel saldırıya uğrayan iffetli bir kişinin, tekrarı muhakkak görülen bir eyleme karşı aynı yere 2 kez daha gitmesi mümkün değil" denildi.

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü'nden geçen yıl mezun olan 28 yaşındaki S.T., 10 Temmuz 2014'te polise başvurarak 42 yaşındaki Doç. Dr. A.A.'nın cinsel saldırısına uğradığını iddia edip şikayetçi oldu. Öğretim üyesine ait Dadaşkent'teki bahçeyi sulamak için gittiklerini, burada hocasının dudaklarından öptüğünü, oral seks yaptığını, üçüncüsünde ise zorla ters ilişkiye girdiğini ileri süren S.T.'nin şikayeti üzerine Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. A.A. tutuklandı.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına gönderilen S.T.'nin yapılan muayenesinde her hangi bir cinsel saldırı bulgusuna rastlanmaması üzerine, 5 gün cezaevinde kalan Doç. Dr. A.A. tahliye edildi.

"Yüksek lisans başvurusunu kabul etmediği için"

"Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakkında dava açılan Doç. Dr. A.A.'nın 22.5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Öğrencinin yüksek lisans başvurusunu kabul etmediği için iftiraya uğradığını öne süren A.A., 12 Mart'ta yapılan karar duruşmasında suçsuz bulundu ve beraat etti.

Mahkeme tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, ceza yargılamasının "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine göndermede bulunularak, şunlar ifade edildi:

"Müdahilin hukuki yolları bildiği anlaşıldığı halde ve 3 kez rızasına aykırı olarak cinsel saldırıya maruz kaldığını söylemesine rağmen, sanığın yüksek lisans konusundaki olumsuz tavrının kesin olarak netleşmesinden sonra şikayeçi olması, müdahil 3 defa aynı şekilde sanığın Dadaşkent'teki bahçesine gittiklerini söylemesi sebebiyle, bir kez böyle bir olaya maruz kalan iffetli bir kişinin tekrarı muhakkak görülen bir eyleme karşın aynı yere 2 kez daha gitmesinin mümkün olmaması, müdahilin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olması, okuldayken sanığın söylediği iddia edilen 'güzel bir kızsın seni almazsak yazık olur' sözlerinin müdahil tarafından gösterilen tanık D. ve A. tarafından doğrulanmaması, sanığın son olarak bahçede kendisine anal yoldan ilişki yaşadıklarını söyleyip kıyafetlerini teslim etmesine rağmen, müdahilin iç çamaşırından sanığın meni örneğinin ya da DNA'ya elverişli bir vücut örneğinin çıkmaması, sanığın kendisini aradığını söylemesine rağmen telefon görüşmelerinde aramanın müdahil tarafından yapıldığının anlaşılması, tanık ifadelerinde sanığın mağdura yardımcı olmaması sebebiyle 'Erzurum'u sallayacağım, ona öyle bir oyun yapacağım ki, onun başına çorap öreceğim' dediği, mağdurun beyanlarının samimi ve tutarlı olmadığı, bu nedenle mahkumiyet hükmüne esaslanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır."

Kararın Yargıtayda onanıp kesinleşmesi halinde, Doç. Dr. A.A.'nın S.T. hakkında dava açacağı belirtildi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim