• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

CMK 105. MADDE

Prof. Dr. Ersan ŞEN

CMK m.105’de iki değişiklik yapıldığı ve tutukluluğun “çelişmeli yargılama” ilkesine ve savunma hakkına uygun şekilde incelenmesinde geriye gidiş olduğu, şüpheli ve sanık haklarının kısıtlandığı görülmektedir.

CMK m.105’in ilk haline göre;“Salıverilme istemi üzerine, merciince cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafii dinlendikten sonra, istemin kabulüne, reddine veya 109 uncu maddeye göre, adli kontrol uygulanmasına karar verilebilir. Bu kararlara itiraz edilebilir”.

CMK m.105’in ikinci haline göre; “103 ve 104 üncü maddeler uyarınca yapılan istem üzerine, merciince cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra, üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verilir. Bu kararlara itiraz edilebilir”.

CMK m.105’in üçüncü ve son haline göre; “103 ve 104 üncü maddeler uyarınca yapılan istem üzerine, merciince cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra, üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verilirDuruşma dışında bu karar verilirken cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiinin görüşü alınmaz. Bu kararlara itiraz edilebilir”.

CMK m.105’in deyim yerinde ise “ölü doğan” ilk halinde; şüpheli, sanık veya müdafiinin bizzat hakim veya mahkeme huzurunda sözlü olarak dinlenmesinden sonra tutukluluk incelemesinin yapılacağı belirtilmiştir. Ancak bu hüküm değiştirilmiş ve “huzurda dinleme” yerine “görüş alma” usulü öngörülmüştür. Görüş alma, ilgilinin mutlaka huzurda dinlenmesi ile olmaz. Yazılı usulle görüş alınması mümkün olabileceğinden, maddede yapılan ilk değişiklikle huzurda dinleme zorunluluğu kaldırılmıştır.

CMK m.105’in yürürlükte olan son şeklinde ise, CMK m.103 ve 104’e göre yapılacak tutukluluk incelemelerinde benimsenen görüş alma usulünde tutuklunun aleyhine kısıtlamaya gidildiği görülmektedir. Mevcut hükümde, tutukluluğun CMK m.103 ve 104’e göre duruşma dışında yapılacak tutukluluk incelemelerinde cumhuriyet savcısının, şüpheli, sanık veya müdafiinin görüşünün alınmayacağı ifade edilmiştir. Ancak bu kısıtlama, kovuşturma aşamasında yapılacak tutukluluk incelemelerini kapsayacaktır. Soruşturma aşamasında yapılacak tutukluluk incelemelerinde ise, yazılı veya sözlü görüş alma usulü uygulanmaya devam edecektir.

CMK m.105’de tanımlanan görüş alma kısıtlılığı, kovuşturma aşamasında aylık tutukluluk incelemesini düzenleyen CMK m.108’e uygulanamaz. Çünkü CMK m.108, niteliği ve içeriği itibariyle CMK m.103, 104 ve dolayısıyla 105’den farklı bir müesseseye yer vermiştir. Anayasa Mahkemesi de, 30.09.2015 tarihli kararında bu farklılığa işaret etmiştir. Anayasa Mahkemesi değerlendirme ve sonucuna katılmadığımız 2015/10804 başvuru numaralı kararında, CMK m.108’de öngörülen tutukluluk incelemesinin mahkemece re’sen (ex officio) yapılan ve Anayasa m.19/8 ile hürriyeti kısıtlanan kişiye tanınan yargı merciine itiraz edebilme hakkı kapsamında kabul edilmediği, bu nedenle CMK m.103, 104 ve 105’den farklı ele alındığı görülmektedir.

Bu sebeple CMK m.108/1’de öngörülen dinleme usulü, kovuşturma aşamasında yapılacak ara tutukluluk incelemelerinde de tatbik edilmelidir. CMK m.108 ile ilgisi olmayan CMK m.105’in sanık aleyhine kıyas yapılmak suretiyle uygulanması mümkün olamayacağı gibi, bunun aksine CMK m.108/1’de tanımlanan dinleme usulünün aynı maddede düzenlenen sanığın tutukluluk durumunun ara incelemesine lehe yorumlanmak suretiyle tatbiki isabetli olacaktır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim