• BIST 106.646
  • Altın 141,780
  • Dolar 3,5310
  • Euro 4,1134
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 28 °C

"Cinsiyet Ayrımcılığı İle Mücadele İçin Etkili Politikalar Hızla Yaşama Geçirilmelidir"

"Cinsiyet Ayrımcılığı İle Mücadele İçin Etkili Politikalar Hızla Yaşama Geçirilmelidir"
Bursa Barosu’nun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri sona erdi.

Baro Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlikler kapsamında bugün, ilk olarak sabah saatlerinde Bursa Adliyesi önünde Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz ve Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından karanfil dağıtıldı. 

bursa-1-(670-x-400).jpgbursa-2-(670-x-400).jpg

OLUMSUZLUKLARIN GİDERİLMESİ İÇİN ÖNERİLER

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) tarafından hazırlanan ve tüm barolar tarafından eş zamanlı olarak açıklanan metni ise Bursa Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Suna Soydaş tarafından kamuoyuyla paylaştı.

Değerli Basın Mensupları; 

Dünya Kadınlar Günü kadınların eşit işe eşit ücret, günde sekiz saat çalışma ve doğum izni talepleriyle 1857 yılında başlattıkları eşitlik mücadelesinde, hakları uğruna can verdiği gündür. Günümüzde 8 Mart’lar, kadın sorunlarına çözüm önerilerinin kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın kaldırılması ve kadına yönelik şiddete son verilmesi istemlerinin bir kez daha dile getirildiği gündür.

Yoksulluk, eşitsizlik ve sosyal adaletsizlik dünyada kadınları erkeklerden daha çok etkilemektedir. Halen tüm toplumlarda kadınlar daha az eğitim almakta, okuma yazma öğrenmeleri engellenmektedir. Türkiye’de kadınlar siyasal hayatta ve gerek kamu gerekse özel işletmelerde yönetici olarak temsil edilmemektedir. 

Son günlerde giderek artan sayıda kadın eşi, eski eşi veya sevgilisi tarafından şiddet görmekte, öldürülmekte ve cinayete kurban gitmekte, şiddet olaylarına maruz kalmaktadır. 

Kadına yönelik şiddet “kamusal veya özel yaşamda kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı, ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem, tehdit, zorlama, keyfi olarak özgürlükten, ekonomik gereksinimlerden yoksun bırakma” olarak tanımlanmaktadır. Kadınlara yönelik şiddet halen en utanç verici insan hakları ihlallerindendir. Dünya ve Türkiye`de kadınlara yönelik şiddet her geçen gün artmaktadır. Resmi rakamlara göre 7 yılda %1400 artış göstermiştir. Ülkemizde kadınlar, yaşamın her alanında şiddete maruz kalmaktadır. Ama kadınlar en çok eşleri ya da sevgilileri tarafından şiddete maruz bırakılmaktadırlar. 

“Hayatı boyunca” eşinden en az bir kez fiziksel şiddet görmüş kadınların oranı Türkiye genelinde % 39’dur. Boşanmış ve ayrılmış kadınların %78’i fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Eğitim düzeyi arttıkça fiziksel şiddet gördüğünü söyleyen kadınların oranı azalmaktadır. Okuma yazma bilmeyen kadınlar arasında en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldığını söyleyenlerin oranı %43 iken, yükseköğrenim görmüş kadınlar arasında bu oran % 12’dir.

Kadına yönelik şiddete yasal önlemlerin alınması ile ilgili bir sorun da kadına yönelik şiddet davalarında “haksız tahrik indirimi” uygulanmasıdır. Halen mevcut yasalara göre yargı organlarınca cinsel tacize uğrayan çocuk ve kadınların ruh sağlığının bozulup bozulmadığını değerlendirmeleri istenmektedir. Şiddete uğramak kadınlarda birçok ruhsal hastalığın oluşumunu tetiklemektedir.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü TÜBAKKOM olarak tüm bu olumsuzlukların giderilmesi için öneri ve taleplerimiz:

İmzalanmış olan uluslararası sözleşmelerin yaşama geçirilmesi: 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi gibi olumlu yöndeki tüm hukuksal düzenlemeler köklü yapısal çözümler üretilmesi beklenmeden uygulamaya konmalıdır. Türkiye’nin kabul ettiği Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’ne göre; Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini gidermekle ve kadına yönelik şiddeti önlemekle mükelleftir. 
Kadınların yaşam haklarını garanti altına almak üzere ciddi ve kapsamlı bir eylem planı hazırlanmalı, gerekli tüm adımlar atılmalı ve fiili olarak yaşama geçirilmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu faaliyet raporu ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı eylem planları hızla uygulanmaya geçirilmelidir.

Kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan “haksız tahrik indirimleri” kaldırılmalı, 5237 sayılı TCK’nın 29. Maddesi uygulanmamalıdır. Namus cinayetleri, uluslararası hukuk açısından yargısız infaz olarak kabul edilmektedir. Bu cinayetleri engellemek için farklı düzeylerde stratejiler geliştirilmelidir. 

Şiddet gören, ölümle tehdit edilen kadınlar tüm yasal haklarını kullanmaları sağlanmalıdır.

Kadınlara yönelik her tür düzenleme kadınların ve kadın örgütlerinin görüşleri alınarak yapılmalıdır. Sivil Toplum Kuruluşlarının talepleri karşılanmalı, çalışmalarına destek verilmelidir.

Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele için geliştirilecek etkili politikalar hızla yaşama geçirilmelidir.

Kadınlarımızı anladığımız, saygı duyduğumuz, yaşam ve özgürlük hakkı başta olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine kavuşma mal ve mülk edinme, çalışma, işini seçme özgürlüğüne saygı duyulduğu ölçüde mutlu bir dünya kurmuş oluruz.

Birlik dayanışma ve mücadele günü olan bu günde bütün dünya ve ülkemiz kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü Kutluyoruz.

Av. Suna Soydaş
Bursa Barosu Kadın Hakları Komisyonu
Başkan Yardımcısı

016-(670-x-400).jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim