• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 5 °C

"Cumhuriyet Tarihi Boyunca Yapılan En Ağır Saldırılardan Biridir"

"Cumhuriyet Tarihi Boyunca Yapılan En Ağır Saldırılardan Biridir"
İzmir Barosu tarafından HSYK Yasa Tasarısı hakkında yapılan Basın Açıklamasında çok sert ifadeler kullanıldı. Açıklamada; "bu yasa tasarısı Cumhuriyet tarihi boyunca yargı bağımsızlığına yapılan en ağır saldırılardan biridir" denildi.

İZMİR BAROSU YÖNETİM KURULU'NUN HSYK YASA TASARISI HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI
 
Bu yasa tasarısı, yargı bağımsızlığına, demokratik hukuk devletinin temel ilkelerine ve özellikle kuvvetler ayrılığı prensibine Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan en ağır saldırılardan biridir.
 
Bu saldırı karşısında, sessizlik ya da ikircikli bir tavır affedilemez bir hata ve tarihsel bir sorumluluk olacaktır. Tüm hukuk kuruluşlarını ve kamuoyunu oynanmak istenen bu kirli oyuna karşı uyanık olmaya ve aktif mücadeleye çağırıyoruz. 
 
Siyasi iktidar tarafından daha önce coşkulu açıklamalarla "demokrasi", "yargının bağımsızlaştırılması" , "hakimler sultasından kurtarma" gibi gerekçelerle kamuoyuna duyurulan ve HSYK, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın yapısında değişiklikleri içeren anayasa değişikliklerinin yapılmış olmasının üzerinden henüz 3 yıl geçmişken yeni değişiklik teklifi meclise sunulmuş bulunmaktadır. 
 
Siyasi iktidar yargı mekanizmasını 11 yıldır suç ortakları ile birlikte muhalifleri üzerinde baskı kurmanın bir aracı olarak kullanmıştır. Ancak gelinen süreçte, "yargı" üzerindeki etkisinin kırıldığını  farkederek bu kez paralel devlet kurulduğu iddiaları ile yeni bir organizasyona girişmiştir. Başbakanın bugün ortaya koyduğu şikayetleri yolsuzluk gündemini değiştirerek bu yolla mutlak iktidar yaratmak arzusudur. Anayasa değişikliğinin hemen ardından yapılan seçimlerde bakanlık listelerinin dolaştırıldığı ve HSYK ve Anayasa mahkemesi dahil olmak üzere tüm yargının yürütmenin istediği şekilde biçimlendirildiği görülmüştür. 
 
Geçen 3 yıllık uygulama süresince HSYK nın yapısına ve işleyişine ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürmeyen siyasi iktidar değişikliğin gerekçesini "kurulun daha etkin ve verimli çalışması" olarak göstermeye çalışmaktadır. Oysa değişiklik metni incelendiğinde HSYK genel kurulunun yetkisinde olan tüm hususların genel kuruldan alınarak HSYK başkanına yani doğrudan Adalet Bakanına bağlanmak istendiği görülecektir. Yapılmak istenen bu değişiklikler ile;
 
- Kurul üyeleri hakkındaki suç soruşturmaları ile disiplin soruşturma ve kovuşturma işlerini yürütmek ve bu konularda gerekli kararları vermek,
 
- Teftiş kurulu başkanı, yardımcıları ve genel sekreter yardımcılarını atamak,
 
- Kurulun görev alanına giren konularda genelge ve yönetmelik düzenlemek,
 
- Geçici madde ile kurul üyelerinin dairelerdeki mevcut görevlerine son verilip, dairelerin yeniden oluşturulması ve üyelerinin atanması tümüyle bizzat Adalet Bakanının tasarrufu altında olacaktır.
 
Tüm bu değişiklikler kurulun etkisinin sıfırlanması ve HSYK nın başkan -bakan- hegemonyası altına alınması isteğini göstermektedir. Deyim yerindeyse değişiklik gerçekleştiği takdirde HSYK üyeleri dahil olmak üzere tüm hakim ve savcıların gelecekleri bakanın yani gerçekte başbakanın iki dudağı arasında olacaktır. 
 
Bu gün bir paralel devlet varsa bunun harcına siyasi iktidarın su taşıdığı ve bugün en yetkili ağızlar tarafından dile getirilen paralel devleti bizzat siyasi iktidarın şekillendirdiği hafızalardan silinmemiştir. Siyasi iktidar paralel devlet iddialarını dile getirirken suç üstü yakalanmıştır.  
 
Bu kez yapılmak istenen değişikliğin amacı, kontrol altına alamadığı ortakları ile yaşadığı çıkar çatışması nedeniyle kendine de dokunmaya başlayan yargıyı bakanın ve esasen başbakanın tahakkümü altına sokarak tümüyle kontrol etmek çabasından ibarettir.
 
İzmir Barosu olarak, Yargı bağımsızlığını her şeyin üstünde tuttuğumuzu ve yargının siyasi iktidarların müdahalesinden korunması gerektiğini daha önce de dile getirmiştik. Bu gün siyasi iktidar söz konusu teklif ile yargı bağımsızlığından arta kalan nüveleri de ortadan kaldırarak arta kalan son kırıntıları da bu torbaya doldurmaya çalışmaktadır.
 
Siyasi iktidarın bu hamlesi yasama, yürütme ve yargı erklerinin bağımsız olduğuna ilişkin anayasal ilkenin ve evrensel hukuk normlarının da ihlali anlamına gelmektedir. Siyasi iktidar suç işlemektedir.
 
Yargının hiç bir siyasi gücün arka bahçesi, hiç bir siyasi iktidarın yap boz oyuncağı olmaması gerektiği unutulmamalıdır. Bu yasa tasarısı, yargı bağımsızlığına, demokratik hukuk devletinin temel ilkelerine ve özellikle kuvvetler ayrılığı prensibine Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan en ağır saldırılardan biridir.
 
Bu saldırı karşısında, sessizlik ya da ikircikli bir tavır affedilemez bir hata ve tarihsel bir sorumluluk olacaktır. Tüm hukuk kuruluşlarını ve kamuoyunu oynanmak istenen bu kirli oyuna karşı uyanık olmaya ve aktif mücadeleye çağırıyoruz.
 
Saygılarımızla...
 
İzmir Barosu Yönetim Kurulu

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim