• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

"Çocuk Cezaevilerinin Hepsi Kapatılmalı"

"Çocuk Cezaevilerinin Hepsi Kapatılmalı"
Çocuk cezaevlerinden işkence, tecavüz ve ölüm haberleri art arda geldi. Önce Şakran Cezaevi, sonra İstanbul Maltepe Çocuk Cezaevi, dün de Muğla E Tipi Cezaevi'nden insanın kanını donduran olaylar gündeme düştü.

Üç yerde de ortak olan durum aynı koğuşa konan büyük ve güçlü çocukların, küçük ve zayıf çocuklara işkence ve tecavüz etmesi; gardiyanların, sorumluların önlemek için hiçbir şey yapmamış olmasıydı.

Çocuk cezaevlerinde yaşananlar yeni değil. Durumun farkında olan 33 kurum, Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Platformu oluşturmuş ve çözüm önerisi sunmak için harekete geçmişti. Çocuk cezaevlerinde olup bitenleri ve çözüm önerilerini anlamak için çeşitli kurum temsilcileri ile görüştük.

Çocukların yeri cezaevi değil

Gündem Çocuk Derneği'nden Emrah Kırımsoy, kapalı devlet kurumlarının değişime karşı direndiğini sorunun kökenini de bunun oluşturduğunu belirtti. Cezaevlerinde birçok sorunun yaşandığını dile getiren Kırımsoy, 'Özellikle çocuk cezaevleri ergenlik ve yaş gruplarına göre ayrılmıyor. 2057 tutuklu çocuk cezaevlerinde. Bu çocukların yeri cezaevi değil. Bunlar toplumla bütünleştirilmeli. Bunu yapmak yerine yeni cezaevleri açılması planlanıyor. Psikolog, sosyolog gibi personal eksiklikleri var. Bu eksikliklere rağmen infaz koruma memuru (gardiyan) alınıyor. Çocuklar bütün gün gardiyanlarla baş başa kalıyor' dedi. Taciz ve tecavüze uğrayan çocukların etnik yapısının da bu olayları tetiklediğine dikkat çeken Kırımsoy, 'Daha çok Doğu kökenli çocukların başına bu tür olaylar geliyor. Bu da bu tür olayların sistematik olduğunu bize gösteriyor. Bu yapılanlar ve cezaevlerinde yaşanan olaylar, başta Türkiye'nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne aykırı bir durum' diye konuştu. Cezaevleri kapatılmadan tamamen sorunların çözülemeyeceğini de sözlerine ekleyen Kırımsoy, 'Bunun için seferberlik ilan edilmesi gerekiyor. Bu sorunların hafifletilmesi için bağımsız inceleme komisyonları tarafından çocuk cezaevleri de devamlı denetlenmeli' dedi.

Çocuklar için Alman modeli

İzmir İnsan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Adalet Karataş ise çocuk cezaevlerinde birçok sıkıntının meydana geldiğini, yaşananların sadece taciz ve tecavüz olmadığını, dayak ve baskıların da oldukça yoğun bir şekilde gerçekleştiğini belirtti. Şakran Cezaevi'nde yaşananların ortaya çıkmasının halkı uyardığını belirten Karataş, 'Maltepe Çocuk Cezaevi'nde 2014 yılında öldürülen bir evladımızın haberi daha yeni gündeme geliyor. Şakran Cezaevi, devletin cezaevlerindeki uygulamalarını ve durumun vahşetini ortaya çıkaran bir olay olmuştur' dedi.

İzmir İnsan Hakları Derneği'nin de destek verdiği Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Platformu'nun yaptığı çalıştayda Almanya Çocuk Adalet Sistemi önerisinin oy birliğiyle kabul edildiğini belirten Karataş, Almanya'da çocuklar için geçerli olan adalet sisteminin Türkiye'deki adalet sisteminden farkını ise şöyle açıkladı: Almanya'da suç işlemiş bir çocuk, psikolog ve sosyologların gözetiminde ailesine en yakın devlete ait evlerde kalır. Çocuk hayatına kaldığı yerden devam eder. Okuluna gider, spor yapar. Ailesi ise çocuğu istediği zaman yine gözetim altında görmeye devam eder. Biz bu öneriyi kabul ettik. Belki bu sorunu çözebilir.

Çocuk haklarının ilerlemesi için öncelikle kutuplaştırıp ayrıştıran ve insan hakları bakımından karnesinin kırıklarla dolu olduğunu söylediği AKP hükümetinin gitmesi gerektiğini belirten Karataş, 'Bunun için harekete geçilmesini beklemeyeceğiz. Biz harekete geçip 33 derneğin de içinde bulunduğu Çocuk Cezaevleri kapatılsın Platformu olarak öncelikle büyük şehirlerde olmak üzere Türkiye'nin her noktasında eylemler gerçekleştireceğiz' dedi.

'Çocuklar yaftalanmadan sorun çözülmeli'

İzmir Barosu İnsan Hakları ve Çocuk Hakları Konseyi Yönetim Kurulu'nda bulunan Avukat Nuriye Kadan, cezaevlerinde daha önce de bu tür olaylarla karşılaştıklarını, Şakran'daki iddiaların ciddiyetle araştırılması gerektiğini belirtti. Aliağa Şakran Çocuk Cezaevi'nde bu tür olaylar oldu demek için erken olduğunu, oradaki çocukları yaftalamaya dönüşebileceğini, bazı sıkıntılara yol açabileceğini belirten Avukat Nuriye Kadan, 'Eğer bu olaylar yok ise yarın bir gün o cezaevinde çıkan çocuklar bu durumdan etkilenir. Sorumluluğumuz gereği gerekli incelemeler neticesinde bir sonuca varmalıyız. Eğer bu ciddiyet sağlanamaz ise oradan çıkan çocuklara ya tecavüzcüsün ya da tecavüze uğradın denecek. Araştırmalar sonucunda bu tür olaylar saptanır ise bunu yapanların günışığına çıkarılması ve en ağır şekilde cezalandırılmaları da gerekir' dedi.

Çocukların cezaevlerinde tutulmasının sakat bir politikanın ürünü olduğunu ve dünyanın değiştiğini, yeni yaklaşımların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Kadan, 'Orada ve diğer çocuk cezaevlerinde kalanların 4 duvar içine hapsedilmemeleri gerekir' diye konuştu. Bu çocukların rehabilete edilmeleri ve topluma kazandırılmaları gerektiğini söyleyen Kadan, 'Şakran konusunu da konuştuğumuz cezaevi müdürüne, İçişleri yetkililerine ve savcımıza ilettik' dedi. Çocuklarımız için daha çok projeler üretilmesi gerektiğinin altını çizen Kadan, 'Cezaevi Genel Müdürü bize, 4 olan psikososyal uzman sayısının 8'e çıkarılacağını ve projeler konusunda STK'lardan gelecek her öneriye açık olduklarını belirtti. Bu ilk adım olarak olumlu. Ancak çocukların cezaevine konmasına ben karşıyım. Çocukların sosyal yaşama katılabilmesini sağlayan ortamlar hazırlanmalı' diye konuştu.

KAYNAK: Haber Eksppres / Aykut Polatlı

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim