• BIST 107.463
  • Altın 142,712
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,1411
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

"Çocuk İzlem Merkezinin Hala Açılamadı"

"Çocuk İzlem Merkezinin Hala Açılamadı"
Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Elif Erdem Düzgün 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi çatısı altında çocukların uğradığı hak ihlallerine karşı mücadele verdiklerini belirten Av. Düzgün, Sakarya’da bir “Çocuk İzlem Merkezi” kurulması için sivil toplum örgütleri ve derneklerle görüştüklerini belirtti.

Yaptıkları çalışmalar sonucunda il yöneticileri tarafından bu merkezin açılması ile ilgili söz almış olmalarına rağmen Çocuk İzlem Merkezinin hala açılamamış olmasından dolayı üzüntülerini dile getirdi.

Av. Düzgün “En kısa zamanda Sakarya’da Çocuk İzlem Merkezi kurulması, mağdur çocukların daha fazla mağdur olmaması için elzemdir. İlimizde mülteci sıfatını alamamış, Sığınmacı adı altında bir çok haktan mahrum göçmen çocuklar bulunmaktadır. Bu çocukların da çocuk olma hakkını korumak adına gerekli önlemlerin en kısa sürede alınması gerekmektedir.” dedi.

Av. Düzgün’ün paylaşmış olduğu basın açıklaması metnine göre:

BOĞULARAK HAYATINI KAYBETMŞTİ

02.09.2015 tarihinde üç yaşındaki Alan Kurdi’nin sahile vuran cesedi, insanlığın kendisi ile yüzleşmesine neden oldu.  Alan Kurdi, ailesi ile birlikte gayrı resmi olarak Muğla'nın Bodrum İlçesi’nden Yunanistan'ın İstanköy Adası’na şişme botla geçmeye çalışırken annesi ve kardeşi ile birlikte boğularak hayatını kaybetmişti.

SIĞINMACI VE MÜLTECİ ÇOCUKLAR

Suriye’deki iç savaş nedeniyle yaşanan kitlesel göçlerde, ülkemizdeki göç yönetimi ve yasadışı göçle mücadeledeki yetersizliklerden en fazla yara alan kesimin çocuklar olduğu; bu süreçte çocukların yaşama ve korunma haklarının ağır bir şekilde ihlal edildiği görülmektedir. Yasal kapsamda yaşama, sağlık, eğitim ve barınma haklarına ilişkin düzenlemeler mevcut olmakla birlikte, göç yönetimindeki idari yetersizlikler ve altyapı sorunları nedeniyle sığınmacı ve mülteci çocuklar yasaların sağladığı bu haklara erişememektedir. 

DEVLET GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAKLA YÜKÜMLÜ

Mülteci yoksulluğu, beraberinde çocuk ölümleri, çocuk işçiliği, dilencilik, çocuk fuhuşu ve ticareti de mücadele edilmesi gereken  komplike sorunlar olarak artış göstermektedir. BM Çocuk Haklarına Dair  Sözleşme’nin 22. maddesi’ne göre, Türkiye kendi topraklarında mülteci olan tüm çocukların Sözleşme’de yer alan haklardan faydalanması için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

ÇATIŞMA ORTAMINDA ÇOCUK HAKLARI

Çocukların, sadece savaş hallerinde değil her türlü silahlı çatışma ortamında yaşama ve korunma  haklarının etkin bir şekilde sağlanması gerektiği tüm uygar toplumlarda genel kabul gören bir durumdur. Ülkenin bazı il ve ilçelerinde bir süredir devam etmekte olan silahlı çatışmalar, çocukların yaşama ve korunma haklarına ilişkin olarak, devletin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’den kaynaklanan yükümlülüklerin işletmesini zorunlu kılmaktadır. Sözleşme kapsamında devlet (m.38), çocukların yaşama hakkını teminat altına almak zorunda olduğu gibi silahlı çatışmalardan etkilenen çocuklara koruma ve bakım sağlamak üzere mümkün olan her türlü önlemi de almak zorundadır.

ÇOCUK CEZAEVLERİ

Çocuk hakları bağlamında, uzun yıllardır, özellikle fiziksel ve cinsel olmak üzere çocuğa yönelik her türlü istismarın yaşandığı ve sık sık toplumda öfke uyandıran şekilde gündeme gelen sorunlardan biri de çocuk cezaevleridir. Kapalı kurumların doğası gereği kendi şiddetini ürettiği yönündeki toplumsal gerçeklik karşısında, mevcut şartlarda cezaevleri ve tutukevlerinin öngörülen “iyileştirme” amacını gerçekleştiremediği açıktır. Tutuklamanın bir cezalandırma ve infaz olarak kullanıldığı ceza adalet sistemi içerisinde, çocuğun özgürlüğünden yoksun bırakılmasının en son çare olarak kullanılması gerektiği yönündeki uluslararası ilkenin, çocuğa yönelik koruma ve önleme noktasında gerekli altyapıyı oluşturamamış ülkemizde  özümsenmediği görülmektedir.

KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmede yer aldığı şekilde, devletlerin çocukların haklarının gözetilmesinde uymakla yükümlü oldukları asgari standartları  esas alan ve 2005 yılında yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanunu halen gerekli altyapısı oluşturulamadığı için amacına uygun şekilde işlerliği sağlanamamaktadır. Korunma ihtiyacı olan çocuklar için öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin sağlıklı işlemesi için bir an önce idari alt yapının güçlendirilmesi, kurumlar arasında etkin koordinasyonu sağlayacak politikalar geliştirilmesi, durum analizi yapılarak eksikliklerin giderilmesi sağlanmalıdır.

ÜZERİMİZE DÜŞEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ YERİNE GETİRMEYE HAZIRIZ

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezleri olarak, “çocukların çocuk olduğu” bilinciyle, yukarıdaki önerilerin hayata geçmesi için başta devlet olmak üzere ilgili tüm kişi ve kurumları yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi içini yapılacak planlamalarda üzerimize düşen yükümlülükleri yerine getirmeye hazır olduğumuzu kamuoyuna saygılarımızla beyan ederiz. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim