• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 24 °C

"Darbe Yapacak Gücümüz Olsa, Beşiktaş'ı Şampiyon Yapardık"

"Darbe Yapacak Gücümüz Olsa, Beşiktaş'ı Şampiyon Yapardık"
Çarşı grubu üyelerinin yargılandığı davanın ilk duruşması gece yarısı sonra sona erdi. Mahkeme duruşmayı 2 Nisan 2015 tarihine erteledi.

Duruşma büyük salonda görülecek

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de, avukatların bu talepleri üzerine adliye içindeki büyük salonun hazır edilmesi için Adalet Sarayı İç Yönetimine bilgi verdi. Adliye İç Yönetimi de mahkemeye, büyük salonun hazırlanacağını bildirdi. Bunun üzerine mahkeme heyeti davanın büyük salonda görülmesini kararlaştırdı. Çarşı Davası iddianamesi ve yargılamasının bundan sonra büyük salonda yapılmasına karar veren mahkeme heyeti duruşmaya 15 dakika ara verdi. 

Şüphelilerin ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor 

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Adem Meral tarafından hazırlanan 38 sayfalık iddianamede, 35 şüpheli dışında, 9 polis de "şikayetçi" sıfatıyla yer alıyor. 35 şüpheli hakkında, "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Ayrıca, yine şüpheliler hakkında ayrı ayrı, "Örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" gibi çeşitli suçlardan 2 yıldan 50 yıla kadar değişen hapis cezaları talep ediliyor.

Adliye koridorunda 'Çarşı' marşları

Çarşı davası başlamadan önce çok duruşma salonunun bulunduğu koridora gelen bazı taraftarlar Çarşı marşları söyledi. Davanın görüleceği İstanbul 13 . Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapısı saat 09.50'de açıldı.

Çok sayıda avukat ve izleyici olması nedeniyle 25 kişilik en küçük salon yetersiz kaldı. Yaşanan izdiham nedeniyle avukat Ömer Kavili, adliyedeki büyük duruşma salonunun boş olduğunu hatırlatarak duruşmanın büyük salona taşınmasını istedi.

İzdiham yaşandı

Mahkeme başkanı Metin Tamirci ise sanıklar avukatlar basın mensupları milletvekilleri haricindekilerin salondan çıkmasını istedi. Ancak avukat sayısının çok olması nedeniyle izdihama engel olunamadı.

Berkin'in babası giremedi

Duruşma salonuna Berkin Elvan'ın anne ve babası da girmek istedi. Ancak salonun küçük olması gerekçe gösterilerek iki isim de alınmadı. Devreye CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün girdi. Aygün'ün çabaları sonucu Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan salona alındı, baba Sami Elvan ise giremedi.

Cem Yakışkan savunma yaptı

Gezi Parkı olaylarına ilişkin Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı üyesi 35 tutuksuz sanık hakkında "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan açılan davanın ilk duruşmasında sanıkların ifade vermeye başladı. 

Mahkeme başkanı, Çarşı grubu liderlerinden tutuksuz sanık Cem Yakışkan'ın ilk olarak kürsüye çağırdı ve hakkındaki suçlamaları okudu. Yakışkan, "Darbe yapacak gücümüz olsaydı Beşiktaş'ı şampiyon yapardık" dedi.

"Olay tarihinde twitter adresim yoktu"

"Örgüt Yönetme Yönetici Olma, kitleleri eyleme katılma hususunda teşvik ettiği, meselenin ağaç meselesi olmadığını söylediği ve twitter üzerinden kitleleri harekete geçirdiği" iddia edilen sanık Yakışkan, olay tarihinde twitter adresinin olmadığını, kimseyi de yönlendirmediğini belirtti.

"Çarşı her türlü hukuka aykırılığa, darbeye de karşıdır"

Gezi Parkı eylemlerine katıldığını anlatan Cem Yakışkan, "Ben de gösterilere katıldım. Birkaç ağaç meselesi sözü bana ait değildir. Dava dosyasında bulunan tapelerde 'Çarşı Grubu'nun başında olduğuma ilişkin' konuşmaları kabul etmiyorum. Çarşı Grubu ülke ve dünyaya adını duyurmuş birlikteliktir. Çarşı Grubu tekerlekli sandalyeye ihtiyacı olan insanlara yardıma hazırdır. Çarşı her türlü hukuka aykırılığa, darbeye de karşıdır. Ona gönül verenler suçlu gösterilemez. Çarsı korunması gereken bir değerdir. Suçlamaları reddediyorum. Suç işlemedim. Çarşı sevgiye, saygıya dayanan bir gruptur, insanların sevgisini kazanmıştır" dedi. 

Yakışkan'ın savunmasının tamamlamasının ardından, duruşma salonunda alkış sesleri yükseldi.

"Darbe yapacak gücümüz olsaydı...." 

Mahkeme başkanının, "Darbeyle suçlanıyorsunuz..." demesi üzerine Yakışkan, "Darbe yapacak gücümüz olsaydı Beşiktaş'ı şampiyon yapardık" şeklinde cevap verdi. 

Yakışkan'ın bu sözü ise salonda gülüşmelere neden oldu. "Darbe yapmaya yardımcı olmak suçlaması" da hatırlatılan Cem Yakışkan, "Darbeyle siyasetle işimiz yoktur. 80 darbesini gördüm ben. Yardımcı da olmadık" dedi.

Mahkeme başkanından ilginç benzetme

Mahkeme başkanı, Cem Yakışkan'a hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunu kabul edip etmediğini sorarken ilginç benzetmeyle bunu açıkladı. Mahkeme başkanı, "Sarı kart görüyorsunuz. 2. sarıyı görürseniz oyundan çıkarılıyorsunuz" dedi.

"Örgüt kurma ile ilgim yok"

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'ni ele geçirmek amacıyla kitleleri yönlendirdiği ve diğer iddialara ilişkin savunma yapan Çarşı'nın tribün liderlerinden Numan Bülent Ergenç, "Suçlamaları reddediyorum. Başbakanlık ofisine yürüyüş 1 Haziran tarihinde olmuştur. Ben o tarihte Tekirdağ'daydım. Örgüt kurma ile ilgim yok. Silahımı hiçbir yerde kullanmadım. Hırsızlık olayları olduğu için silahımı yazlıkta bulunduruyordum. Çarşı Grubu'na 'Orada kalmaya çalışın' dedim. 'Çatışın' demedim. Hiçbir şiddet olayına katılmadım. Demokratik hakkımı kullanarak gösterilere katıldım" diye konuştu.

"Gezi olaylarında insanlar demokratik tepkilerini göstermiştir" diyen Ergenç, "Çarşı yasadışı bir örgüt değildir. Herhangi bir lideri veya yöneticisi yoktur. Gelenekleri vardır" dedi. 

Ergenç, "örgüt yöneticiliği" suçlamasına ise, "35 kişilik davada sadece sanık Cem Yakışkan'ı tanıyorum, diğer sanıkların hiçbirini tanımam. Suçlamaları kabul etmiyorum" yanıtını verdi.

"Kimseden emir alıp, kimseye emir vermedim"

Tutuksuz sanık Arda Mutlu Doğan da suçlamaları redderek, "Yasadışı gruba üye değilim. Kimseden emir alıp, kimseye emir vermedim. Bunun delili de yokken, üyelikle suçlanmaktayım" dedi. 

"Gezi Parkı olayları olarak bilinen olaylara karışmadım"

"Gezi Parkı olayları olarak bilinen olaylara karışmadım" diyen Doğan, "Eyleme katılmadım. Hayatımda hiç Gezi Parkı'na da girmedim. 

Olayların bittiğini ve parkın açıldığını televizyondan duydum. Türk bayraklı insanların gittiğini görünce merak ettim ve Taksim Meydanı'na gidip yarım saat kaldım. Yasadışı hiçbir şeye karışmadım. Hiçbir kamu malına zarar vermedim. Polislere temas etmedim.

Ortamın bana uygun olmadığını görünce, yarım saat sonra geri döndüm" diye konuştu. 

"Kamu malına, vatanına-milletine zarar verecek bir insan değilim"

Bir film çekimi sonrasında, filmde kullanılan kuru-sıkı tabancayı hatıra olarak aldığını belirten Arda Mutlu Doğan, "Filmlerden sonra setten bazı eşyaları hatıra olarak almak bir adettir. Suç olduğunu bilmiyordum. Hiçbir şekilde üzerime alıp, taşıyıp kullanmadım. Ben hiçbir şekilde kamu malına, vatanına-milletine zarar verecek bir insan değilim. Yaşanılan bu süreçte ruh sağlığım bozuldu. Neden bu davanın içerisinde olduğumu bilmiyorum" dedi.

"Sanıklarla örgütsel ilişkim yoktur"

Sanıklardan Sezgin Gülnar da, "Sanıklarla örgütsel ilişkim yoktur. Gezi Parkı eylemlerine katılmadım. Hakkımda dava açılınca şaşırdım" dedi. 

Mahkeme Başkanı Gülnar'a "Çarşı Grubu üyesi misin?" diye sordu. Gülnar ise "Bazı Çarşı Grubu üyelerini tanırım. Ben sadece Beşiktaş taraftarıyım. Kimseden talimat almadım, talimat vermedim" diye cevap verdi. 

Sanık Kaan Kabaş, "Suçlamalar gerçekçi olmadığından, atılı suçu kabul etmiyorum. Espri niteliğindeki konuşmalar suç olarak karşıma çıkarıldı. Neden buradayım, anlamıyorum. Çarşıda esnafım. Beşiktaş taraftarıyım. Yargılanan insanlardan belki 2 kişiyle görüşmüşümdür. Bu nedenle örgütsel bağdan söz edilemez" dedi.

Koray Yalnız adlı sanık da, "Taksim'e hiç çıkmadım. Bir gün Beşiktaş'ta bir arkadaşıma misafirliğe gidiyorum, aracım bozulunca olayların içinde kaldık. Beşiktaş taraftarıyım, kendimi Çarşı Grubu ferdi olarak görmüyorum" dedi.

Sanık Sarp Dağ da, suçlamaları reddederek, "Başbakanlık ofisine yapıldığı iddia edilen yürüyüş sırasında Bağdat Caddesi'ndeydim. 1 veya 2 kez Beşiktaş maçına gitmişimdir. Çarşı Grubu'yla ilişkim yoktur. Sanıklardan hiçbirini tanımıyorum" diye konuştu.

"BEŞİKTAŞLI DEĞİL FENERBAHÇELİYİM"

Sanık Barış Karaca'nın ise "Beşiktaşlı değil, Fenerbahçeliyim" demesi üzerine salondan alkış yükseldi. Mahkeme Başkanı alkışlayanları "Böyle yapmayın" diyerek uyardı.

Karaca, "Çarşı Grubu'yla ilgim yoktur. Kanunların bana izin verdiği ölçüde, bir gün Akaretler'deki gösterilere katıldım. Darbeye teşebbüs ve diğer suçlamaları kabul etmiyorum" diyerek savunmasını bitirdi.

Mahkeme heyeti duruşmaya 30 dakika ara verdi.

Alkış uyarısı

Sanıkların savunmalarının ardından izleyicilerin alkışlamasına, "Alkışı tribün gibi yapmayın" diye tepki gösteren mahkeme başkanı, sanıkların ifadesini almaya devam ediyor. Sanıklardan Erdener Karataş, Beşiktaş Kongre üyesi olduğunu belirterek, "Örgüt üyesi değilim. Gezi protestoları sırasında Ankara'daydım. Sınav nedeniyle İstanbul'a geldiğimde olaylara denk geldim" dedi.

Sanık Volkan Eroloğlu, "Darbeyle suçlanmak benim için utanç verici. Nazmi Furuncu bana Cem Yakışkan'ın 25 bin lira aldığını söylemişti. Eylemde döner bıçağını kullandığımı da ispatlasınlar, buradan aşağıya atarım kendimi. Evde ele geçen döner bıçağı babamın eve getirdiği bıçaklardan biridir. Çarşı ile ilgim yok, darbeyle hiçbir alakam yok" dedi.

Burak Bulut adlı sanık da Borsa'da çalıştığını söyleyerek, "Olay günü telefonum çaldı. Telefonu 'Direniyoruz abi' diyerek açtım. Trafikteydim, buradan sadece seyir halinde direnme suçu çıkabilir. 'Diren İMKB' de demiş ve sosyal medyada yazmıştım. Olaylardan dolayı yaşanan düşüş nedeniyle yazmıştım bunu. İlk gece Beşiktaş'ta iş yemeğindeydim. Olayla ilgim yoktur. Beşiktaş'tan Taksim'e giden herkes Başbakanlığa yürümekle suçlanabilir" diye konuştu.

Sanıklardan Ayhan Güner de, "Çarşı biziz, buradayız, ama biz darbeci değiliz. Çarşıya darbe yapılıyor. Bu ilkeyi en iyi tanıtan Çarşı grubudur" şeklinde konuştu.

Sanık Erdem Işık ise telefon tapelerine ilişkin savunmasında, "Seda kız arkadaşımdır. Telefonda, 'Artık benim bir davam var. Ya burada öleceğim ya da hayatta kalıp direneceğim' sözlerini evdeyken ona hava atmak için söyledim. Evde ele geçirilen pet şişedeki sudur, patlayıcı değil. Bir ricam var; Ben Beşiktaşlıyım, Liverpool ile maçımız var, bu nedenle yurtdışı yasağımın kaldırılmasını istiyorum" dedi.

Sanıklardan Emre Işık, Beşiktaşlı olduğunu ancak Çarşı grubunun üyesi olmadığını belirterek, "Ben Maltepe Beşiktaşlılar Grubu'nu kurdum. Anayasal ve demokratik haklarımı kullanarak gösterilere katıldım. Hiçbir polise taş atmadım, taşkınlık yapmadım. Darbe ve örgüt suçlarını kabul etmiyorum" diye konuştu.

"BU DAVA BOŞANMAMA NEDEN OLDU"

Sanık Engin Sarar da hiçbir eyleme katılmadığını ifade ederek, "Gezi Otel'in resepsiyonistiyim, yani işyerim orasıdır. Orada aslında mağdur oldum. Bütün gün gaz altında kaldım. Suçlamaları kabul etmiyorum. İyi bir insan ve iyi bir Beşiktaşlıyım" dedi.

Bir diğer sanık Murat Eroğlu ise,"Bu dava boşanmama neden oldu. Terör örgütü üyeliğiyle suçlandığım için eşim korkup gitti" dedi.

Sanık Erol Özdil, "Herhangi bir yürüyüşe katılmadım. Polisle karşı karşıya gelmedim. Çarşı'yı kuran 2-3 kişiden biriyim. Pankartlarım dünyaca ünlüdür. Stadın içinde pankart odam var. Pankartları yaparken maske kullanırım. Evde ele geçirilen maskeler onlardır. Yıldırım Demirören ve Fikret Orman buna şahitlik yapabilir. Gezi Parkı'ndaki hiçbir pankartı ve duvarlardaki Çarşı imzalı yazıları ben yazmadım" diye konuştu.

Sanıklardan İbrahim Aydın da, "Çarşı taraftarı bir ruhtur, ağaçtır. Beşiktaş dalıdır. Beşiktaş örgütse, biz de bu örgüte üyeyiz. İsnat edilen suç zamanı eşimle balayındaydım. Şairin de dediği gibi, 'Aşk örgütlenmektir'" dedi.

Sanıkların savunmalarının ardından, duruşma, avukatların taleplerinin alınması ile devam ediyor.

Dava ertelendi

Sanıkların savunmalarının ardından avukatların taleplerini değerlendiren mahkeme ara kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, duruşmada savunması alınan 27 sanığın yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı ve duruşmalardan "vareste tutulmasına" yani duruşmalara gelme zorunluluklarının kaldırılmasına karar verdi. İfadesi alınamayan 8 sanık hakkındaki adli kontrol talebinin ise devamına karar verildi.

Mahkeme, "Çarşı" adıyla terör örgütü olup olmadığı hususunda mit, emniyet, jandarma ve uluslararası örgütlere sorulması yönündeki talebi redderken, gelecek celsede, İstanbul'da görev yapan ve sicil numaraları belirlenen polis memurlarının müşteki sıfatıyla dinlenilmeleri için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına karar verdi.

Duruşma 2 nisan 2015 tarihine ertelendi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim